YEDİDEN YETMİŞE...

Her bireyin kendine ait bir dünyası olduğu unutulmaması gereken bir gerçektir. Hepimiz ortak bir dünyada yaşasak bile herkes kendi kurduğu düzen içerisinde hayatını sürdürür. İki yaşındaki de yetmiş iki yaşındaki de birbirinden farklı birer bireydir. Yani kendilerine ait özellikleri, hayatlarında kurdukları bir düzen, hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyler vardır. Duygu, bunları yazarken acaba ne demek istiyor? Soru sormanın önemi, karşımızdaki kişinin istedikleri veya istemedikleri, onun düşünceleri... Bütün insanların hayatını sadece tek bir kişinin yönetmesi mümkün değildir. Her insan sadece kendi hayatının yönetmeni olabilir. Buna iki yaşındaki kişi de yetmiş iki yaşındaki kişide dahildir. Yani demem o ki küçük çocuğunuzun giyeceği kıyafetin rengine kadar siz seçmeyin. Bırakın üzerine giyeceği kıyafette onun da söz hakkı olsun. Çünkü siz değil, giyecek olan odur. Belki sizin o çok istediğiniz mavi kazağı giydiği zaman o, kendini hiç mutlu hissetmeyecek, oysa onun aklında kırmızı kazağı giymek vardı. Ne kadar basit bir örnek öyle değil mi? Alt tarafı bir kazağın rengi... Aslında basit gibi görünen çok anlamlı bir örnek, kaç kişi çocuğuna dolabının kapağını açıp bugün neyi giymek istiyorsun diye soruyor ya da kaç kişi çocuğu daha uyanmadan giyeceği kıyafeti çoktan seçip hazırlamış oluyor? Umarım çok kişi çocuğuna dolabın kapağını açıp bugün hangi kıyafetini giymek istiyorsun diye soruyordur. Unutmayın, kimse siz istiyorsunuz diye sizin istediğiniz her ne ise onu yapmak zorunda değildir. Yaşı ne olursa olsun. Tabii ki görülen yanlışlar uyarılmalı, güzel bir şekilde kişiye anlatılmalıdır. “Bugün tatile gidiyoruz.” Ne kadar güzel bir cümle öyle değil mi? Genellikle herkes böyle bir cümle duymaktan sevinç duyar. Kim bilir belki de bu, güzel diye düşündüğümüz cümle teklifi sunduğunuz kişi veya kişiler için aynı sevinci hissettirmeyecektir. İşte sormak gerek, birlikte plan yapmak, birlikte değerlendirmek gerektir. Karşımızdakilerin de düşüncelerini önemsemeliyiz. Çünkü bu hayatta herkes bir şeyler düşünür, tıpkı senin gibi! Karşımızdakini anlayabilmek, ona saygı duyabilmek güzel ilişkilerinizin devam etmesi, iletişiminizin kopmaması için fazlasıyla önemlidir. Her insan kendi başına bir bireydir ve ne yazık ki bazıları, bazen bu gerçeği unutup sadece kendilerinin birey oldukları hatırlıyorlar ve ona göre davranıyorlar. Bir şeyler düşünüp plan yapıyorlar, her şeyi kendi istekleri doğrultusunda ayarlayıp karşı tarafın sadece buna uymasını istiyorlar. Ne kadar bencilce! Lütfen kimse kimsenin tek başına birey olduğunu yok saymasın sevgili okurlarım. Hayattaki seçimleri her zaman başkaları tarafından yapılmış, birey olmasına izin verilmemiş kişilerin mutsuz olması kaçınılmazdır. Bir insanın mutlu olabilmesi için öncelikle, yaşamında kendisi olarak var olması gerekir. Unutmayın ki kimsenin bir öncüye ihtiyacı yok. Çocuğunuza, eşinize, annenize, babanıza, arkadaşınıza sizin öncülüğünüzde değil, sizin eşliğinizde kendi hayatını yaşayabilmesi için imkan tanıyın. Sizin istediğiniz kararların uygulanması yalnızca sizi mutlu edecektir. Dinlemek, anlamak, sormak, empati kurmak ve en önemlisi saygı duymak gerek. Çünkü yediden yetmişe herkesin kendine ait hayatı, düşüncesi, planı, istekleri var. Lütfen kimse karşısında bir birey olduğunu unutmadan yaşamına, kararlarına, planlarına ve isteklerine devam etsin. Farkındalıklarınızın çok olması dileğiyle... 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 9 Bulutlu
Yarın: 18/12 Sağanak yağışlı