• 25 Mart 2013, Pazartesi

Bizim Tekir Nerede!

Haftanın ilk günü, yeni bir haftaya başlıyoruz. Baharın bir yüzünü gösterip bir yok olduğu bu günlerde bira gülelim. Şu bizim muzip Nasrettin Hoca’nın et ile tekir kedi hikayesi aklıma geldi. Sizinle paylaşmak isterim. Haftaya da gülerek başlarız.
“Hoca'nın canı bir gün etlice bir yahni ister...
Kasaba gidip bir okka et alır, eve gönderir.
Hoca'nın karısı yahniyi pişirirken komşuları çıkagelir. Gözü gönlü tok, eli açık olan kadıncağız komşularına yahni ikram eder. Komşular, yemeğin tamamını yiyip bitirir ve dönerler evlerine.
Bütün gün yahni özlemiyle akşamı zor eden Hoca evine döner. İştahla oturur sofraya. Biraz sonra karısı önüne bir tabak bulgur aşıyla bir kaşık koymaz mı?
Hoca hiddetlenerek sorar ne olup bittiğini.
"Efendi," der karısı, "Eti bizim Tekir yedi."
Bu sözü duyan Hoca sinirlenerek eline bir sopa alır ve Tekir kediyi aramaya koyulur. Bir süre sonra Tekir görünür, bir deri bir kemik. Yürüyecek gücü yok, iskelet gibi.
Hoca şaşkın:
"Hatun, yahnilik eti şu bizim Tekir mi yedi?" diye sorar.
Karısı da "Evet Efendim, o hınzır yedi." diye cevap verir.
Bunun üzerine Hoca alır eline el terazisini ve tartar Tekir kediyi. Tam bir okka çeker Tekir. Bunun üzerine Hoca karısına şöyle çıkışır
"Hatun! Şu gördüğün bizim Tekir tam bir okka geldi. Öyleyse, yahnilik et nerede? Şayet et bu ise bizim Tekir nerede?"”

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
17 / 2 Açık
Yarın: 18/5 Güneşli