• 4 Eylül 2018, Salı

KORKİREM

Düşünen insan araştırır, aptal insan kabullenir. Atatürk ne denli düşünen, sorgulayan insan yetiştirmek istediyse de onun ölümünden sonra kanser gibi saran din sömürücüleri Atatürk’ün çağdaş kurumlarını kapatarak (Köy Enstitüleri gibi) insanlığı düşünmeden kaderciliğe bağlayan İmam Hatip Okulları ve Kuran Kuslarını yaygınlaştırarak ereklerine ulaştılar.

Dört dönemdir işbaşında olan hükümet, Atatürk zamanında yapılan fabrikaları, eğitim kurumlarını, mal varlıklarını satıp halkı sömürmüş, az bir kısmını da halkımıza kömür, makarna ve yeşil kart olarak dağıtarak halkın gözünü boyamıştır. Dolar 7 liraya çıkınca da, “ABD’nin doları varsa, bizim de Allahımız var,” diyerek olayları çarpıtarak yine halkı aldatmaya çaışmaktadır. Zavallı çaresiz halk camilere dolarak, çözümü dinde aramaktadır. Caminin hoparlörünü sesini son sesine değin açan iktidar kulları, dinsel söylemlerle doları düşürmeye çalışmaktadırlar.

Din adına ahkam keseler, inandıkları dinin kitabını bir kez olsun ellerine alıp da acaba içinde ne yazıyor diye merak etmeyenlerdir. Gerçi Nikola Tesla: “ Din kitaplarını okuyup anlamayanlar dindar, okuyup anlayanlar ateist olur” demiş ama beni asıl düşündüren hiç okumadan, kulaktan dolma bilglerle, cennet hayelleriye kendisi gibi düşünmeyenlere öldürenler.

Yönetimde bulunan sömürücüler hiçbir zaman düşünen, sorgulayan, irdeleyen insan istememektedir. Onların oyunlarını bozacak düşünen insanlar her zaman onların düşmanı olmuş, öldürülmüş, tutukevlerinde çürütülmüştür. Mirza Aliekber Sabir de cehaletten ağzı yanan ozanlardan biridir.

Mirza Aliekber Tahirzade Sabir, yaygın olarak bilinen kısa adıyla “Sabir”, şiirleriyle Kafkas halklarına yüz yıl öncesinden bu yana aydınlık saçan Azerbaycanlı bir şair. Satirik şiirin, mizah, hiciv sanatının Azerbaycan edebiyatındaki öncülerinden bir isim olarak tanınıyor.

Sabir, 30 Mayıs 1862 tarihinde Azerbaycan’ın Şamahı kentinde doğar. Babası Meşhedi Zeynel Abidin, sekiz yaşına gelen oğlunu, dini eğitim-öğretim veren Mollahane’ye yazdırır. Burada 4 yıl okuyan Sabir, çocuk yaşına karşın okuldaki mollaların eğitiminden hoşnutsuzluğunu dillendirir. Okuldan şikâyetini, eline geçen kağıtlara döker. İlk basımları, 1912 ve 1914 yıllarında yapılan ve Türkiye’de de 1975 yılında A. Mecit Doğru tarafından yayımlanan, 2007 yılında da Türkiye İş Bankası yayınları arasında basımı yapılan “Hophopname-Seçmeler” kitabında yer alır.

Sabir, zamana karşın eskimeyen, önemini yitirmeyen şiirleriyle yaşamaya devam ediyor.

Her şeyi Allahtan bilen, düşünmeyen sorgulamayan, inandığı kitabı bile bir kez olsun okumayan, duyduklarıyla yetinen, her türlü açlığını olmayan cennette doyuracağını düşünen, daha doğrusu düşünmeyem, hurilerin hayelini kuran bu insanlardan korkuyorum. Kendisini yoksullaştıran asıl suçluları bilmeden sahte cennet uğruna bana zarar vermesinden korkirem. Sabir’in, bir Azeri türküsü olarak da söylenegelen “Gorhuram/Korkuyorum” şiiri:

TÜRKÜ- AY BALAM

 

Ay balam

Tek başıma çıkirem ben dağlara

Bala dağlara

Yangınlı volkan görirem

Cin görirem can görirem

Mühtelif elvan görürem

Bin türlü tufan görirem korkmirem

Korkmirem bala korkmirem

Ay balam

Şafak vakti düşirem ben çöllere

Bala çöllere

Bin türlü elvan görirem

Kükremiş arslan görirem

Kan yiyen sırtlan görirem

Cin görirem Can görirem

Bin türlü İnsan görirem

Çok tufan elvan görirem

Bin türlü hayvan görirem

Dalgalı umman görirem korkmirem

Korkmirem bala korkmirem

Ay balam

Bu korkmamazlığım ile

Vallahi bala billahi bala tillahi bala

Nerde bir yobaz görirem

Nerde bir bağnaz görirem

Nerde bir softa görirem

Nerde bir molla görirem

Korkirem bala korkirem

Korkirem bala korkirem

Kandan fikirlerinden

Riyakar zikirlerinden

Korkirem bala korkirem

Mirza Aliekber Tahirzade Sâbir 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 10/1 Sağanak yağışlı