• 25 Mayıs 2013, Cumartesi

Ben Seni Tanımadım

İnsanın bir karakteri vardır. Bu karakter onun yaşam sürecinde edindiği deneyimler ve yetiştirişinden gelen özelliklerdir. Bunlar öyle kolay değişecek şeyler olmadığı gibi, değişkenlik göstermemesi de gereken özelliklerdir.
Yaşadığımız yüz yılda öylesine olaylar ve kişiler ile karşılaşıyoruz ki, adeta onları tanımakta güçlük çekiyoruz. Bu bizim tanıdığımız kişi mi diye de kendi kendimize sorduğumuz oluyor.
Bugün söylediği ile yarın söylediği birbirini tutmayanlar günümüzün adeta bir özelliği gibi. Hele siyasetçiler söz konusu olduğunda ise bu daha bir belirginlik arz ediyor. Seçin öncesi söyledikleri ile seçimlerden sonra söyledikleri, yaptıkları hiç birbirini tutmuyor. Tabi bunda en büyük kusurlu olan yine bizler, yani onları seçip iş başına getiren toplumun ta kendisi. Bizler aynı tutarsızlığı gösteriyoruz ki, bizim seçtiklerimiz de bizim aynadaki yansımamız gibi duruyor.
Fazla uzatmayalım; bir fıkra ile bugünü de bitirelim. İşte tanımak ve tanımamakla ilgili bir fıkra:
“Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken, ölüme yakın, birden bir Azrail’i görüyor ve soruyor:
‘Benim saatim geldi mi?’
Azrail cevap veriyor:
¬-Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay ve 8 günün var’.
Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdiriyor, dudaklarını doldurtuyor ve göğüslerini düzelttiriyor.
Kısacası: Yeniden doğmuş gibi
Daha uzun bir süre yaşayacağını bildiği için şimdi, o kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor.
Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor.
Tam karşıdan karşıya geçiyorken ambulans çarpıyor ve ölüyor.
Azrail’e soruyor:
-40 seneden daha fazla yaşayacağımı söylemiştin neden o zaman bana o ambulansın çarpmasını engellemedin?
Azrail cevap veriyor:
-Kız, ben seni tanıyamadım ki.” 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 2 Güneşli
Yarın: 18/3 Az bulutlu