• 25 Ocak 2014, Cumartesi

Ne zaman bu hale geldik?

Giderek Uzakdoğu ülkelerinin meclislerine benzemeye başladık. Her oturum, her çalışmada bir hır-gürdür gidiyor. Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış gibi görünüyor. Bunlardan son örneği de önceki gün Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın başına geldi. Hem de Türkiye’nin Meclisi dediğimiz mecliste hiç de yaşanmaması gereken bir güç gösterisi ile milletvekili hastanelik edildi.

Özrü kabahatinden büyük diye bir deyim vardır bizim güzel Türkçemizde. Önceki gün de tıpkı öyle oldu. Aydın Milletvekili Tezcan’a sanki düşmanına saldırır gibi saldıran ve peş peşe yumrukları Tezcan’ın suratına indiren AKP’li milletvekili bir televizyon kanalının canlı yayınında olanları anlatırken bakın ne diyor?

“Meclis iç tüzüğünde yasaklanmış olmasına karşın muhalefet sıralarından sürekli olarak hakaretler ve sataşmalar oluyor. Özellikle de CHP sıralarında bu saldırılar oluyor”

Ne yani onlar sana sözle saldırdı diye senin gidip yumruklaman mı gerekiyor?

Orası mahalle kahvesi değil, orası Türkiye’nin Büyük Meclisi. Orada ‘Bana sözle sataşıldı, ben de …’ diyemezsin. Ama bu giderek sıklaşmaya başladı. Bundan bir süre önce de komisyon çalışmaları sırasında IPadler vekillere fırlatılmış, yine arbede yaşanmıştı.

Öyle anlaşılıyor ki, Demokrasi sözcüğünü dillerinden düşürmeyenler henüz demokrasinin erdemlerinden yeterince nasiplenmiş değiller. Demokrasilerde insanlar, hele mecliste vekiller, birbirlerine yumruklarla saldırmazlar. Demokrasi bir hoşgörü, karşındakinin fikirlerine saygı gösterme rejimidir. Baskıyla, zorbalıkla kendi fikrini karşındakilere dayatamazsın. Dayattığın zaman da bunun adı demokrasi olmaktan çıkar.

Aydınımızın yedi vekilinden biri olan Bülent Tezcan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, bu tür olayların mecliste bir daha yaşanmamasını diliyorum. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 6 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/6 Sağanak yağışlı