• 29 Mayıs 2018, Salı

Gül Esin'in Mezarı

Hani 1933 yılında kadınlarımıza seçme, seçilme hakkı verilmesi üzerine Aydın- Çine- (Demirdere) bugünkü Karpuzlu’da dul bir bayan olmasına karşın dört erkek adayla yarışarak, 500’e aşkın oy alarak Türkiye’nin ilk kadın muhtarı seçilen Gül Esin var ya yıllar önce onu araştırırken onun Nazilli’ye göç ettiğini, mezarının belli olmadığını kaynaklardan okumuştum. Yazımın altına da not düşüp bilenler varsa beni aramasını söylemiştim ama yıllarca arayan olmadı.

Yıllar sonra Nazilli Belediyesi Kültür Müdürü Fatih Demir’den kızının (evlatlığı) Cumhuriye Şeref Bozkurt’un Yıldıztepe mahallesinde oturduğunu öğrendim. İçimde bir heyecan arabamı atladığım gibi oraya gittim. Eşi Mehmet Bozkurt’la tanışarak ereğimi bildirdim. “Cumhuriye Hanım” diye seslenerek güleç yüzlü eşini çağırdı yanımıza. O kadar sevecen, sıcak kanlı birisi ki bir anda yıllardır tanışıyormuş gibi bir sıcaklık sarıverdi. Seksen yaşına yakın olmasına karşın, “Kaveleri nasıl içersiniz” diye sorarak köpüklü kahveleri uzattı elimize.

Elini eşinin omzuna koyarak; “ 1954 yılında Çine’de evlendik eşimle. O denli çok severiz ki birbirimizi kavga, küslük olmaz bu evde” diyerek girdi söze. Eşi Mehmet amca da gülerek, başını sallayarak onaylıyor eşinin dediklerini. Yazar olduğumu, yıllarca önce Türkiye’nin ilk kadın muhtarı Gül Esin’i yazdığımı ama Nazilli’deki izini bulamadığımı söylüyorum. Dalıp gidiyor düşler alemine. Büyülü bir düşten uyanırcasına başlıyor sözlerine.

“Annem, Kurtuluş Savaşı başlamadan altı ay kadar önce Muğlalı bir beyle evlenmiş. Savaş başlayınca eşi savaşa gitmiş, gidiş o gidiş. Şehit olduğunu öğrenince Çine Demirdere’ye (Karpuzlu) fırıncı olan ağabeyinin yanına gelmiş. Kurtuluş savaşında Çine yöresinde çarpışan Kuvayı Milliye güçlerine su, ekmek taşımış. Cumhuriyetin ilanından sonra da yenilikleri izlemiş.

1933 yılında kadınlarımıza seçme, seçilme hakkı tanınınca muhtar adayı olmuş. Dört erkek rakibine fark atarak Türkiye’nin ilk adın muhtarı seçilmiş. Köyde huzuru sağlamış, kumarı yasaklamış, kız kaçırmaları önlemiş. Kadın erkek dayanışmasını sağladığı için köy kadınlarının sevgilisi olmuş. Atatürk bunu duyduğunda çok sevinmiş. Mektup yazarak kutlamış, her bayramda kartlar yollarmış. Onu cesaretinden ötürü ödüllendirmiş. Ankara’ya çağırmış.

Sonra da evlenerek Çine’ye yerleşmiş. Ben onun oğlan kardeşinin kızıyım, yani halam aslında, ama kendi çocuğu olmadığı için bir buçuk yaşında beni ağabeyinden isteyerek nüfusuna almış. Ben 1933 yılında doğmuşum. Cumhuriyetin onuncu yılı kutlanıyor. Babam da Cumhuriyet’e yürekten bağlı, Atatürk hayranı biri olduğu için benim adımı Milas karakol komutanının koymasını istemiş. O da “Cuhuriyetin onuncu yılını kutluyoruz. Adı Cumhuriye olsun” demiş. Bir de Çine nahiye müdürü var babamın arkadaşı. Kırılmasın diye onu da sormuş babam O da “ Bu şerefli gün için Şeref olsun” demiş. Babam da Cumhuriye Şeref koymuş adımı.

Aslında halam olan Gül Esin beni yanına almış ya ben kendimi hiç evlatlık gibi hissetmedim. O benim elleri öpülesi annemdi hep. Ha halam ha anam. Eşiyle ayrılmışlar nedense. Annemim kardeşi yani benim babamın evi yanıyor Çine’de. Atatürk’ün anneme yolladığı mektuplar, kartlar da yanıyor yangında. Manifaturacılık yapan babamın işi bozuluyor. Koçarlı- Bıyıklıya göç ediyor. İşleri düzelince yine Çine’ye dönüp fırıncılık yapıyor...

1954 yılında ben Mehmet’le evleniyorum. Mehmet’in annesi önceleri benim oğluyla evlenmemi istemiyor. “Onun annesi muhtar olmuş kadın, benim oğlumu sahiplenir de bana göstermez” diyor ama biz sevmişiz birbirimizi. Evlendikten sonra önce Aydın’a sonra 1955’te Nazilli’ye göçüyoruz. Eşim burada iş bulmuş. Ekmek nerede ise biz de oradayız. Yıldıztepe’de belediye santralının lojmanında kalıyoruz.. Sonra da kendi evimiz oluyor. 1955’ten 1990’na değin bizimle yaşadı Gül Esin anam. İlk kadın muhtar olmasına karşın kendisine arayan soran olmamasından yakınırdı. Atatürk’ün bir fotoğrafı bulunurdu odasında.

1990 yılında hakkın rahmetine kavuştu, Eğriboyun mezarlığına defnettik. Çocuklarımla uğraştım yıllarca. Allaha şükür hepsi ekmeğini aldı eline. Bu yıla değin pek arayan soran olmadı ama yedi yıl önce Aydın’a önceki üniversite hastanesinin batısındaki yol kenarına annem Gül Esin’in anıtını diktiler. Çok sevimdim. Annem unutulmayacaktı artık. Bu yıl da belediyeden Fatih Demir gelerek annem Gül Esin’in mezarını düzenli bir şekilde yaptıracaklarını, mezar yerini göstermemizi söylediler.

Sağ olsun Belediye Başkanımız Haluk Alıcık mezarını güzelce yaptırıverdi. 8 Mart kadınlar gününde de Türkiye’nin ilk kadın muhtarı Gül Esin’i gömütü başında ziyaret etmiş. Ben epeyce yaşlandım artık, uzun yol yürüyemiyorum. Daha görmeye de gidemedim. Oğlum gelirse arabayla götürür.”

Gül Esin’in kızı Cumhuriye Şeref Bozkurt’u ve eşi Mehmet Bozkurt’u teşekkür ederek oradan ayrılıp Eğriboyun mezarlığındaki Gül Esin’nin mezarına gidiyorum. Atatürk sevdalısı, yurt sevdalısı Gül Esin’e saygılarımızı sunup, fatiha okuyoruz. Bu anlamlı mezarı yaptıran Nazilli belediye başkanına da ellerin dert görmesin diyoruz. Ne mutlu tarihini sahip çıkanlara…

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 7 Bulutlu
Yarın: 16/9 Çok bulutlu