BELKİDE KIRDIĞIN BARDAK DEĞİLDİR…

Her şey unutuluyor; ölsem unutamam dediklerinizi, bu yaptığını asla unutmayacağım dediğiniz olayları, bunu bana nasıl yaşatır diye haykırıp acı acı o yaşadıklarınızı yani kısacası her şeyi unutuyorsunuz.

Geriye ne kalıyor biliyor musunuz?

Geriye sadece kırılan bir kalbinizin kaldığını bence çok iyi biliyorsunuz. Siz asla, ölsem bile ya da imkânsız, mümkün değil dediğiniz her ne var ise unutuyorsunuz ama kırılan bir kalp ile unutuyorsunuz hepsi bu. Önce kalp kırmamayı öğrenen ve bunu uygulayan bireyler olalım lütfen. Yaşatılanlar, yaşanılanlar ne kadar geçse de, unutulsa da kalp kırıklığınızı ne yazık ki yaşadıklarınız kadar kolay unutamıyorsunuz. Bazen unuttum sansanız bile olmayacak anlarda, olmayacak olaylarda karşınıza çıkıp kırıldığınız her ne ise onu tekrardan size hatırlatabiliyor. İşte bu yüzden bir eylemde bulunurken, bir söz söylerken bir defa değil gerekirse bin defa düşünelim. Empati yeteneğimizi daha çok kullanalım.

Bazı kırılmalar vardır ki ağaç dalının kırılması gibi ardında koca bir yara bırakabilir ya da cam kırıkları gibi kanatabilir. Bazen de öyle bir şey oluyor ki en sevdikleriniz, yüreğinizin başköşesinde olan insanlar sizi fazlasıyla ve hiç düşünmeden kırabiliyorlar. İnsan en çok sevdiğine kırılır derler ya aslında pek de haksız sayılmazlar. Kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı ya da buna zamanımız kaldı mı? Hangisinin cevabını kesin olarak biliyoruz ki.

Bugün son günün olduğunu bilseydin dün yok yere öfkelenip, bağırdığın, kalbini kırdığın insana yine aynısını yapar mıydın?

Lütfen düşünün; bir adım atmadan önce, bir söz söylemeden önce, bir davranışta bulunmadan önce düşünün. Düşünerek hareket etmek size bir şey kaybettirmez ama anlık öfkeyle sergilediğiniz davranış veya söylediğiniz tek bir kelime çok şey kaybettirebilir. Kaybedenler tarafında değil kazananlar tarafında olun.

Aslında şöylede düşünebiliriz. Bir kalbi kazanmakta, kaybetmekte basittir. Sevgi, hoşgörü, anlayış gibi güzellikler ile kazanabileceğiniz kalbi öfke, kötü bir söz, düşüncesizlik ile de kaybedebilirsiniz. Mücadeleniz kazanmak için olsun. Kazananlar tarafında olun. Ne demiş Albert Einstein; “Hala anlayamadınız değil mi? Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil. Kavganın kazananı yoktur. Ya kaybedersiniz ya da daha çok kaybedersiniz. Önemli olan kalp kırmamak, önemli olan yargılamadan, karşılıksız sevebilmek ve iyilik yapabilmek. Haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak, bilge olmaktır. Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece, o sizi kontrol etmeye devam edecek. Böyle olduğu sürece tüm dünya sizin bile olsa asla mutlu olamazsınız.”

Hayattayken güzellik, doğruluk, iyilik tohumları ekin. Hoşgörüyle, sevgiyle, anlayışla beslenin. Unutmayın tek bir tohum bile koca bahçeye can verebilir.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 8/1 Aralıklı gökgürültülü yağış