• 16 Şubat 2018, Cuma

ANADOLU’NUN GİZEMLİ SULARI!

Hayatın kaynağı, yaşamın başladığı mucize sıvı, su! Yaşam suda başlamıştır. Su canlıların yaşamı için o kadar önemlidir ki onsuz yaşayamazlar. Yerküremizin 4/3 ‘ü sularla kaplıdır. Uzaydan bakıldığında “Mavi Bilyeye” benzeten, su gezegeni diyen bilim insanları çoğunluktadır. Dünya’daki su kütlesinin büyük kısmı, denizleri oluşturan tuzlu sudur. Canlıların, insanların içebileceği, bitkilerini sulayabileceği temiz su ise büyük su kütlesinin içinde çok düşük bir orandadır…

İnsan, sanayi devrimine kadar suların kirleneceği düşünmemiş, önlem almamıştır. Çünkü su kutsaldır, pagan ve Tek tanrılı dinlerce kutsal kabul edilmiştir. Korunması için çeşitli yaptırımlar uygulamaya konulmuştur…

Anadolu insanı için de su kutsaldır. Sularımız için bir yazarımız, “Masalları anasının dilinden söyler Anadolu suları anlayana, onların yürek okşayan ılıklığı içinde dinlemesini bilene... Su bütün dirilerin canlılık kaynağıdır demiş eskiler, bütün varlıklar sudan alır diriliğini der Kur’an. Nereden gelir nereye gider bu güzelim suların canlılığı? Göklerden su yağar, yerlerden su fışkırır, ağaçlarda yeşil yeşil, çiçeklerle de boyam boyam olur. Açılır sular Anadolu’da...” (1) Demiş, suyun insanımız için önemine vurgu yapmıştır.

Anadolu suları, sadece nehir, göl, dereden ibaret değildir. Bazı yöreler yeraltı sularından yararlanır. Yeraltı suları bazen kendiliğinden yeryüzüne çıkar, bazen kuyu ya da artezyenle çıkarılır. Yeraltı suları belli bir derinliğe kadar iner, daha derinlere indiğinde ağır metallerle kirlenir. Artık o, su değil jeotermal akışkandır. Çünkü magmanın ısısını ve eriyik haldeki ağır metalleri bünyesine katmıştır…

Anadolu suları, keşke hep yukarıda yazarımızın anlattığı gibi temiz kalsaydı, insanlara, canlılara, bitkilere yaşam kaynağı olmaya devam etseydi… Öyle olmadı, suları kendi haline bırakmadılar. İlk önce suyu temizleyen eko sistemleri bir biri ardına yok ettiler… Bu yetmedi, yeraltında uyuyan dev, zehirli madenleri içinde barındıran jeotermal akışkanı uyandırdılar, onu gün yüzüne çıkarıp doğaya saldılar…

Uyuyan dev jeotermal akışkan, çok zehirliydi. “İçme, kullanma ve sulama sularına karışması halinde suyun kalitesini bozacak, bünyesinde bulunan Kadmiyum, Bor, Lityum, Arsenik, Cıva ve Amonyak gibi ağır metallerin yeraltı suyuna karışması halinde insan ve canlı yaşamını olumsuz etkileyecekti... Akışkanın içeriğinde erimiş halde bulunan madenlerden, Bor ve Kadmiyum kanser yapıcı maddelerdi. İlk önce içme sularına, bitkilere sonra insanlara ve hayvanlara geçerek kanser vakalarını artırdığı resmi raporlarla saptanmıştı. (2)

Tehlikeyi gören, bir avuç yurtsever çevreci; ilgililere, yetkililere ve Ülke halkına seslenerek gerekli önlem alınmadığı takdirde başlarına nelerin gelebileceğini anlatmaya çalışıyorlar…

Ne yazık ki çevrecilerin sesini duyan, onlara yardımcı olan, önleyici adımları atan bir yetkili henüz çıkmamıştır. Akışkan Aydın genelinde hoyratça kullanılmakta, önlem alması gereken yetkililer sessiz, onlarca resmi rapora rağmen bu konuda resmi rapor yok! Deyip olacakları görmezden gelmekteler…

