• 27 Kasım 2017, Pazartesi

Kadına şiddet!

Kadınlarımız, Nazım Hikmet’in şiirinde betimlediği gibi;

“Ve kadınlar

bizim kadınlarımız:

korkunç ve mübarek elleri

ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

anamız, avradımız, yârimiz”           

Sevgisini karşılıksız sunan kadınlarımız şiddet görüyorlar. Babadan, kocadan, abiden, evlattan şiddet gören kadınlar. Kadına şiddetin önüne geçilemiyor. Hemen her gün haberlerde bir veya birkaç kadına şiddet haberini okuyor ve izliyoruz.

Yine Nazım’ın dediği gibi;

“ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen

ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen

ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız

ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki

ve kara sabana koşulan ve ağıllarda

ışıltısında yere saplı bıçakların

oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan

kadınlar,”

Nasıl önlenir kadına şiddet sorusunun yanıtını bir türlü bulabilmiş değiliz. İlk akla gelen eğitim diyoruz; ama bakıyoruz ki, eğitimle de bu işin oluru yok gibi. En cahilinden, en eğitimlisine dek kadına şiddeti uygulamaktan çekinmiyoruz.

Bu işin önünü alabilmenin tek yolu var gibi görünüyor. Öncelikli olarak televizyonlarda her gün gösterilen dizileri bir hizaya sokmakla başlamalıyız. Orada çeşitli ürünlerin mozaiklenmesine dek her şey yapılıyor da, kadına şiddetin önüne geçmek için hiçbir şey yapılmıyor. Her dizide kadına şiddet var. Bu dizilerle vakit geçiren toplumun da şiddete meyilli olması doğal gibi geliyor.

Sigarayı, alkolü, içecekleri mozaikleyen anlayışın artık dizilerdeki şiddeti, kadına şiddeti de bir dur demesi gerekmez mi? Eğer görsel eğitim önemli ise kadına şiddetin dizelerde işi ne?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
35 / 13 Güneşli
Yarın: 37/16 Güneşli