• 29 Nisan 2017, Cumartesi

Atatürk ve Doktrin

Herkesin kafasında bir Atatürk var. Bu yüzden hangi Atatürk diye Atilla İlhan ve Taha Akyol’un kitapları var.

Peki neden

          Çünkü: Atatürk bir ideoloji değildir. İçinde herkesin kendine göre bir şeyler bulabileceği düşünce ve eylemleri var.1930’larda Şevket Süreyya AYDEMİR bir gün Atatürk’e şu soruyu sorar:

         Sizin düşüncelerinizden ve yaptıklarınızdan bir doktrin, bir ideoloji oluşturalım.’’

            Atatürk şu yanıtı verir: ’’Doktrinleşirsek donuklaşırız. Dogma (nas) haline geliriz. Ben size hiçbir katı dogma (nas) bırakmadım. Size en büyük mirasım akıl ve bilim yolundan şaşmamanızdır.

         Gerçekten de Atatürk ilke ve inkılâpları bir vizyondur. Aklın ve bilimin ışığında çağdaş uygarlığa ulaşmadır, ideoloji kalıpları içine sıkıştırılamaz.

          Atatürk’te devletçilik bir ideoloji değildir. O günün koşullarında sermaye sahiplerinin olmaması, yetişmiş insan azlığı, iş gücü yetersizliği gibi etkenler özel sektörün kalkınmayı sağlayamamasına neden olur.

          1923’te İzmir’de toplanan 1.Milli İktisat Kongresi’nde özel sektörün desteklenmesi, teşvik edilmesi kararları alınmış, Teşvik-i Sanayi Kanunu ile de sanayi yatırımlarının özendirilmesi amaçlanmıştı.

          1929 Dünya ekonomik krizi tüm çabaları boşa çıkarmış, halk büyük sıkıntılar yaşamıştı.

            Bu yüzden 1933’ten itibaren ‘’Planlı Kalkınma ‘’amacı ile ‘’1. Beşyıllık Kalkınma Planı’’uygulamaya konmuştur.

           Sovyetlerin de desteği ile sanayi, ulaştırma,sağlık ve eğitimde çok ciddi başarılar elde edilmiştir.

           Kısacası Atatürk, zamanın koşullarını  değerlendirebilen, rasyonel ve ileri görüşlü bir devlet adamı idi.

            Bu yüzden Atatürk ‘’bir Atatürkçü ‘’ değildi.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 5 Sağanak yağışlı
Yarın: 11/2 Az bulutlu