MERHABA YENİ YIL VE İLK GÜNÜ

Bugün  yılbaşının ertesi , ilk günü yeni yılın..!
Güzel şeyler düşünmek yeni şeyler yazmak lazım.

İşte bir yeni yıla daha başlıyoruz bugün.

Her yeni yılda sanki bir defter kapanır, yenisi açılır sanırdım.

Sabah olunca, dört rakamlı yılın sonuna bir yeni rakam gelince, her şey değişir sanırdım.

Bambaşka bir dünya olacağına inanırdım.

Oysa bu sabah uyandığınızda dünya gene aynı, aynı çay ve kahvaltı.

Haberlerde aynı isimler, hiç de farklı değil  olan bitenler..!

Bir yıl önceki son gecenin devamı her şey.

Değişmeyen tek şey değişimin kendisi derlerdi.

Aydında eski bir dernek adıyla medya da ünlenmişti.

Daha önceden işiteniniz duyanınız var mıydı bilmem,

“Aydın dağlarının kaynak sularını borudan geçirme, bol su içirme “derneği.

Şaka yaptığımı sanmayın, böyle bir dernek vardı Aydında 1996 yılında, Merkezi de Vardar İşhanı’ndaydı.

 Aydın’ın tanınmış işadamlarının ve kişilerin üyelikleri ile dikkat çeken derneğin başkanı Ali Düşündüm,

Amaçlarının insanlara sağlıklı su içirmek olduğunu açıklıyordu.

Bir dönem Belediye başkanı,  Hüseyin AKSU ile Mahkemelik olan derneğin, borudan su geçirip geçirmediğini bilmiyorum ama Aydın delip geçen bir borudan, içinden geçen doğal gazdan bahsetmek istiyorum.

İçimde yara Yılın ilk gününde..!

Bu mübarek boru, önce Denizli’ye sonra da Nazilli’ye geldi, şimdi de artık Aydın’ın tüm sokaklarında..!

Aslında soba kömürü gibi atığı külü yok, konforlu ve rahat

Kışın ortasında sıcacık evler, ne kömür derdi nede hava kirliliği..!

Ama her kış, ellerde şişmiş faturalar,

Bol sıfırlı rakamlar, millet veznelerde taksit kuyruğunda.

Kullanan bir pişman, ağzı sulanıyor, kullanmayan,

Aydın dağlarının kaynak sularını borudan geçiremedik ama elin doğal gazını kendimize geçirmeği başardık.

Doğal gaz tabii bu tabii, bizden uzaklardan, taa binlerce kilometrelerden geliyor, daracık boru içinden geçerek, bize medeniyet getiriyor.

Dış mihrakların ürünü, ama öyle böyle değil baya sıcak haa..!

Hem evler sıcak,  hem de,  faturalar..!

Oysa hemen bastığımız toprağın altında, ekip biçtiğiniz tarlanızın yanında, öksüz, yetim, muamelesi gören Jeotermali, borudan geçirip, bu soğuk günlerde  ısınsak, ne güzel olurdu bu kış günlerinde..!

Hem de dört beş katı ucuz..!

Balçova’da  Afyon’daki  gibi..!

Hem de kökü dış mihrak değil,  bizden biri,  içerdeki mihrak.

Ama bıraktık Aydın’da kışın ısınmayı, yazın serinlemeyi, talip olduk, Türkiye’nin eksik enerjisini üretmeyi, kaçak kayıp önlense, enerjiye ihtiyaç kalmayacak.

Gel gelelim, kaçak kayıpları aramızda üleşip, hırsızların payını da faturalarını da biz namuslular ödemeye başladık.

Aydın diken üstünde.

Kimin umurunda, tarlalar, bağ, bahçe, Tarım ne halde..?

Bilirsiniz İncir’in düşmanıdır nem ve rutubet.

Jeotermal santralleri Aydın’ın mikro klimasını bozarak,

Nem ve rutubeti arttıran bir tehlike.

Zaten şimdiden belirtileri önümüzde,

Çok değil göreceğiz  bir on senede..!

O zaman da iş işten geçince,

Balık kavağa çıkınca,

Aydında tarım ölünce,

Bindiğimiz dalın kırıldığını görünce,

Hoca maya çalınca göle,

Kaşıklayın bakalım  kaseyi..!

Kahramanlık simgemiz, Yörük Ali, Efe den geriye,  

 

Kısmetinize Aydın’dan  ne kaldıysa  gari..!

 

ÖZÜN SÖZÜ: TAŞLAR DEĞİL, YAPILAN İŞLER ANITLARI MEYDANA GETİRİR.

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER- AYDIN

GSM : 0.505.8077828 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.