• 27 Mart 2018, Salı

ATATÜRK’ÜN BABASININ KÖKENİ AYDINLI MI?

Yıllar önce Atatürk Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmeni olarak çalışırken öğrencimin biri ”Atatürk’ün Hayatındaki Kadınlar” adlı bir kitap getirmişti. Yazarını bile anımsayamadığım o kitapta Atatürk’ün baba soyunun Aydınlı olduğu yazılıydı. Okuyup öğrencime geri verdiğim, 1940 basımı, bu kitabı yıllar sonra aradım ama bulamadım. Söke’de, Yavuzköy’de, Karacasu yöresinde derlemeler yaparken Mustafa Kemal Atatürk’ün soyundan olduklarını söyleyen yaşlılarla karşılaştım. Sağlam kanıtlara ulaşamadığım için bu söylenti, yıllarca içimde “Acabalarla dolu” soru imi olarak kaldı.

Yavuzköy’de Atatürk Parkı var. Yavuzköylü Alim Ozan Öğretmen de soyunun Atatürk’ün soyundan geldiğini söylüyor. Alim Öğretmen, Kızılçullu Köy Enstitüsü’nü bitirmiş. Eşiyle beraber otuz iki yıl bu köyde öğretmenlik yaptıktan sonra on sekiz yıl da muhtarlık yapmış. Köyün tarihçesini çok iyi bilen çalışkan bir öğretmen. Yavuzköy’deki kırmızı tuğladan yapılmış kubbeli camiyi de “Kızıl Hafızlar” yani Atatürk’ün soyundan kişilerin yaptırdığını söylüyor. Bunu tarihsel verilerle de kanıtlıyor.

Yıllarca içimde taşıdığım soruların yanıtını, Atatürk’ün soy ağacında, Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Hanımın yazdığı, “Ağabeyim Mustafa Kemal”,1952 basımı adlı kitapta ve Kuşadalı Mahmut Esat Bozkurt’un “Atatürk İhtilali” adlı yapıtında buldum.

Mustafa Kemal Atatürk’ün babası, Ali Rıza Efendi 1841 yılında Selanik’te doğar. Ali Rıza Efendinin babası Aydın yöresinde “Kızıl Hafız “ lakabıyla anılan, Ahmet Efendi’nin oğludur. Fatih Döneminde (1466) Balkanlara yerleştirilen, Aydınlı Türkmen yörüklerindendir. Aydın’da, Menderes bulvarının doğusunda, kırmızı tuğlalarla yapılmış, üzeri de kırmızı kiremitlerle örtülmüş bir cami vardır. Farklı bir mimarisi olan bu caminin “Kızıl Hafız” soyundan kişilerce yaptırıldığı söylenmektedir.) Selanik’te de Aydınlılar lakabıyla anılırlarmış. Mustafa Kemal Atatürk’ün ana soyu da Konya- Karaman’a dayanır. Karamanoğlu Beyliği, diline, gelenek ve göreneklerine bağlı, dik başlı bir Türkmen boyudur. (Karamanoğlu Mehmet Bey, Türkçe’nin ilk kez resmi dil olarak kullanılmasını zorunlu tutan önderdir.) Fatih Sultan Mehmet, 1466 yıllarında, kimliğini yitirmeyen bu Türkmen, Yörük boyunu Rumeli’ye yerleştirir. Orada da “Konyalılar” lakabıyla anılırlar. Zübeyde Hanımın babası Seyfullah Ağa, Selanik yakınlarındaki Lankara’ya yerleştirilir.

