• 10 Kasım 2017, Cuma

TARIM BAKANININ AYDIN ZİYARETİNDEN AKLIMIZDA KALANLAR!

            Tarım Bakanı Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba incelemelerde bulunmak üzere İlimizi ziyaret etti, ilçeleri gezdi, yetkililerle bire bir görüştü. Gerekli bütün bilgileri aldı mı? Bilmiyorum. Sayın Bakanın ajandasında öncelik et fiyatları ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, birde Emperyalizmin zoruyla bu güne kadar engellenen pamuk üretimi ve üreticilerin sıkıntıları vardı. Ziyareti öncesi Aydın yerel basınında jeotermalle ilgili yazılar yazıldı. Akın Yakan, Aydınpost gazetesindeki köşesinden Sayın Bakana Aydınla ilgili sorular yöneltti.(1)

            Yazımı yazmaya başladığım ana kadar, sadece TV DEN’de katıldığı bir programda sunucunun, jeotermalle ilgili “Aydınlı üreticinin Jeotermal sistemleri ile ilgili kaygıları var. Son araştırmalarınız ve çalışmalarınız ne aşamada?” Sorusuna: “İncir Aydın ve Türkiye için çok önemlidir. Ben bilime inanan bir insanım. Çalışmalar ile ilgili bir bilgim yok. Ancak raporlar gelecektir. O raporlara göre hareket edeceğiz. Çevreye ve insan sağlığına zararlı ise ilk önce ben karşı çıkarım. Önlemini alırız. Ama zararlı değilse ve raporlar iyi gelirse bu enerjiyi tarımda nasıl kullanırızın çalışmasını yaparız. Tarım Bakanlığı olarak elimizden gelen her türlü desteği vereceğimize emin olabilirsiniz”(2) Şeklindeki yanıtı bizleri ve Aydın halkını tatmin etmemiştir.

          Tatmin olmamamızın nedeni, jeotermal enerjiden elektrik üreten onlarca santralın kurulmasına izin verilmesine, santrallarını kurulup faaliyete geçmesine rağmen bu güne kadar devlet tarafından bilimsel bir rapor düzenlenmesi için herhangi bir çalışmanın yapılmadığının ortaya çıkmasıdır.

          Aydın’ı temsil eden Devlet görevlilerinin, başta Sayın Valimiz olmak üzere Sayın Bakana Jeotermal akışkan, akışkanın hoyrat kullanımı ile ilgili halkın sıkıntılarını, yakınmalarını, bu santralları neden istemediklerini? İletmedikleri de anlaşılmaktadır.

         Sayın Bakana vatandaş olarak birkaç soru sormak istiyorum. Sayın Bakan, şu ana kadar ilimizde 22 adet jeotermal santral birinci sınıf tarım arazilerinin bulunduğu bölgelerde hizmete sokulmuştur. Bir o kadarı da bugün yarın kurulacak ve hizmete sokulacaktır. Gerekli izinler verilmiştir. Jeotermal akışkan Aydın’ı yok ettikten sonra mı bilimsel rapor aldıracaksınız?

       Son torba yasa tasarısının, 54. 55. 56. 61. Maddeleri ile getirilmek istenen, ÇED raporunun By Pass edilmesi karşısında bakanlık olarak, herhangi bir çalışmanız ve karşı duruşunuz olmuş mudur? Aydında yaşayan bir vatandaş olarak bunları bilmek benim Anayasal hakkımdır.

        Sayın Bakan, çevreciler asla teknoloji düşmanı değildir. Çevreciler yenilenebilir enerjiye de karşı değildir. Çevreciler, tam bağımsızlıktan yanadır ve Emperyalistlerin Ülkemiz üzerindeki oyunlarını bozmak için uğraş verirler. Çevreciler, yenilenebilir enerji kabul edilen jeotermal akışkandan elektrik elde edilmesine değil, onun yanlış kullanılmasına,  doğaya zarar vermesine ve yeterli denetimin yapılmamasına karşıdır. Çevreciler, yeterli araştırma ve bilimsel inceleme yapılmadan santral kurulum izni verilmesine karşıdır.

