• 21 Haziran 2018, Perşembe

MARŞ TÜRKÜ HİKAYESİ

“Hak Hukuk Adalet” (09 Temmuz İstanbul) için yürüyordum…

ADAM “ortadan uzun” boylu, kemikli, atletik yapılıydı. Yaşından genç gösteriyordu…

“Marka” kısa pantolonu ve ayakkabısı hayli pahalı olmalıydı... Kepinde, pamuklu fanilasının önünde, arkasında “adalet” yazıyordu. ADAM, kızı ve damadıyla “Hak Hukuk Adalet” mitingine, alana yürüyorlardı.

Marşla hem hal olmuş “kuşaktandım.

Militarizm! Orduların “zor dayanılır” ağırlığı.

Vataann! Milleett! “Gaz”! Ve kan!

Rahat! Hazır ol! Sıralı insan öbekleri…“Rap rap”!

Çatık kaşlarımın altında çocuk yüzüme yakışmayan ciddiyetim ve gözlerimin kararlı parlaklığı… “HAİNLER! DÜŞMAN NERDE”? … MARŞLAR! “EZBER”…

Marş militarizmin müziği”. Okullarda marşlar öğretilirdi. “Rap rap” yürürdüm.

Türkü… Türküler… Türküler doğal. Yürekten gelen, coşkun sevginin melodileri.

Annemin güzel sesinde

“ŞAFAK SÖKTÜ YİNE, SUNAM UYANMAZ

HASRET ÇEKEN GÖNÜL, DERDE DAYANMAZ...

Bir dere gibi doğal… Duygular oya gibi işlenmiş. Ne güzel! Türküler erdem, aşk ve de isyan!

Türküler Anadolu, yani “İnsan”.

Türkülerimiz… Annem, babam gibi. Evim, yurdum gibi… ”DEĞİİLLL” Türküler Annem babam evim yurdum… “Rap rap” yok! Koşmaca avaz avaz türkü çığırma… Özgürlük bu olmalı.

“ADAM” marş söylemeye başladı. Marşını, cırtlak ince sesiyle, solo icra ediyordu.

Elindeki flamayı ritme uygun sallıyor, sert adımlarıyla yeri sarstığını sanıyor; olabilirdi.

“Marş kötüdür” deyivermişim…?

“ADAM” marş söylerken ki “ciddi bakışı ve kararlı tehditkâr yüz çizgileriyle” kala kaldı.

ADAM’LA göz gözeyiz. “Taarruz” beklentisindeyim…

BİZLER KIRMIZI, DÜŞMANLAR HAİNLER MAVİ KANLI!

DAMARLARIM MAVİ? “KANI “BOZUK” MUYUM?

(Çocukluk duygularım… O an aklımdan akıp geçiyor.)

ADAM görünürde silahsız… Yüzümün ortasına bir yumruk… AL SANA HAİN! DÜŞMAN! ”

“Yakalayın burda bir hain var, düşman var, vurun! Yaşatmayın”! Daha neler neler? OLUR

MU? OLUR…

O ne? ADAM’IN yüzündeki “marş söylerken ki gergin ifade ve gözlerindeki sert bakış” birden kayboldu. Safiyet ve heyecanla:

“MARŞ KÖTÜDÜR”. BUNU BANA SÖYLEYEN İLK KİŞİSİNİZ” Dedi…

Yüzündeki “gayri insani” ifade yerini, çocukça bir temizliğe bırakmış, “içindeki bastırılmış çocuk” ADAM’I” yakalamış, maskesini kaldırmış; ömrünü sınırlamış, belirlemiş ezberleriyle yüzleşiyor; olabilirdi; ADAM.

Ben kızıyım! Babam militarist! …

“EVİMİZ KIŞLA BABA!

MARŞ! SUSTURMAK! DİKTA!

DEMOKRASİ KONUŞMAK! ADALET!

DUYGULAR, DÜŞÜNCELERİN ÖNÜNE GEÇSİN DİYE MARŞ!

TÜRKÜ SÖYLE BABA”!

ADAM’IN KIZI zincirlerini kırmıştı. Bana: “Dilinize sağlık! Çok yaşayın”! Dedi. Başını olumlu sallayan konuşmayan biri daha vardı; damatmış. Kalabalıkta kayboldular.

“MARŞ KÖTÜDÜR” Riskli İki kelime.

“TÜRKÜ SÖYLE BABA”! Yürekten akan üç kelime… Riske değdi. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
40 / 20 Güneşli
Yarın: 41/21 Güneşli