• 20 Ocak 2018, Cumartesi

ÇOCUK İSTİSMARI, ŞİDDET VE SANAT

Bazen insan düşünmeden edemiyor; insanlar ya da insanımız nasıl bu kadar acımasız hale geldi?

Her şeyde olduğu gibi bunu da mı eğitimsizliğe bağlayacağız?

Adana ‘da engelli bir gence acımasızca dayak atanlar üniversite öğrencileri, üstelik biri de 3.sınıfta okuyan bir tıp öğrencisi!

Aladağ’da (Adana) yaşanan 11-12 yaşlarında 12 çocuk yanarak öldü. Buna takdir-i ilahi deyip geçiştirmek ne kadar insani, ne kadar İslami?

Peki bunda kimler sorumlu? En başta o çocukları tarikat yurtlarına gönderen anne babalarda. İkincisi; kendisine emanet edilen çocukların sırf beyinlerini yıkamak için kullanan tarikatçılarda.

Üçüncüsü; bu yurtlara göz yuman bürokratlarda.

Son olay bir hastanede çocuk yaşta kız çocukların hamile kaldığı halde, hastane yönetiminin bunu polise bildirmek mecburiyeti olduğu halde bunu gizlemesidir.

Göreceksiniz, bu olay da örtbas edilecek. Daha önceki yıllarda buna benzer bir çok olay kapatılıp gitmişti.

Bu arada kadına, çocuğa, hayvana ve ağaçlara uygulanan şiddet giderek artıyor. Galiba biz millet olarak sevmeyi de sevinmeyi de bilmiyoruz.

Bizim sevgimiz ‘’ya benimsin ya toprağın’’ mantığına dayanıyor. Ama bunu ne zaman söylüyoruz? Elinizdekini kaybedince. Be adam o kadar seviyorsan bunu baştan göstersene!

Çocuk sevgisine gelince… Tabii ki en değerli varlıklarımız ve geleceğimiz olan çocuklara verdiğimiz değer ve sevgi sınırsızdır.

Tabii ki her anne babayı kastetmiyorum. Bazı anne ve babalar için çocuk ‘’Proje’’dir. Kendisinin yapamadıklarını çocuğuna yaptırabilmek anlayışı var. Anne ve babalar bunu yaparken amacı, çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak ve gözü arkada kalmamaktır. Buraya kadar sorun yok. Sorun şu; her şey kapasite meselesi ve gerçekçi olmak gerekir. Olmadığı zaman hem çocuklar mutsuz oluyor, hem de ebeveyn. Bırakın çocuklar mutlu olsunlar.

Beli de şiddetin bir nedeni bu mutsuzluk olabilir. Çünkü mutsuzluk başarısızlık ve öfkeyi tetikler.

Hayvanlara uygulanan şiddet artık hapisle cezalandırılmalıdır. Bilerek ve isteyerek hayvana uygulanan şiddetin insana uygulanandan farkı olmamalıdır. Onlar da acı çekiyor.

Maden ocakları, taş ocakları da ağaç katliamı yapıyor. Mesela; Aydın-İzmir eski karayolunda Çamlık Yokuşunun olduğu yerde doğa harikası bir vadi var. Dikkatle bakarsanız orada bir taş ocağı var ve o güzelim vadiyi mahvediyor.

Bana göre sanatla uğraşmak, şiir okumak, müzik dinlemek bizi belki bu kötülüklerden kurtarabilir.

Hayat damarlarımızdan kopmayalım, sanatsız kalmayalım.

Allah’ım, bizi sanatsız bırakma!

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 10 Sağanak yağışlı
Yarın: 18/8 Çok bulutlu