• 4 Ağustos 2018, Cumartesi

EĞİTİM ŞART

Tilkinin bildiği kırk hikayesi varmış, otuz dokuzu kümes üzerineymiş! Bizimki de aynen öyle, eğitimci olmanın dayanılmaz hafifliği!

Bir ülke düşünün, çocukları iyi okullarda okumak istiyor, anne ve babalar çocuklarına en iyi eğitimi vermek için çırpınıyor ama nafile!

Hâlbuki anayasamıza göre devlet, eğitim vermekle yükümlü. Devlet iyi bireyler yetiştirmek istiyorsa, eğitime önem vermek zorundadır.

Bir ülke de bilimin, sanatın, edebiyatın, ekonominin olabilmesi, gelişebilmesi ancak iyi bir eğitimle olur.

Ayrıca eğitim, belli bir sınıfın, zümrenin, mahallenin, şehrin değil tüm ülkenin ihtiyacı ve sorunudur.

Devlet bütçesinden en büyük pay eğitime ayrılmak da ama hala istenen sonuç alınamamaktadır. Eğitimde öncelikle planlama şart. Ülkenin ihtiyaçları ve hatta evrensel ihtiyaçlar dahi dikkate alınmalı, insan kaynaklarımız en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Yoksa gençliği harcamak, bir ülkenin geleceğini harcamaktır.

Öncelikle daha önceleri de vurguladığım gibi, Milli Eğitim Şurası’nın belirli aralıklarla toplanması ve yeni vizyonlar ortaya koyması şarttır.

Bir insanın eğitiminin sonuçlarının alınması yirmi yılı buluyor. Bu yüzden yirmi yıl sonrasını dikkate alacak bir vizyon oluşturulmalıdır. Milli Eğitim Şuraları eğitimin tüm paydaşlarını kapsayacak şekilde oluşturulmalı, alacağı kararlar ciddiyetle dikkate alınmalıdır.

Eğitim sendikaları öncelikle öğretmen ve diğer eğitim çalışanlarının özlük hakları ile ilgilenmelidir. Tabii ki eğitimin kalitesi öğretmen kalitesi ile yükselir ve bu yüzden öğretmenlerin maddi, manevi yönden güçlendirilmesi gerekir.

Ancak sendikalar Milli Eğitimi yönetmeye kalkmamalı, atama işleriyle uğraşmamalı ve ideoloji dayatmamalıdır.

Tek tip insan yetiştiren, çağdaş bilimden uzak eğitim veren tarikat okulları derhal kapatılmalıdır. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirilmelidir.

Küçük yaşta çocukların bulunduğu tüm tarikat yurtları kapatılmalıdır. Öğrenci sayısı az okullar, normal liselere dönüştürülmeli, dini eğitim de Anadolu Liseleri bünyesinde bir bölüm şeklinde verilmelidir.

Din ve değerler eğitimi tabii ki verilmeli ama dayatma ve zorlama şeklinde olmamalıdır. Johann Cruff’un güzel bir sözü vardır: ‘futbol basit bir oyundur, ancak basit oynamak zordur.’

Yeni başkanımıza Allah kolaylık versin, yapacağı işler basit ama basit oynamasına izin verirler mi? Biraz zor görünüyor. Haydi hayırlısı… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
28 / 12 Açık
Yarın: 28/13 Az bulutlu