• 30 Kasım 2018, Cuma

JES’LERİN AYDIN’A KATMA DEĞERİ NEDİR?

Köşe yazarı olarak gördüğüm her yanlışı yazıyor, ülkemin ve halkın çıkarlarını korumak için elimden geleni yapıyorum. Yapmaya devam edeceğim. Mustafa Kemal Atatürk söylevinde, “Türk Milleti zekidir, Türk Milleti çalışkandır” derken, Türk Halkının üretken olduğunu, topraklarına sahip çıkacağını, getirim uğruna kendisini uyutmaya, havasını, suyunu, toprağını kirletmeye çalışanlara kanmayacağını da anlatmak istemiştir...

 

Aydın milletvekili Sayın Rıza Posacı, 31.10.2018 tarihinde yayınlanan Denge gazetesindeki habere göre; TBMM sunulan JES’lerle ilgili soru önergesine Meclis kürsüsünden iktidar partisi adına verdiği cevapta, “Jeotermalin katma değerlerinden faydalanmamız gerekirken tartışıyoruz. JES'leri seracılıkta, kentlerin ısıtılması ve soğutulmasında kullanalım." Demiş. (1)

 

Katma değer, genel bir tanımlama ile girdi ve çıktı arasındaki farktır. Yani bir ürünün üretilmesi için harcanan para ile o ürün satıldığında elde edilen para arasındaki fark ne kadar fazlaysa bu ürün o kadar katma değerlidir. Bu tanıma göre JES’lerin Aydın ekonomisine ne gibi getirisinin olduğunu ya da neleri götürdüğünü hep birlikte araştıralım ve değerlendirelim. Değerlendirmeye geçmeden Sayın Vekil’e aşağıdaki soruları soralım ve cevabını bekleyelim…

 

JES’ler Aydın’da 1984 yılından bu yana faaliyet göstermektedir. Jeotermal enerjinin kullanım alanı, kuru buz yapımından seracılığa, seracılıktan meyve kurutmasına, balıkçılığa kadar çok geniş bir alanı kapsar. Aydın genelinde jeotermal enerjiden bu anlamda yararlanılmış mıdır? Yoksa sadece elektrik üretmek için kullanılmış, akışkan çıktığı mecraya değil de sığ derinliklere reenjekte edilerek yeraltı sularını kirletmiş, topraklar zehirlenmiş midir?

 

Jeotermal enerji ile elektrik elde edilirken Aydın ekonomisine ne gibi bir katma değer sağlanmıştır? Aydın’ın doğasını kirleterek elde edilen getiri başka yerlere mi aktarılmıştır? Jeotermal santrallarda şu anda kaç kişi istihdam edilmiştir, bunun kaç kişisi Aydınlıdır? Bu soruların cevabını merak ediyoruz ve yanıtlamanızı bekliyoruz…

 

Cevapları beklemeden bildiğim, sizlerin de bildiğiniz gerçekleri açıklayayım. Aydın tarım kentidir. Nüfusun yarıdan fazlası geçimini bir şekilde tarımdan sağlar. İncir ve zeytin tarımında toplanmasından, sergilenmesinden, yağhanede sıkılmasına, işlenmesine kadar geçen süreçte insan emeği ister. İnsan emeği olmaz ise bu meyvelerin tarımı gerçekleşemez!

 

Aydın topraklarında sadece incir ve zeytin üretimi yapılmaz. Kestane üretiminde Ülke birincisi, çilek, pamuk, erik, mısır üretiminde ülkemizin ilk sıralarında yer alır. Bu bilgileri Sayın vekilin başkanlığını yaptığı Efeler Ziraat odasından aldım. Kendisi de bunları çok iyi biliyor.

 

Üzüldüğüm, jeotermallerin katma değerini düşünelim diyen Sayın Milletvekilinin önceden Efeler Ziraat Odası başkanlığı ve Umurlu Belediye başkanlığı da yapmış olmasıdır. Kentimizde üretilen tarım ürünlerini, tarım sektöründeki istihdamı, tarımsal ürünlerin ülke ekonomisine katkılarını ve ihraç değerlerini, çitçinin bu günkü halini en iyi bilenlerden olmasıdır…

 

