• 10 Şubat 2018, Cumartesi

Çocuk gelinler

"Ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim. "Son yıllarda dilime pelesenk olmuş bir cümle. Nasıl nefret etmeyeyim, Allah aşkına. Medyada hep okuduğumuz, izlediğimiz insanım diyenlerin vicdanını sızlatan bir gerçek: Çocuk gelinler. İnsanları ciddi bir şekilde rahatsız eden bu durumu anlamaya, çözmeye, çalışıyorum ama olmuyor. Çok uzak ve derin bir yerlerde kocaman bir yanlış var, bu yanlışla istemeye istemeye yaşayıp gidiyoruz. Oysa şu yaşımda bilip bileceğim yaşayıp yaşayacağım herkes gibi bir hayatim var kendimce.

Nedir o?

Doğarsın, büyürsün, okul çağın gelir, okula gidersin, kendine hedef koyarsın, şurada okuyacağım, şurada mesleğimi yapacağım türünden hayaller kurarsın; arada bir platonik takılırsın, ama ciddi bir şeyleri düşünmenin daha erken olduğunun da farkında olursun, bu akış içinde ruhen ve bedenen kendini beslersin, zaman tanırsın kendine vs. Bunlar hayatın normali bana göre ve de çoğumuzun geçtiği yollar.

Diğer taraftan da daha ruhen ve bedenen gelişmesini tamamlamamış çocukları evlendirmek isteyen insanlar var, onlar hangi akla hizmet ediyor belli değil sanki geç kalınmış gibi, bir an önce evlenip barklansın düşüncesine hizmet eden bir zihniyet.. Henüz kendisi çocuk iken ikinci bir insanın sorumluluğunu vermeye çalışmak hangi kitapta yazıyor, ben hiç okumadım. Nedir bu anlamsız evlendirme hevesi? Bir durun hele ya.. Bizler lisedeyken sokaklarda, bahçelerde top peşinde koştururken siz on ve on'un üstündeki kız çocuklarını kadın yapmaya çalışıyor, onları kadınlıkla sınıyorsunuz, beyler ve bayanlar, onlar daha çocuk, rahat bırakın onları neyin kafası bu? Durun! Çocukluklarını, gençliklerini, özgürlüklerini heyecanlarını yaşasınlar, hayat zaten zor siz de onları evlendirerek zindana çevirmeyin o pembe hayatları. Bırakın sizinle yaşayacakları kadar yaşasınlar, size şımarsın, size naz yapsınlar, sizin göğsünüzde sevinci de acıyı da yaşasınlar, zaten vakti gelince gidecekler bu acele nedir, çekin ellerinizi körpecik bedenlerden. Bilin ki onlara okul koridorları yakışır, bilin ki onların ellerine kına değil, kalem yakışır, bilin ki onların kollarına, bilezikler değil kitaplar yakışır. Ne acıdır ki ülkemizde ve dünyada her gün binlerce çocuk gelinler, babası yaşında insanlarla hiçbir şey bilmeden evlendiriliyor, ruhu ve bedeni derin sessizlikler içine gömülüyor, küçücük hayatlar sessizce yok olup gidiyor, çaresizlik, bilmezlik ya ömür boyu prangalı bir yaşama dönüyor ya da toprağa sevdalanıyor.

Analar ve babalar sözüm sizedir! Çocuklarınız sizin sevgi bahçenizdir, o bahçedeki çiçekleri soldurmayın, sevgiyle büyütün, onları boynu bükük bırakmayın, hep sevin, sevin ki kokuları ile size hayat versinler, yaşama amacınız olsunlar. Ana baba olmak ne kadar kutsal ise çocuk sahibi olmak da o kadar yücedir çocuklar bizim kıymetlimizdir, bu sebeple çocuklarımıza sahip çıkalım çocuklarımızı sevelim. Çocuk gibi yaşatalım, dört duvar arasında değil; parklarda, bahçelerde kahkahalarla büyüsünler, gözyaşları sadece koşup oynarken düştüğü için aksın. Keder ve acı çocuk gelin oldu diye boynuna kement olmasın, boynuna papatyadan yaptığı çiçekler kement olsun. Her çocuk özel ve kıymetlidir. Çocuk Gelinlere , hayır!!! 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
39 / 20 Açık
Yarın: 39/23 Parçalı bulutlu