         Yeterli ve düzenli denetim yapılmadığı için, yeryüzüne çıkarılan ve bir damlasının dahi yeryüzünde kalmaması gereken akışkan, ne yazık ki evleri, bahçeleri basmaktadır. Bununla da yetinilmeyip ölülerimizin gömüldüğü mezarlıklar bile tahrip edilebilmektedir. Bir katresinin dahi Atmosfere salınmaması gereken zararlı gazlar pervasızca Atmosfere salınmaktadır. Bunun sonucunda Aydın İlimiz eskiden portakal çiçeği kokarken şimdi cılk yumurta kokmaktadır…

        Sayın Bakan,  çıktığı mecraya reenjekte edilmesi gereken jeotermal akışkanın yeryüzünde kalması iki yönden sakıncalıdır. Birincisi, rezervuardaki akışkan azalmakta, yenilenebilir enerji ziyan edilmekte, deprem yaratma ve obruk oluşturma tehlikesi oluşturmaktadır... İkincisi, jeotermal akışkan reenjekte edilmeyip doğaya salındığında içeriğinde barındırdığı ağır metallerle birinci sınıf tarım toprakları kirlenmekte, kirli toprakta yetişen bitkilerle insanlara geçmekte ve insan sağlığına zarar vermektedir. Son yıllarda Ülke genelinde %18 artan kanser vakalarının Aydın genelinde %42 artış göstermesine jeotermal akışkan mı neden olmuştur? (3)

       Kentimiz tarım kentidir, ekonomisi tarıma dayalıdır. Kentimizin yetiştirdiği tarım ürünlerinin başında Dünyanın başka herhangi bir bölgesinde kurutulamayan İncir gelir. Kestane üretiminde ise Ülke birincisidir. Kentimizde yetişen pamuk, lif uzunluğu açısından ilk sıralarda yerini alır. Kentimiz, organik zeytin yetiştiriciliği ile ilk sırada, toplam üretim sıralamasında ikinci sırada yer alır. (4) Anadolu coğrafyasında Kentimizin yer aldığı bu topraklar, tarihin ilk çağlarından bu güne insanoğluna kucak açmış ve yetiştirdiği ürünlerle onu beslemiş, barındırmıştır…

           Bu kadar çok ve çeşitli tarım ürününün yetiştiği bir coğrafya ne yazık ki, yeterli denetim yapılmaması yüzünden yok olmak üzeredir. Yanlış tarım politikalarının Ülkemizi saman ve et ithalatçısı yapmasının sıkıntısını Tarım Bakanı olarak en iyi siz bilirsiniz. Kentimizde de jeotermale çözüm bulunmazsa yetiştirdiği ürünleri ithal etmek zorunda kalacağımız gibi Aydın’ da bunları yiyecek sağlıklı insan da bulamayabiliriz.

          Tarım toprağı kolay oluşmuyor ama çok kolay yok edilebiliyor. Toprak, doğada yaşayan varlıkların ve insan yaşamının temelidir. “ Toprak, birçok canlının barınıp, yaşadığı yer olduğu gibi bizzat kendisi de canlıdır.(…) Toprağın bir gramında 0-100canlı bulunabilmekte bunların büyük bir kısmını bakteriler oluşturmaktadır. Bunların yanında ve aynı zamanda küf mantarları, protozeeler, algler ve likenler de bulunur. (5)

          İşte içinde bu kadar canlının barındığı, yüzlerce yılda ancak oluşabilen birinci sınıf tarım arazileri şu an için ihtiyacımız olmayan elektrik enerjisi üretimi için feda edilmektedir. Elektrik üretimine ihtiyacımız olmadığını, “Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz’ın yaptığı açıklamasından, enerji arz fazlalığının olduğunu,” (6) öğreniyoruz.

         Tarım Bakanlığının görevi, birinci sınıf tarım arazilerini ve üreticileri korumak, toprağın kirletilip yok edilmesine engel olmak, tarımda kendi kendine yeten ilk yedi ülke arasındaki yerimizi tekrar geri almamızı sağlamaktır.

 

 

KAYNAK:

1-Akın Yakan, Aydınpost 4.11.2017 tarihli sayısındaki köşe yazısı.

2-http://www.aydindenge.com.tr/ekonomi/05/11/2017/bakan-fakibaba-uretici-icin-basrolde

3-Akın Yakan, Aydınpost 4.11.2017 tarihli sayısındaki köşe yazısı.

4-Efeler Ziraat odası verileri.

5-Arif Akman, Toprakana. Makale Bilim Teknik Dergisi S. 148 S. 8

6-http://demokrasi44.com/2017/11/04/epdk-yeni-santrallere-ihtiyac-olmadigini-itiraf-etti/

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
19 / 8 Çok bulutlu
Yarın: 17/10 Sağanak yağışlı