BEKLEMEK BİR TERCİHTİR

Yaşam boyu herkes eşinden, dostundan, çocuğundan, annesinden, babasından hep bir şeyler bekler. Sadece yakınlardan değil bazen en uzaklardan bile beklenecek bir şeyler olabilir. Beklemek güzeldir, eğer öncesinde buna değer bir şeyler yapılmışsa ve yapılmaktaysa...

İnsanlar telefonla aranıp halinin hatırının sorulmasını isterler, yanına uğranıp ziyaret edilsin ister, düşünülmek, hatırlanılmak ister. Bunların hepsi de çok güzel şeylerdir, kim bilir belki de herkesin herkese yapması gereken davranışlardır. İşte bu güzel davranışları sürekli olarak sadece bir kişi yapıyorsa burada bir sorun var demektir. İnsanlar genelde topu başkasının üstüne atmaya bayılırlar. O yapsın, arasın, gelsin, gitsin hep beklerler ve kendilerine geldiği zaman ise çoğunlukla ertelemeyi seçerler. İnsanız ve bu hepimizin genlerinde olan bir şeydir. İlk adımları atmak çoğu insana işkence gibi gelebilir. Hatta bazen bırakın arayıp sormayı, gelmeyi gitmeyi yolda yürürken ilk selamı, ilk tebessümü bile içinde saklayanlar olabilir. Ne yazık ki böyle durumlarda gemi hiçbir zaman tek başına yürümüyor. Her şey sadece bir kişinin üstüne yıkılarak, tek bir kişiden bir sürü beklenti duyularak hiçbir yol devam edemiyor, etmiyor. Birinden bir şey isterken, bir şey beklerken önce kendi yaptıklarımızı ve yapamadıklarımızı düşünmeliyiz. Kendimizin uygulayamadığı, yapamadığı bir şeyi başkasından istemek, sizce ne kadar insaflı olur? İnsanlardan beklentilerimiz ve kendi yaptıklarımız arasında bir uyum, ilişki olması şarttır. Yani, gün boyu telefonunuzun çalmasını beklemek yerine telefon beklediğiniz kişiyi sizde arayabilirsiniz. Karşı taraftan beklemekte olduğunuz buluşma planı için daha ne kadar beklemeyi düşünüyorsunuz? Belli ki işlerini halledemedi, bir türlü plan yapmaya fırsatı olmadı ya da kafasında planladığı şeyleri hayatına uygulayamadı. Olamaz mı? Daha fazla beklemeyin ve siz harekete geçin. Aslında çoğu kişi aramayı, buluşmayı, selam vermeyi, tebessüm etmeyi yapabilecek durumdadır. Sadece kimisi, o zaten ilk selamı verir, arar, gelir, gider düşüncesiyle beklemeyi tercih eder. Belki de buna alıştırılmıştır. Her insanda var olan kota bir gün, hiç umulmadık bir yerde, zamanda tak diye dolabilir, bunu hiç unutmamalıyız. İsterim ki kimse kimsenin kotasını doldurmadan yaşasın, mutlu ve mesut... Birbirini hatırlamanın, birbirine selam vermenin, gülümsemenin, gelip gitmenin büyüğü küçüğü olmaz. Eskilerde kalmış onlar... Küçük bir örnek; her ebeveyn evlatlarından nasıl telefon bekliyorsa evlatları da onlardan telefon bekleyebilir. Bu durumda herkes, insan öyle değil mi? Yani evlat olmak veya ebeveyn olmak insan olmayı değiştirmiyor. Başka küçük bir örnek daha vermek gerekirse; küçük bir çocuktan gelip size selam vermesini, elinizi öpmesini beklemek yerine aynı şekilde siz onun hizasına geçerek ona selam verip halini hatırını sorabilirsiniz. Hem belli mi olur, aranızdaki bağı da belki farkında olmadan güçlendirmiş olursunuz.

İşte böyle sevgili okurlarım, yapılan küçük dokunuşlar kimsenin incilerini dökmeyecek aksine daha fazla inci biriktirmesine vesile olacaktır. İnsanlar beklemeyi bildikleri gibi harekete geçmeyi de bilmelidirler. Hayat, zorluklar ve mutluluklarla güzeldir. Hayatın zorluklarını da mutluluklarını da paylaşalım. Ben, sen, o demeden hep birlikte el ele! 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
35 / 16 Açık
Yarın: 35/16 Az bulutlu