• 14 Ekim 2017, Cumartesi

MUSUL KERKÜK MESELESİ-1

Kuzey Irak bölgesel yönetimi 25 Eylül 2017’de bağımsızlık kararı için bir referandum yaptı. Böylece bağımsızlık ilanı için bir adım daha attı. Aslına bakılırsa fiili durumu ilan etmiş oldu.

Barzani bağımsızlık talebini yeni dile getirmiyor. Referandum kararı da yaklaşık 7-8 ay önce ilan edilmişti.

İsrail son zamanlarda Kürt Devleti kurulursa tanıyacağını çoktandır açıklıyordu.

ABD ise referandumun zamanlamasını yanlış buluyor ve DEAŞ ile mücadeleye zarar vereceğini söylüyor ama kimilerine göre Kürt Devleti’ni tanıyacağını el altından gösteriyordu.

Türkiye’ye gelince referandum kararı çok önceden alındığı halde Milli Güvenlik Kurulu’nu sadece referandum tarihinden üç gün önce 22 Eylül’de topluyordu. Üstelik o tarihe kadar Barzani ile ilişkiler sürdürülüyor ve hiçbir yaptırım uygulanmıyordu.

Hükümet nihayet Lozan Barış Antlaşması’nın ve 5 Haziran Ankara Antlaşması’nın farkına varabildi. Bu antlaşmaların o tarihlerde çok zor şartlarda bile ne kadar ileri görüşle yapıldığını gösterdi.

Ne vardı Lozan ve Ankara Antlaşmalarında?

Lozan’da Türk heyetini en çok uğraştıran iki konu vardı. Biri Kapitülasyonlar sorunu diğeri ise Musul (Kerkük) sorunu. Hatta Lozan Konferansı’nın Şubat 1923’te kesintiye uğraması da bu iki sorun yüzündendir. Neticede Lozan Antlaşması ile Musul sorunu çözülememiş, sorunun iki devlet arasında  (İngiltere ile Türkiye) daha sonra çözülmesi kararlaştırılır.

Türkiye Musul-Kerkük’ün Misak-ı Milli sınırları içinde olduğunu ve Musul’un uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Mondros Ateşkes Anlaşması( 30 Ekim1918) imzaladıktan 8 gün sonra işgal edildiğini savunur.

Hatta Türkiye, Musul-Kerkük için referandum  yapılmasını ister.Ancak İngiltere buna karşı çıkar ve Musul halkının kendi kendine karar verecek yetenekte olmadığını iddia eder.Yani Musul halkını salak yerine koyar.

1924’te Hakkari ve Nasturi isyanını İngilizler çıkartır. Ardından 1925’te Şeyh Sait İsyanı başlar. Tabii ki İngilizler bu isyanın destekleyicisidir.

Türkiye’yi destekleyen Kürt ve Arap aşiretlerine ait köyler İngiliz uçaklarınca bombalanır.

Mustafa Kemal Paşa daha Büyük Taarruz başlamadan önce Kafkas kahramanı Özdemir Bey komutasında yaklaşık 50-60 kişilik bir grubu gizlice Irak’a göndermiş ve bu sayede birçok arap ve Kürt aşireti Türkiye’nin yanına çekilmişti. Türkmenler zaten Türkiye’nin yanında idi.

Ancak Lozan Konferansı’nın başlaması ve İngiliz uçaklarının bombardımanı yüzünden Özdemir Bey Türkiye’ye çağrılmıştı.

Peki Osmanlı Hükümeti daha önce ne yapmıştı?

Ali İhsan Paşa komutasındaki 30 bin kişilik ordusunu İngilizlere tek kurşun atmadan Musul- Kerkük’ten çekilmesini sağlamıştı.

Yani Musul’u Osmanlı Hükümeti, İngilizlere teslim etmiş, hiç bir direniş göstermemişti.

Tıpkı Anadolu’yu Yunanlılara teslim ettiği gibi…

Bir de Osmanlı Padişahı över, Mustafa Kemal Paşa’ya söversiniz!

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
39 / 20 Açık
Yarın: 39/23 Parçalı bulutlu