• 12 Mayıs 2018, Cumartesi

KİMLİK SİYASETİ VE SONUÇLARI

Gelişmiş ülkelerin bu günkü düzeylerine gelmeleri tesadüf değildir. Öncelikli olarak kimlik ve rejim sorunlarını çözmüşlerdir. Siyasi söylemlerde rasyonel ve bilimsel bakış açılarına göre şekillenmiş durumdadır.

 

Örneğin; İngiltere de rejimi değiştirelim, ‘’devlet kadroları bizim tarikattan, cemaatten ya da benim siyasi görüşümden olan insanlarla dolduralım.’’ diye bir anlayış yoktur.

 

Etnik, dini ve mezhep kimliklerimiz, genellikle kendi tercihimiz değildir. Bu kimlikler aileden ve doğuştan gelir. Ne utanılacak ne de çok abartılacak özellikler değildir.

 

Övünebileceğimiz şeyler; iyi insan olmak, insanlara hizmet etmek, işimizi en iyi şekilde yapmak, mesleki ve toplumsal başarılar olabilir.

 

Kimlikler üzerinden yapılacak politikalar, tarih boyunca çok acı sonuçlar doğurmuştur.

Örnek verecek olursak; Almanların Yahudilere uyguladığı soykırımlar, Srebrenitsa Katliamı, Hocalı Katliamı, Otuz yıl Savaşları vs. vs.

 

Değerler üzerinden yapılan siyasette toplumu ayrıştıran, çatıştıran ve kutuplaştıran bir yöne kayabilir.

Bunlara örnek olarak; din siyaseti, vatan, millet, bayrak, Atatürk, İstiklal Marşı gibi semboller üzerinden yapılan söylem ve siyaset de ötekileştiricidir. Bu değerler ortak değerlerimizdir. Din, Ak Parti’nin, milliyetçilik MHP’nin, Atatürk CHP’nin değeri değildir tek başına.

 

Türkiye de tarikat yapılanmaları tek tip insan yetiştiren, kendi içine kapalı, başkalarını insan yerine dahi koymayan, her türlü gaddarlığa ve acımasızlığa yakındır. Fetöcüler bunun kanıtıdır.

Kurtuluş Savaşı döneminde ve Cumhuriyet devrinden sonra çıkan isyanların çoğu ‘’Nakşi’’ vb gibi tarikat yapıları tarafından çıkarılmış ve binlerce Müslüman Türk’ün canına mal olmuştur.

 

Günümüzde de IŞİD ve ya DAEŞ, El Kaide, El Nusra, Taliban vs. bir çok din kisveli terör örgütleri nedense hep Müslümanlara saldırıyor, ölen de öldüren de Allah diyor.

 

Atatürk, tarihimizi çok iyi bilen bir devlet adamıdır. Amacı; milli birlik ve beraberliği sağlamak ile laik bir sistem getirmiş, herkesin din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına almıştır.

 

Tarikatların, tekke ve zaviyelerin kapatılmasına da toplumsal dayanışmayı sağlamak, kardeşliği geliştirmek, kutuplaşmayı önlemek, İslam’ın özü olan ‘kul’a kulluk etmeyi’ engellemek ve bir millet bilinci oluşturmak içindir.

 

Atatürk’ü doğru anlamak, O’nun saçına gözüne bakmak değil, sadece belli bir kesime mal etmekle değil, O’nun vizyonu ile O’nun gösterdiği yoldan yürümektir. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
38 / 19 Açık
Yarın: 39/20 Az bulutlu