• 22 Mart 2014, Cumartesi

Özlemlerimiz cebimizde

Yarım asır geride kaldı. Türkiye’nin en çalkantılı günlerinden geçerek geldik. Henüz üç yaşında iken altmış ihtilaline tanıklık etmek zorunda kalmışız. Her ne kadar bilinç düzeyinde olmasak da, çocuk belleğimiz ile olan bitenin farkına varmasak da, o ihtilal de yaşam çizgimiz üzerinde bir iz olarak duruyor.

Ortaokul yıllarında yeni bir olumsuzluk; 12 Mart muhtırası. Bugünkü iletişim olanaklarının olmadığı 12 Mart muhtırasının verildiği yıllarda gazete ve radyolardan duyabildiğimiz kadarını anı dağarcımızın bir köşesine yerleştirdi.

Derken lise yılları ve sonrası geldi. Türkiye tam anlamı ile kargaşanın, anarşinin yaşandı bir süreç geçirdi. Sokakların, mahallelerin, semtlerin kurtarıldığı, ‘kurtarılmış bölge’ ilan edildiği yıllar. Bu sürecin sonucunda demokrasi bir kez daha asker tarafından askıya alındı, 12 Eylül darbesi.

Anı dağarcımızda hiç de güzel olgular yer alamadı. Hele bizim kuşak, birçoklarının yok saymaya çalıştığı yetmiş sekiz kuşağı olumlu gelişmeleri yaşayamadığı gibi, hala da olumsuzluklara tanıklık etmeye devam ediyor. Seksen darbesinden sonra bir de post modern darbe tanımı yapılan 28 Şubat sürecine de tanıklık ettik.

Öyle bir kuşak olarak yaşamımızın son demlerine geldik ki, demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işlediği, hukukun üstünlüğünün her kesim tarafından kabul edildiği bir Türkiye’de yaşama şansını yakalayamadan dünya denilen sahnedeki rolümüzün sonuna geliyoruz, özlemlerimiz cebimizde. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
18 / 9 Parçalı bulutlu
Yarın: 16/8 Sağanak yağışlı