Mustafa Kemal’in kız kardeşi Makbule Hanım(1885 -1956) anılarında şöyle anlatır. ”Annemden sık sık şunları dinlemişimdir. Bizim soyumuz yörüktür. Buralara Konya- Karaman yöresinden gelip yerleşmişiz,” derdi. Annem her zaman Yörük olmakla gurur duyardı. Bir gün ağabeyim Kemal’e; “Yörük nedir?” diye sordum. “Yürüyen Türk’üz. Yörük ile Türkmen eş anlamlı, kardeş çocukları gibidir. Türkler Anadolu’ya da yürüyerek gelip yerleşti. Biz de Anadolu’dan Rumeli’ye getirilip yerleştirilen Yörüklerdeniz,” dedi. (Ağabeyim Mustafa Kemal.1952- Makbule Atadan) Belgelerin de belirttiği gibi Atatürk’ümüzün baba soyu Aydın’a, ana soyu da Konya- Karaman’a dayanıyor. Ali Rıza Efendi, Selanik’te kâtiplik ve gümrük memurluğu yapar. Bu sırada Hacı Sofi ailesinden Feyzullah Ağa’nın kızı Zübeyde Hanımla evlenir. Zübeyde Hanım’dan beş çocuğu olur. Naciye, Ömer ve Fatma fazla yaşamaz, ölürler. Mustafa ve Makbule yaşamlarını sürdürürken 1888 yılında babaları Ali Rıza Efendi ölünce öksüz kalırlar. Aydın ve Konya- Karaman kökenli iki Yörük ve Müslüman anne babadan dünyaya gelen Mustafa Kemal, annesinin ve dayısının desteğiyle eğitim ve öğretimini sürdürür.

Mustafa Kemal, çalışkan bir öğrencidir. Subay olur. Suriye cephesinde, Trablusgarp’ta, Balkanlar’da, Çanakkale’de Yurdunun bütünlüğü için, Türklük için savaşır. Bağnaz düşüncelerle, bilinçsiz yöneticilerle, iç ve dış düşmanların uğraşlarıyla iyice zayıflayan Koskoca Osmanlı Devleti’ni Çanakkale Savaşı’nı kazanmasına karşın kurtaramaz. Anadolu’da yeni baştan tüm yurtseverlerle Kurtuluş Savaşı verir… Kurtuluş Savaşın’ın en önemli cepelerinden biri de Aydın’dır. Mustafa Kemal düzenli orduyu kurarken gözü, kulağı batı cephesindedir. Büyük uğraşlar sonunda yepyeni, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ kurar. Bazen en yakınındaki arkadaşları bile O’nun yapmak istediği çağdaş işleri anlayamazlar. Onların zekâları Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçekleştirmek istediklerini anlamaya yetmez. Ölümünden sonra, “Biz O’nu çok geç anladık,” diyen dostları vardır.

Kimileri anlayamadı, kimileri çok iyi anladı ama çıkarlarına uygun gelmediği için bilerek yalan söyleyip O’nu karalamaya kalktılar. Belki de tüm dünya çok iyi anladı da biz yeterince anlayamadık. O, Türklerin kahraman önderi büyük insan, övünmeyi hiç sevmezdi. Övüldüğünde, “ Benim yaşantımdaki tek övüncüm, Türklüğümdür. Doğuşumdaki tek üstünlük, Türk olarak dünyaya gelmemdir,” derdi. O, Türklerin kimliğini yeniden kazandıran, Türklerin en büyüğü ATATÜRK’tür… “Bugün güneşin doğuşunu nasıl görüyorsam, yakın gelecekte tüm mazlum ulusların bir bir kurtuluşunu öyle görüyorum,” diyen ulusal olduğu kadar da evrensel bir önderdir.

On Kasım 1938’de O’nu yitirdiğimiz gün, başbakan Celal Bayar’ın söylediği sözler, söylenenlerin içinde belki de en anlamlısıydı. Şöyle diyordu; “Atatürk’ü sevmek milli bir ibadettir.” Bence Atatürk’ümüzün nereli olduğu o denli önemli değil. O’nu doğru anlayan, yaptıklarını koruyup geliştiren, yücelten her yurtsever, “Ne mutlu Türküm diyene,” özdeyişini yürekten söyleyebilen herkes Atatürk’ün en yakınıdır…

Ölümünden kısa bir süre önce Bursa’daki bir açılışta, hasta hasta sarı zeybek oynaması onun genlerinde taşıdığı, onurlu, dik duruşlu efe kanının bir yansımasıdır. Kurtuluş Savaşı yıllarında da en büyük desteği Aydın efelerinden görmüştür.

Yattığın yer ışıkla dolsun yurtseverliğin, özgürlüğün simgesi büyük Atatürk… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 7 Sağanak yağışlı
Yarın: 16/9 Çok bulutlu