• 14 Temmuz 2018, Cumartesi

Pozitif ayrımcılık...

Bizim oralarda oğlan çocuğu pek kıymetlidir, aslında bizim ora sizin ora kalmamış gibi de… Türkiye'nin yarısından fazlası erkek evlat düşkünü. Doğusu batısı aynı olmuş... Erkek çocuk, zuriyetin devamının sembolü ya pek kıymetlidir, sanki onu da tek başına yapıyormuş da öyle bir algı... Neyse en başından başlayayım kadın hamile kalınca bir zaman sonra sorulur, kız mı erkek mi? Eğer erkek ise ağız dolusu "erkek" denir, çünkü erkek adamın oğlu olur, yok eğer kız ise cılız bir sesle "kız " denir tam trajikomik bir durum… Neyse oğlan dünyaya gelir, mavi yazmalar örtülür, kurbanlar kesilir... İnsanlar da bir gurur bir sevinç deme gitsin. Babanın yürüyüşü bile değişir, anne de kendini daha kıymetli hisseder kocasının yanında... Yok böyle bir şey... Ardından erkek çocuk bütün bunları hep başından beri biliyormuşçasına kullanmaya başlar… Bu durumu da besleyen o kadar çok şey var ki... Bizim zavallı kızlarımız da büyüyor kendi halinde... İşte tohumlar bu zamanlarda atılıyor ve ortaya bir erkek tipi çıkıyor ki... Salt bencillik... Ayrımcılık büyüye büyüye ilerliyor… Hele ki sosyoekonomik açıdan biraz düşük ailelerde durum hepten içler acısı… Çünkü kız çocuğunun adı yok... Sofrada hizmet eden eksiği gediği tamamlayıp en son sofraya oturan… Ev temizleyen, kardeş bakan, misafir ağırlayan... Sanki bütün bunlar hep kız çocuklarının yapması gerekenler... Acı verici bir tablo. Yıllar önce bir arkadaşım anlatmıştı: ben de okuyorum erkek kardeşim de okuyor dışarıda, ikimiz aynı zamanda eve gittiğimizde annem onun sevdiği yemekleri yapmış olurdu. Ben de arada kaynardım... İşte durum bundan ibaret. Sonrasında erkek her şeyi yapma hakkını kendinde görüyor, ne isterse onu yapıyor. Eğer merhametli yetişmediyse, saygıyı bilmiyorsa son günlerde canımızı yakan eylemlerde bulunuyor, hiç düşünmeden, kendi zaafı için bir cana gözü dönmüşçesine kıyıyor. Bu nasıl psikolojidir? Sorunun yanıtı yine bizde, çocukları eğer maddiyat ile doyurursanız her zaman tehlike çanları çalıyor olacak… Yüreği temiz, dürüst, adaletli çocuklar yetiştirirseniz kendi sınırlarını bilir, kendinden başka insanlara saygılı olması gerektiğini anlar... Hiç kimse bir başkasının yaşama hakkını elinden alamaz bunu sorgular. İnsanları koşulsuz sevmeyi öğrenir. Velhasıl yine bu olayların gelip dayandığı iki nokta: eğitim ve aile... Eğitim ailede başlar toplumla devam eder... Adaletli ve dürüst toplumlar yaratmak için eğitim şart… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
29 / 13 Güneşli
Yarın: 28/13 Parçalı bulutlu