• 31 Temmuz 2013, Çarşamba

Şikâyet kutuları ve düşündürdükleri

Yeni düzenleme ile artık bir olayı ihbar etmek isterseniz en yakın şikâyet kutusuna, ihbar kutusuna ihbarınızı yapabileceksiniz. Öyle kimsiniz, nerede oturuyorsunuz gibi sorular sorulmayacak. Kim olduğunuz önemli değil; önemli olan sizin ihbarda, ya da şikâyette bulunuyor olmanız.
Her mahallede bir veya daha fazla şikâyet kutusunun bulunması elbette vatandaşın devlete daha kolay ulaşması açısından önemli ve yerinde bir uygulama olarak görülebilir. Ancak bu uygulamanın Gezi Parkı olayları sonrasına denk düşmesi ve ülke yönetiminde etkin ve yetkin olanların vatandaşa ‘Her şeyi devletten beklemeyin’ gibi telkinlerde bulunduğu bir dönemde gündeme geliyor olması uygulamanın kötüye kullanılabilecek olması kuşkusunu doğuruyor.
Bu tehlikeli bir oyun gibi duruyor. Bir zamanlar ülkede yaşanan bölünmüşlüklerden gerekli dersler çıkarılmamış olacak ki, bugün, 21. Yüzyılda yine aynı oyunların sahnelenmeye çalışıldığı izlenimi oluşuyor.
Türkiye öyle bir dönemden geçiyor ki, iç ve dış mihrakların istedikleri kıvama getirilerek güçsüz ve bölük pörçük bir duruma düşürülmek istendiği söylenebilir. Bunu söyleyenler hiç de haksız sayılmazlar.
Türkler üzerinde tarih boyunca hep oyunlar oynanmak istenmiş, hatta oynanmıştır. Osmanlı’nın zayıflayıp parçalanması ve yok olması da böyle bir oyunun sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Avrupa’yı, hatta dünyayı yöneten, hükmeden bir devletin yok olması kapitülasyonlar ve benzer uygulamalar ile birinci dünya savaşında son nokta konmuştur.
Böyle oyunlar bugün de oynanıyor. Bu oyunların bir parçası olarak ülke içinde vatandaşlar arasında kin ve nefret tohumları ekmek, komşuyu komşuya düşürmek gibi bir oyunun olmadığını kim söyleyebilir? 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 10 Sağanak yağışlı
Yarın: 13/5 Sağanak yağışlı