• 7 Ekim 2017, Cumartesi

CUMHURİYET VE BİLİM

Cumhuriyetimizin yeni bir kuruluş yıldönümüne yaklaşıyoruz. Yüzüncü yıla yakın bir dönemdeyiz. Ancak bir devletin tarihinde yüzyıl, kuruluş evresidir ve aşağı yukarı bir insan ömrü kadardır.

Bu yüzden Cumhuriyetimizin bu ilk yüzyılı için Eski Türkiye demek haksızlıktır. Üstelik Yeni Türkiye derken Osmanlı’ya öykünmek ise çok kötü bir yaklaşımdır.

Atatürk’ün en büyük eserim dediği Cumhuriyet ile ‘’Ümmetten Millet’e ‘’Kuldan Birey’e‘’ ,’’Yurttaşlık’a geçişin sağlanması amaçlandı.

Dış politikada ‘’Yurtta barış, Dünyada barış ‘’ ilkesi benimsendi. Komşularla dostluk anlaşmaları imzalandı. İran, Irak ve Afganistan ile Sadabad Paktı, Yunanistan, Romanya, Yugoslavya ile de Balkan Paktı gibi kuruluşlara Türkiye öncülük etti. Sovyetlerle en iyi ilişkiler bu dönemdedir. Dış politikada diğer ülkelerin rejimleri değil, karşılıklı çıkarlar ele alındı.

Bilim kültür ve sanata da çok önem verildi. 1925‘te Ankara Hukuk Fakültesi, 1931’de Türk Dil Kurumu,1932’de Türk Tarih Kurumu, 1936’da Ankara Dil Tarih ve Coğrafya fakültesi kuruldu. Okuryazar oranı artı. Kızlar ilk, orta, Lise ve üniversitelere gidebiliyordu.

Düşünsenize Osmanlı’da kız çocuklarının gidebileceği okullar ancak 19.yüzyılda açıldı. Kızların gidebileceği üniversiteler ise ancak 20. Yüzyılda Meşrutiyet döneminde mümkün olabildi.

Tekrar Cumhuriyet dönemine gelirsek… Tabii Cumhuriyetimiz ilk yıllarda yetişmiş insan sıkıntısı çekiyor. Çünkü Çanakkale Savaşları ile Kurtuluş Savaşı’nda pek çok yetişmiş insanımızı kaybediyoruz.

Atatürk vizyon sahibi, ileri görüşlü ve geniş açıdan bakabilen bir liderdi. 1933’te Almanya’da Naziler iktidara gelince bir çok Yahudi asıllı bilim ve sanat adamı ülkelerini terk etmek zorunda kalmıştı. Bu bilim ve sanat adamlarından birçoğu Atatürk’ün teşviki ile Türkiye’ye gelmiştir.

Türkiye’ye gelen bu bilim adamları dünya çapında idiler. Ama daha sonraki yıllarda maalesef kıskançlık yüzünden bu bilim adamlarını tutamıyoruz. Ancak onlar sayesinde üniversitelerimiz büyük bir gelişme gösteriyor.

Nitekim ülkemizde dünya çapında bilim ve sanat insanları yetişiyor. Örnek olarak Oktay Sinanoğlu, Halil İnalcık, Gazi Yaşargil, Aziz Sancar, İlber Ortaylı, Celal Şengör gibi değerli bilim adamlarını gösterebiliriz.

Atatürk ne diyor?

Türkiye Cumhuriyeti şeyhler dervişler müritler ve meczuplar ülkesi olamaz.

Hayatta en hakiki mürşit (yol gösterici) ilimdir, fendir.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
28 / 10 Açık
Yarın: 30/12 Az bulutlu