• 27 Haziran 2013, Perşembe

Ben bilirimi, her şeyi bilirim

Bir anlayış bir virüs gibi yayılıyor.
Toplumun hemen her kesimi giderek bu anlayışın esiri olmaya başlamış gibi.
Hele elinde biraz da güç varsa ve o gücü kontrol edebilme olanağı da bulunuyorsa, hastalık hiç zaman kaybetmeden sarıyor tüm vücudu.
Giderek sizi tamamen esir almaya başlıyor.
Benliğinizi yitiriyor, karakterinizi kaybediyorsunuz.
Artık siz bu virüsün etkisi altındasınız.
Tıpkı kibir gibi, kendini beğenmişlik gibi.
Günbegün sizi esir alıyor. Siz sizlikten çıkıyorsunuz. Siz tanınmayacak bir hale geliyorsunuz. Artık görenler sizin için hiç de iyi şeyler söylemez oluyor.
Ne mi bu virüs?
Çok basit; aslında bir ipucu vermiştim.
‘Ben bilirim’
‘Her şeyi, ama her şeyi ben bilirim’ virüsü.
Öyle ülkenin dört bir yanını kapladı. Elinde güç bulunduranlar aynı zamanda bu virüsün de etkisi altında hareket ediyor.
Ne yapacaklarsa ‘Ben bilirim’, ‘Benden iyisini kimse bilemez’ ‘En iyisini ben bilirim’ gibi söylem ve tavırlar içerisine giriyorlar.
Oysa yaşam sadece benden ibaret değil. Yaşam yine sadece ‘Ben bilirim, başkaları bilmez’ üzerine de kurulu değil.
Bir sahneye benzettiğimiz yaşam süresince hemen her gün yeni şeyler öğreniriz. Bizim her şeyi bilebilme, en iyi bizim bilebilme gibi bir durumumuz yoktur.
‘El elden üstündür’ atasözünde olduğu gibi, her insanın, her yöneticinin de kendine özgü üstünlükleri vardır. Alınacak kararlarda, yapılacak işlerde ortak aklın hakim kılınması demek daha doğru işlerin yapılması ve daha doğru kararların alınması demektir.
Bir başka atasözü de şöyle der:
‘Hatadan dönmek erdemdir’ 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
17 / 2 Açık
Yarın: 18/5 Güneşli