• 3 Şubat 2018, Cumartesi

Bir Liraya Umut

Son iki üç yıldır veya daha fazla, ülkenin her yerinde fotoğraf aynı. Ülke olarak aynı fotoğrafa bakıp duruyoruz. Görmek istemediğimiz , yanlarından hızla uzaklaştığımız ,göz göze gelmeye korktuğumuz insanların fotoğrafı.. İçimize sindirmek için direndiğimiz, eleştirdiğimiz, kızdığımız insanlar: Suriyeli vatandaşlar. Ülkemizin seksen bir iline konuşlanmış hayatlar... Her ne sebeple olursa olsun ülkemizde yaşamaya çalışan birçok dram... Çoluk çocuk, yaşlı, genç, kadın... Kültürlerine yabancı oldukları , bilmedikleri bir ülkede yaşamaya bir şekilde zorlanan insanlar .. Günün hangi saatinde görürseniz görün; perişanlık, çaresizlik adeta akıp gidiyor her hallerinden... Hele de çocuklar... En çok da hayatın ayazı onların yüzüne yüzüne vuruyor. Birileri mecbur kılmışçasına sabahın soğuk saatlerinde bir parça kartonun üstünde, önüne koyduğu birkaç mendili satma telaşına düşen ürkek ,küçük canlar..

Bir liraya umut... Yaşları tam da sıcak bir yuvanın tadını çıkarıp parklarda oynayacak yaşta. Ne yazık ki öyle olmuyor işte... Yabancı bir memlekette karın tokluğuna çalışmak asılmış boyunlarına... Birileri bu kaderi layık görmüş onlara, sorgusuz sualsiz. Haberi yok ki "Çocuk Hakları Sözleşmesi"nden, hem olsa ne olacak ki? Değil midir ki en çok da çocuk hakları çiğnendi bu dünyada. Çocuk işçiler, az girmedi toprağın altına. Hiç çocuk olmadan büyüyen, çocuklar, Suriyeli çocuklar! Kime kızarsanız kızın, kimi eleştirirseniz eleştirin şunu iyi bilmeliyiz ki çocukların dili, dini, ırkı yoktur. Toplumsal bir algı oluşturup sokaklara atılan bu çocuklara sahip çıkalım. Sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler bu konuda harekete geçmeli. Vatandaş olarak biz de elimizi taşın altına koymalıyız, kendi çocuğumuza verdiğimiz kıymeti tanımadığımız bir çocuğa da veriyor ve onu sahipleniyorsak insanızdır. Onlardan kaçmak, göz göze gelmemek, yolumuzu değiştirmek bu gerçeği ortadan kaldırmıyor, yaşadığımız şehrin güçlü dinamikleri vardır, bunlar reel hayata hemen geçirilmeli. Hayat sadece yaşadığınız ev değildir, aslolan evin dışındaki hayattır, yaşadığınız şehir ne kadar güvenilir ise siz de o kadar huzur içinde olursunuz. Bu nedenle şehrimizin adına yakışır aydınlık günler yaşayalım, kim ile olursa olsun. Çocukların kahkahalarıyla çınlayan bir şehrimiz, çocukların ellerinden bırakılan rengârenk balonların, uçurtmaların havalandığı bir gökyüzümüz olsun. Çünkü dünya çocuklarla güzel ve anlamlıdır. Unutmayalım ki her çocuk özeldir, çocukların kimliği yoktur, onlar sadece çocuktur. Bırakın çocuk gibi yaşasınlar ,sevgiyle, huzurla büyüsünler .Dünya top ve tüfek sesiyle değil çocuk sesiyle çınlasın.. Ne diyor Nazım: “Güzel günler göreceğiz çocuklar, motorları maviliklere süreceğiz. "Dünyanın bütün çocukları küçük ;ama emek kokan ellerinizden öperim.. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
28 / 12 Parçalı bulutlu
Yarın: 27/10 Parçalı bulutlu