• 14 Eylül 2018, Cuma

POST MODERN İNSAN

İnsan, 20. yüzyılın sonlarında modernlikten post modernliğe geçti. Modern insan refaha alıştırılıp, refah elinden gitmesin diye kendisini yönetenlerin yolsuzluklarına, talanına ses çıkarmadıysa, post modern insan daha da ileri giderek onları oylarıyla destekledi, iktidarlarının devamını sağladı… Seçilmiş diktatörlerin Dünya’nın sonunu getirebileceğini hiç düşünmedi, ya da düşünmek istemedi…

Post modern insan kimdir derseniz? Bir kere aynaya bakmamız yeterlidir. Günümüzde yaşamakta olan her insan post modern insandır. Yalnız bu çağdaki post modernlik bazı ülkelerin insanı için eskiye özlem olarak da ortaya çıkabilmektedir. Modern teknolojiyi kullanıp iş kılık, kıyafete geldi mi? Eskiye özlem daha artar hale gelmektedir…

İnsan, modern çağın gereksinimi olan ev, araba, yazlık, bankada para ve rahat bir iş sahibi olmuş, günü kurtarmış, ama elindekiyle yetinmemiş daha da fazlasını ister hale gelmiştir. Refaha kavuşunca yaşamını ve Dünyanın geleceğini sorgulamamıştır. Yönetenler bundan faydalanıp güçlerine güç katmış, iktidarlarını güçlendirerek devam ettirmişlerdir.

Görsel medyada, sosyal medyada boy göstermek, gündemde kalmak uğruna ödünler vermiştir. Sosyal medyada eleştirdiği, kınadığı hareketleri kendi yapar olmuştur… Bunun sonucu toplumu idare edenlerin her türlü usulsüzlüklerini görmezden gelmiş, insanlığın ayaklar altına alınmasına, insanın modern köle haline getirilmesine sessiz kalmıştır…

Post modern insan; öz eleştiri yapmayan, bencil, sadece kendi doğrularını savunan ve onları kabul ettirmek isteyen ve karşısındakini buna zorlayan; insana, çevreye ve doğaya saygısız hale gelmiştir. Çoğu insanın sosyal medyada yazdıkları ile yaşantısı hiçbir zaman aynı olmamıştır. Bazılarının buna itiraz ettiklerini duyar gibiyim. İstisnalar kaideyi bozmaz. Öz eleştiri yaparak birlikte düşünelim ve beyin fırtınası oluşturalım…

Geniş düşünelim, post modern insanı ülkemiz koşullarına göre değerlendirelim! Kamu gücünü elinde bulunduran idarecilerin yaptığı her yanlışa beklentimiz olmadan karşı çıkabiliyor muyuz? Harcama gücü elimize geçtiğinde eleştirdiğimiz kişilerin yaptıklarının aynısını mı yapıyoruz, yoksa kamu malını koruyor muyuz? Siyasi partilere, derneklere ülkeye ve insana yararlı olmak için mi, yoksa bir yerlere gelebilmek için mi üye oluyoruz? Mevlana’nın dediği gibi, “göründüğümüz gibi mi oluyoruz? Ya da olduğumuz gibi mi görünüyoruz?” Sorular, sorular. Bu tür sorular uzadıkça uzar, ama yukarıdaki sorulara gerçekten kaç kişi samimi olarak olumlu yanıt verir?

Kimi bilim insanları post modern insanının; “kendi çaresizliğini ortaya çıkarabilecek her şeyden intikam alan. Başkalarının çaresizliğini hor gören. Hor görme duygusunun altında korkusunun yattığını, bu nedenle de kendini aşağılanmış hisseden, aşağılanmayı telafi etmenin güç ideolojisi ile gerçekleşeceğini düşünen. Bu yüzden, başkalarını ezebilmek için, kendini ezen güçlüler tarafına geçen, bunun sonucunda insanlığını yitirdiği sonsuz bir süreç…” Olduğunu iddia ederler... (1)Bu görüşün doğruluğunu ya da yanlışlını tartışmıyorum. Buna sizler düşünerek, kendi yaşantınızı da göz önüne alarak olumlu ya da olumsuz bir karar vereceksiniz!