Aydın, Türkiye Cumhuriyetinin vilayetidir, İzmir ve Manisa gibi. Ülkemizin, Jeotermal enerji kaynaklara sahip illeri arasında ilk sırada yer alır. Aydın’ın doğudan batıya, kuzeyden güneye dört bir yanında jeotermal sondajlar birbiri ardına yapılmakta, elektrik santralları işletmeye alınmaktadır. “Jeotermal akışkanın yeryüzüne çıkarılması sırasında yeraltı sularına karışma olasılığı yüksektir.” (3) İlimiz genelinde, jeotermal akışkanın yeraltı sularına karışıp karışmadığı, suları zehirleyip zehirlemediği henüz herhangi bir çalışma yapılmamıştır.

Jeotermal akışkanın, Aydın’dan daha az kullanıldığı Manisa İlinin Gediz vadisi, pilot bölge seçilerek, jeotermal akışkanın yeraltı sularına karışıp karışmadığının saptanması amacıyla bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın yapıldığını, İzmir ve Manisa Valiliklerine Orman ve Su İşleri Bakanlığınca gönderilen 14.08.2017 tarih ve 22850967-241.09-173934 sayılı belgeden öğreniyoruz…

Yazı, Gediz Havzası yeraltı sularından içme suyu olarak yararlanan İzmir ve Manisa Valiliklerine yazılmış. Yazı içeriğinden, yeraltı sularında “aşılmaması gereken Arsenik eşik değeri 53 ppb dir. Oysa havzadaki 14 yeraltı su kütlesinde yapılan ölçümlerde Arsenik, 3000 ppb’nin üzerinde saptanmıştır… Arsenik, cilt kanseri, sinir sistemi rahatsızlıkları, kansızlık, kalp yetmezliği, lenf sistemi, kan kanserine yol açabilmektedir. Yeraltı suyundaki Arsenik seviyesinin düşürülmesi için jeotermal ve madencilik faaliyetlerine yeni izin ve ruhsat verilmemesi gerektiğini.” (4)Öğrenmekteyiz. Yeraltı suları zehirlidir. Bitkilere, bitkilerden insanlara geçerek hastalıklara hatta ölüme neden olabilecek boyuta ulaşmıştır. Ülkenin bir bölgesinde yapılan bu çalışma olumlu olsa da yeterli değildir.

Jeotermal kaynak bakımından Türkiye’nin en önemli rezervine sahip, en fazla jeotermal elektrik santralının kurulu bulunduğu Aydın İlinde aynı çalışmanın acilen yapılması gerekir. Aydın’ın diğer illerden eksiği yok fazlası vardır…

Aydın, İncirin anavatanıdır, en çok kestane yetiştiren, ençok pamuk ve zeytin üreten bölgedir. Değerli tarım ürünlerinin yanında onlarca antik kent barındıran, turizm açısından önemli bir bölgedir… Yeraltı sularının kirlenip kirlenmediğinin, jeotermal akışkanın başta yeraltı sularına, incir ve zeytine olası zararlarının saptanması için derhal araştırmalara başlanmalı, araştırmalar sonuçlanıncaya kadar, sondaj yapılması ve santral kurulumu durdurulmalıdır. İlgililer neyi bekliyor? Aydın halkının Arsenikli sulardan zehirlenmesini mi? Anayasamızın 10.m.sine göre, “herkes yasa önünde eşittir, hiçbir kimseye, hiçbir zümreye ayrıcalık tanınamaz.” Der. Yoksa! Aydınlılar bu ülkenin vatandaşı değil mi?

 

KAYNAK:

1-İ. Zeki Eyüboğlu, Tanrı Yaratan Toprak Anadolu. S. 141

2-Aydın Tabip Odası, Basın açıklaması

3-İsmail Türkbay, Marsyas’ın Dilinden Meandros ve Havzası. S. 111

4- Orman Ve Su İşleri Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü 14.08.2017 tarih ve22850967-

41.09-173934 sayılı yazıları.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
35 / 14 Güneşli
Yarın: 36/14 Güneşli