YOKSA BİR ATOMU PARÇALAMAK MI DAHA GÜÇ?

“Ödemeyi peşin yapın ama hükmü peşin vermeyin.” Evet, ne kadar anlam yüklü, ne kadar konuşulmaya değer bir cümledir. Hangimizin peşin hükümleri yok ki? Birçok konu hakkında, birçok insan ile ilgili bir sürü bilmeden, tanımadan görüşler öne süreriz. İşte bu görüşlerimiz bizim önyargılarımızdır. Böyle yargılarda içinde bulunduğumuz toplumunda payı oldukça fazladır. Tanımadığımız hatta tanımaya fırsat bile verilmeyen kişiler hakkında bir sürü olur olmaz yorumlar yapılır ve onlar hakkında peşin hüküm çoktan verilmiştir. Hâlbuki ön yargı ile yaklaşmadan önce o kişi ile konuşsak, onu tanısak, duygu ve düşüncelerimizi paylaşsak belki de bizim düşündüğümüz ön yargılar son bulacaktır. Bir sürü peşin hüküm verilen o kişi ile yakın olmakta haliyle kaçınılmaz olabilir. Her ön yargının ufakta olsa bir sebebi vardır. Bazen yeni tanıştığınız birinin o gün size çok soğuk davranması sizin o kişi ile ilgili bir sürü etiketleme yapmanıza sebep olabilir. Bilmezsiniz onun o gün neler yaşadığını, hangi sınavlardan geçtiğini ya da o gün modunun hiç iyi olmadığını... Geneli düşünmeden tek bir gün, hatta birkaç saat size soğuk davranması bir sürü etiketleme yapmanızı hak ediyordur! Lütfen bazı durumları genele yaymayalım, genele yayarak insanları etiketlemeyelim. Şu iyi, bu kötü diyerek insanlara yakıştırmalar yapmamalıyız. Bir süre duygu ve düşüncelerimizi paylaşmadığımız hiç kimseyi tanıyamayız. Ne yazık ki bizim toplumumuz yargılara çok müsait bir toplumdur. En çokta dış görünüşe bakarak yargılarız. Dış görünüş çok önemli; kendinize göre değil başkalarına göre yaşayın, o ne düşünür, bu ne der gibi kalıpları hiç aklınızdan çıkartmayıp hayatınızı ve kendinizi ona göre şekillendirin! Siz siz olmaktan çıkarsınız öyle değil mi? Küpe takan bir delikanlıya konulan etiket genelde çok affedersiniz ama serseridir. Ne kadar yanlış, tanıdın mı, biliyor musun, ne kadar şey paylaştın ki etiketini bu kadar cesurca koyabiliyorsun. Başka bir kişinin o gün üzerinde gördüğünüz kıyafet size uygun değil diye ya da sürdüğü rujun rengini beğenmediğinizde kafanızdaki etiketlemeler çoktan hazırdır. Onun kişiliğini, karakterini, insanlığını bilmene lüzum yoktur. Size uygun olmayan kıyafeti giymiş ya, bundan önemli ne olabilir ki? Kimseye bu şekilde yaklaşılmasa, önce tanıma şansı verilebilse, insanlar olduğu gibi kabul edilse, kimse kimsenin dinine, cinsiyetine, ırkına, yaşama şekline bakmadan önce karşısındakinin insanlığına bakabilse, onu tanıyıp duygu ve düşüncelerini paylaşabilse zaten ön yargı diye bir şey kalmaz. Ne kadar ben ön yargılı değilim desek de aslında hepimiz bir miktar ön yargılıyız. Biz olmasak bile toplumumuzun geneli bu yargıya zaten sahip. Önemli olan ne kadar fazla ön yargılı olduğumuzu tartışmak değil, bu yargılarımızı en aza indirebilmek için mücadele etmektir. Her insan aynı olaylara farklı tepkiler vermekte özgürdür. Kimse sizinle aynı siyasi görüşü paylaşmak zorunda değildir ya da kimseyle aynı futbol takımının taraftarı olmak zorunda değilsiniz, aynı rengi sevmek zorunda da değilsiniz. Zorunda olunması gereken en önemli şey, saygı duyabilmektir. Saygılı bireyler olalım; yanımızdakine, karşımızdakine, yakınımızdakine, uzağımızdakine... Mücadelemiz, yıkıcı değil, yapıcı bireyler için uğraşmak olsun. İnsanları önce insan oldukları için sevelim. Unutmayın, ön yargılar insanlar arasına kibir ve kini de beraberinde getirecektir. Kibir ve kinin sonucunda ise insanlar birbirinden uzaklaşır. Evrensel düşünmesini bilelim, gereksiz kalıplarımızdan ve etiketlerimizden arınalım. Ancak hep birlikte olursak ön yargıya meydan okuyabiliriz! 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
37 / 15 Güneşli
Yarın: 35/14 Güneşli