• 17 Kasım 2018, Cumartesi

MİLLİYETÇİLİK VE ATATÜRK

Türkiye’de tam bir kavram kavgası ve kargaşası yaşanıyor ve yaşatılıyor. Bunlardan biri de milliyetçilik kavramıdır.

Milliyetçilik; 1789 Büyük Fransız İhtilal’ından sonra çok uluslu(imparatorluk) devletler içinde yaşayan farklı etnik grupların bağımsız olması ya da kendi devletlerini kurup kendi kendilerini yönetmesi düşüncesidir. Dolayısıyla milliyetçilik en çok Osmanlı İmparatorluğu ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğunu sarsmış, parçalanıp yıkılmalarında etkili olmuştur.

Fransa milliyetçiliği siyasi bir koz olarak kullanmıştır. Özellikle Fransız Devrimine karşı olan Avusturya-Macaristan’a da bir tepkidir.

Ayrıca Fransa 1797’de Campo Formio Antlaşması ile Arnavutluk kıyılarını işgal etmiş, Osmanlı İmparatorluğu ile sınır komşusu olmuş, daha sonra Osmanlı eyaletlerinden Mısır’ı işgal etmiştir.

İşin ilginç yanı Fransa ve İngiltere de imparatorluktu. Hatta İngiltere ‘’üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk’’ iken, kendi topraklarında yaşayanlara hiçbir hak tanımazken, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı milliyetçiliği kullanmış, azınlık ayaklanmalarını(Yunan İsyanı) desteklemiştir.

19.Yüzyılda Hindistan, İngiltere’nin en büyük sömürgesi idi ve Hindistan da lokallerin kapısına ‘’Hintliler ve köpekler giremez’’ tabelası asılırdı. Milliyetçilik bizim için ilginç bir yapıya sahipti ki, bir taraftan Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasına öte yandan Yeni Türk Devletinin kurulmasına neden olmuştur.

İşte Türkiye de bazı kimselerin çözemediği nokta buradadır. Osmanlı İmparatorluğunu parçalayan milliyetçilik, emperyalizmin bir aracı iken, Yeni Türk Devletini kuran, Kurtuluş Savaşının ana düşüncesi olan milliyetçilik, Türk Milliyetçiliğidir ve antiemperyalisttir.

Bize göre Türk milliyetçiliği bağımsızlıktır hem de tam bağımsızlık!

Atatürk’ün milliyetçiliği de budur; Ya İstiklal! Ya Ölüm!

Milliyetçilik modern toplumlarda sanayi devriminin bir sonucudur. Ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını, o ülkenin halkının yararına kullanılmasıdır. Buna ekonomik bağımsızlık denir.

Emperyalist ülkelerin politikası, başka ülkelerin kaynaklarını sömürüp, kendi ülkesine taşımasıdır.

Osmanlı’nın 1838’de imzaladığı Balta Limanı Ticaret Antlaşmasına( İngilizlerle) bir baksınlar, Osmanlı ihracatına %10 vergi koyacak, ithalat vergisi ise sıfır olacak. Sonra çok sevdikleri II.Abdülhamid 1881’de Muharrem Kararnamesi ile Osmanlı Devleti’nin tekel (tuz-tütün), Mısır eyaletinin gelirleri İngiltere ve Fransa’ya bırakıldı. Bu vergileri ‘’kolcular’’ toplar ve vermeyenleri döverler hatta öldürürlerdi.

Şu Ormancı türküsündeki kolcular, bunlardır.

Cumhuriyete, Atatürk’e çok şey borçluyuz çok!! 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli