• 25 Temmuz 2016, Pazartesi

Olmazsa olmazımız demokrasi olmalı

Ordunun yönetime el koyup ‘Demokrasiyi tesis edeceğiz’ diyerek tüm siyasi partileri kapatması ve parlamentoyu kapatmasının üzerinden 36 yıl geçtikten sonra bir gurup yeniden yönetime el koyma, sivilleri yönetimden uzaklaştırma kalkışması içerisine girdi bundan bir hafta önce. Ancak halkın büyük direnişi ve darbeye karşı duruşu ile bu kalkışma önlendi.

O günden bu yana yaşananları tekrarlamanın anlamı yok. Hep birlikte yaşıyoruz, an be an, gün gün. OHAL ilan edilmesi ile birlikte ülke yeni bir sürece girdi. Artık Türkiye’de olağan üstü hal var ve Türkiye bir anlamda olağan üstü hal yasaları ile yönetiliyor.

Bu dönemde çok dikkatli olmak gerekiyor. Bu dönemde yasaların verdiği yetkileri kullanırken çok dikkatli olmak gerekiyor. Yine bu dönemde bu ülkenin her zaman sesi ve görü kulağı olmuş olan özgür basının daha dikkatli olması gerekiyor. Yasalar önünde suçluluğu henüz kanıtlanmamış, hüküm giymemiş kimseleri deşifre etmekten uzak bir habercilik anlayışı ile olan biteni halka aktarmak sorumluluğu olduğunun bilincinde olması gerekiyor. Gözaltına alınanları çeşitli yaftalar yapıştırmadan, olan biteni sade ve yorumsuz bir biçimde aktarmak görevi ve sorumluluğu basına düşüyor.

Yazımın başında da söylediğim gibi, içinde bulunduğumuz olağan üstü günlerde her zamankinden daha çok demokrasiye sahip çıkmamız gerekiyor. Demokrasinin tanımındaki sözcüğe daha bir sarılmamız gerekiyor. ‘Başkasının özgürlüklerinin başladığı yerde, benim özgürlüğüm biter’ ilkesini hep canlı tutmak gerekiyor.

Bugün ülkenin dört bir yanında halk meydanları dolduruyor. Halk cumhuriyetine sahip çıkıyor. Halk demokrasisine sahip çıkıyor. Halkı bu sahiplenişi karşısında yönetim erkini elinde bulunduranlar da demokrasinin Türkiye için olmazsa olmaz olduğu gerçeğini bir kez daha farkındalığına varmak ve bu çerçevede hareket etmesi gerekiyor.

Fazla uzatmadan, bir an önce gerçek suçlular adalet karşısına çıkarılıp gerekli cezaları aldıklarında, Türkiye’de bir daha herhangi bir zümre sivil otoriteye karşı, seçilmiş Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun içinden çıkan Halkın Hükümeti’ne karşı bir kalkışmaya cesaret edemeyecektir. Demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işlediği hiçbir toplumda olduğu gibi Türkiye’de de artık darbelerin, kalkışmaların sonu gelecektir. Bunun için de olmazsa olmazız demokrasi olmalıdır. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
17 / 2 Açık
Yarın: 18/5 Güneşli