Diğer bilimsel bir görüş ise, post modern insanın kendi rahatına düşkünlüğünü ve otoriteye boyun eğmesini R-Kompleks’e (sürüngen beyin bölgesi) bağlamaktadır. Tanım verecek olursak, “ilkel içgüdüleri aktive ederek, mantıklı düşünmeyi baskılamak suretiyle çağdaş toplumlarda akıl ve mantık dışı yönetim ilişkilerine yol açılmasına ses çıkarmamaktır.” (2) “Sosyal ve psikolojik araştırmalara göre, bir insanın beynini R-Kompleks seviyesine indirgemenin en iyi yolu onu bir gruba dâhil etmek, biz ve onlar diye ayırmaktır.”(3) Toplumun ayrışması, birbirine düşmesi, sömürünün devamı demektir…

Post modern insanın zaaflarından faydalanan, özellikle din duygusunun kuvvetli olduğu az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerdeki bazı siyasiler, toplumun dini duygularını istismar etmekten hiç çekinmemişlerdir. “Kaynakların başını tutan ve çoğunluğu bu kaynaklardan yoksun bırakanlar. Bu durumun zorbalıkla sürdürülmesinin mümkün olmadığını görerek, devreye Din’i duyguları sokmuşlardır. Hedefleri, her şeyden yoksun bırakılan insanların durumlarının, Tanrı iradesinin bir gereği olduğuna inandırarak, kendilerine baş eğmelerini sağlamışlardır.”(4)

Bir gruba dâhil edilen post modern insan, kendi dışındakileri düşman olarak görür. Dâhil olduğu gruba, grubun liderine ve onun ilkelerine körü körüne inanır, bağlanır, grubun ve liderin önerdiğini yapar... Oysa karşısında düşman olduğu iddia edilen kişilerin kendisi gibi insan olduğunu görmezden gelir, sonuçta insanlıktan çıkar… Kendisinin de insan olduğunu unutur. Toplumdaki ayrışmanın, düşmanlığın insanını yok oluşa gidişi olduğunu anlayamaz…

İnsan olduğunu bilmek, toprağı işleyen çitçinin, madende çalışan emekçinin nasırlı elini tutmak, akıttığı teri, verdiği emeği görmek ve değerini bilmektir… Kendini bilmek, söğüt dalında öten bülbülü dinlemek, serçelerin cıvıltısından haz duymak, onları korumaktır. Dağdaki kekiği koklamak, kayada tünemiş kekliğin ötüşünde gelecek hayallerini kurmaktır…

Kendini bilmek, bizi koruyup esirgeyen, besleyen, barındıran Anadolu topraklarını, nehirlerini, derelerini, havasını kirletmemek, kirletenlere karşı durmaktır. Büyüğünü saymak, küçüğünü sevmek, barış içinde hep birlikte yaşamaktır. Komşusu açken tok yatmamaktır…

Kendini bilmek, üretmek, emek vermek, emeğiyle, alın teriyle kazandığı helal lokmayı eşiyle dostuyla bölüşmek, fakir fukarayla paylaşmaktır. Haram lokma yememek, devlet malına el sürmemektir. Nefsine hâkim olmak, analarımızı, bacılarımızı, kardeşlerimizi, eşimizi ve çocuklarımızı hoş tutmaktır. Kendini bilmek, özgür yaşamak, başkalarının özgürlüğüne, canına, malına göz dikmemektir.

Kendini bilmek, “İnsan” olmaktır.

 

KAYNAK:

1- Arno Gruen, Kendine ihanet, Kadın ve Erkekte özerklik Korkusu. S.25

2- https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/bozkurtguvenc/r-kompleks

3-age

4-Ali Şeraiti, Din’e karşı Din. S.32 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
35 / 13 Güneşli
Yarın: 37/16 Güneşli