Jeotermal akışkan ilimiz genelinde sadece elektrik üretiminde kullanılmakta, santrallardaki istihdam, tarımdaki istihdamın %1 ini bile karşılamamaktadır. Kaldı ki, üretim yapan şirketlerin merkezleri Aydın dışında olduğundan Aydın’a hiçbir katkısı bulunmamaktadır… Gerek Devlet yetkilileri, gerekse JES yetkilileri jeotermal akışkanın yararlarını ballandırarak anlatmakta halk faydasını görmese de “çürük yumurta kokusunu” her gün koklamaktadır…

 

Jeotermal akışkanın faydalarını övenlere soruyorum, Aydın kenti genelinde kurulmuş bir tane kuru buz fabrikası var mı? Akışkanın ısısından faydalanılarak yapılmış bir tane meyve kurutma tesisi var mı? Kent genelinde kurulmuş bir tane balık üretme çiftliği var mı? Ticari anlamda bir tane sera var mı? (hobi olarak kurulmuş, Germencik Ortaklar ve Yavuzköy de birer tane var.) Isıtılan, soğutulan bir kentimiz, beldemiz var mı?

 

Bu sorular uzar gider. İlgililerden yanıtlarını hiçbir zaman alamayız, Devlet ve JES yöneticilerine göre, “akışkandan Atmosfere yayılan gazlar tehlikeli değildir.” “Büyükbaş hayvanların çıkardığı gazlar daha tehlikelidir.” Merakımdan soruyorum, büyükbaş hayvanlar bu coğrafyada çok eskilerden beri yaşamaktadır. Ama Aydın genelindeki “asit” yağmurları yenidir, jeotermal santralların kurulmasından sonradır…

 

2105 yılında yayınlanan, “Marsyas’ın Dilinden Meandros ve Havzası” adlı kitapta jeotermal akışkanın incir üzerinde olası etkileri anlatılmıştır. Anlatılanlar kehanet değil, bilimin öngörüsüdür. (2) Aradan geçen üç yıl içinde incir için anlatılanlar gerçekleşmiştir. Bu yıl iklim koşulları, asit yağmurları, barajlardan ve JES santrallarından yayılan buhar, incir ve zeytini olumsuz etkilemiştir. Dünya insanın ağız tadı olan kurutulmuş incirimiz ne yazık ki, ekşimiş ve hurda olarak satılmış, üreticimiz zarara uğramıştır…

 

Sayın vekilin yerine seçilen yeni Efeler Ziraat Odası Başkanı, Sayın Mehmet Kendirlioğlu ise gerçekleri dile getirmiş. Denge gazetesinde15.11,2018 tarihinde yayınlanan Ayşe Yılmaz’ın haberine göre “jeotermal enerji kuyularından salınan sıcak suların ve salınan gazların bölgenin tarımsal ürünlerine, başta incir olmak üzere zararları ortaya çıkmaya başlamıştır. Jeotermal enerji santrallerinin kontrolsüz ve denetimsiz işletilmesi nedeniyle insan ve hayvan sağlığına zararlı gazlar saldığı bilirkişi raporlarında görülmektedir. Jeotermal enerji santrallerinin ilgili birimlerce sıkı denetimini istiyoruz.” (3) Diyerek, ilgilileri görevlerini yapmaya davet etmiştir…

 

Çevreciler, akışkan ve jeotermal enerji için ne diyorlardı? Yenilenebilir enerji kaynağı hoyratça kullanılıyor, çıkartıldığı derinliğe reenjekte edilmiyor. Çıkarılan akışkan doğaya, gazlar Atmosfere salınıyor çevreyi kirletiyor, insan sağlığına olumsuz etki ediyor, ağaçları kurutuyor, balıkları öldürüyor, havayı ve toprağı zehirliyor… Kontrol etmekle görevli yetkililer yeterince kontrol etmiyor, çevreyi kirleten, toprakları zehirleyen JES’ler hakkında yasalar uygulanmıyor…

 

Devleti asli görevlerinin başında; vatandaşının sağlığını, tarım topraklarını, havayı, suyu korumak, yaşanabilir sağlıklı bir çevre oluşturmak gelir…

 

KAYNAK:

1- http://www.aydindenge.com.tr/siyaset/31/10/2018/jeslerin-katma-degerini-konusalim

2-İsmail Türkbay, Marsyas’ın Dilinden Meandros ve Havzası. S.115

3-http://www.aydindenge.com.tr/ekonomi/15/11/2018/jesler-incire-zarar-veriyor 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 15/8 Parçalı bulutlu