NASIL YÖNETİLİYORSANIZ, ÖYLE YAŞARSINIZ

Biz  Türkler demokrasiyi  yeterince özümseyerek anladık mı acaba..?

Ya da bu bize özgü “işime gelen” modeli   yeni bir demokrasi mi..?

Başkalarının da hak ve özgürlüklerinin olduğunu gözetmeden ,

Kendi haklarımızın ,sınırsız olduğu bir demokrasi.

Pek  Haksız da değiliz, Bozkırlardan Ovalardan yaylalardan her yer bizim , yayılmışız çayıra ..!
Ama artık yerleşim düzenine geçince  getirilen kurallar bizi sıkar.

Demokrasi seçim , geçim , çoğunluk azınlık demokrasiyi yıllardır tam öğrenemedik.!
Seçilenlerin en büyük yanılgısı, “ben çoğunluğum. Artık güç bende..her kararım demokrasidir. Çünkü arkamda çoğunluk var.” Yanılgısıdır.

Çoğunluk ben de deyip, bizimle aynı düşünmeyen diğer çoğunluğu görmemek,

Sadece benim doğrularım “doğrudur” demek..!

Oysa,

Kaçıncı yüzyıldayız, hala doğuda mal gibi alınıp satılan çocuk gelinler,

Yaşam kutsallığına el uzatan dindar olduklarını  savunan ve sanan gafiller,

Kadınları kızları ahırdaki davardan sonra canlı sayanları oy deposu olarak görenler.

Töreleri hala yasaların önünde görenler,

Demokrat mıdır, Avrupa’daki monarşi mi demokrasidir..?

Günümüzde  Monarşizm ve Meşrutiyet  ile  yönetilen ülkeleri araştırdım,

 Günümüzde monarşi ile yönetilen ülkeler hangileridir?

Avusturalya (Federal Meşruti Monarşi)

Antiller ve  Barbados ((Meşruti Monarşi)

Bahamalar (Meşruti Monarşi)

Bahreyn (Mutlak Monarşi)

Belçika (Meşruti Krallık)

Belize (Meşruti Monarşi)

Bhutan (Parlementer Monarşi)

Birleşik Arap Emirlikleri (Monarşi ile yönetilen 7 emirlikten oluşan federasyon)

Brunei (Meşruti Monarşi)

Büyük Britanya (İngiltere) (Meşruti Krallık)

Danimarka (Meşruti Krallık)

Fas (Meşruti Krallık)

Grenada (Meşruti Monarşi)

Hollanda (Meşruti Krallık)

İspanya (Meşruti Krallık)

İsveç (Meşruti Krallık)

Jamaika (Meşruti Monarşi)

Japonya (Meşruti Monarşi)

Kanada (Meşruti Monarşi)

Kuveyt (Meşruti Monarşi)

Lesotho (Monarşi)

Liechtenstein (Parlementer Monarşi)

Lüksemburg (Meşruti Monarşi)

Monako (Meşruti Monarşi)

Malezya (Federal Meşruti Monarşi)

Nepal (Meşruti Monarşi)

Norveç (Meşruti Krallık)

Papua Yeni Gine (Meşruti Monarşi)

Solomon Adaları (Meşruti Monarşi)

Suudi Arabistan (Mutlak Monarşi)

Svaziland (Meşruti Monarşi)

Tayland (Meşruti Monarşi)

Tonga (Meşruti Monarşi)

Umman (Meşruti Monarşi)

Ürdün (Parlementer Monarşi)

Vatikan (Seçime Dayalı Mutlak Monarşi)

Yeni Zelanda (Meşruti Monarşi)

En başta Arap ulusunun ülkeleri geliyor akla ,

 

Yukarıda listede yer alanlardan  demokrasinin beşiği kabul ettiğimiz , Avrupa ülkelerinde neden hala  DEMOKRASİ yoktur ..?

Hadi Arapları anladık ama, Avrupa da neden hala Krallık , Monarşi ve Meşrutiyet  yönetimi devam eder sorusunu anlamak zor.

Demokrasinin beşiği olarak kabul edilen Avrupa, köklü bir monarşi tarihine sahip. Dünyadaki 29 monarşiden 10’u Avrupa’da yer alıyor. Tarihteki güçlerini kaybeden krallar ve kraliçeler günümüzde sadece sembolik bir misyon ifa ediyor.

 Hollanda Krallığı’nda 75 yaşındaki Kraliçe Beatrix, 1983’te çıktığı tahtı 46 yaşındaki oğlu Willem-Alexander’a bıraktı. Ülkede her yıl Kraliçe Günü, yapılan etkinliklerle kutlanıyor.

1952 yılından bu yana Britanya’da tahta oturan 87 yaşındaki Kraliçe 2. Elizabeth’in varisi olarak 64 yaşındaki oğlu Prens Charles bulunuyor. Ama  Hollanda kraliçesi gibi makamını oğlu  Charles’a sağlığında devretmediğinden , bu gidişle oldukça sağlıklı Elizabeth ‘ den Prens Charles’a sıra gelmeyecek gibi görünüyor..!

PEKİ AVRUPA GİBİ DEMOKRASİNİN BEŞİĞİ SAYILAN KITA DA NEDEN HALA KRALLIKLAR VAR..?

Şimdi gelelim işin gizemli aslına.. 

Bizim ülkedeki durumu irdeleyip oradan Avrupa demokrasisini sonra bakalım.

İğne ile çuvaldız misali

Bizim ülkede siyasi liderler, ''Ben istersem halka kütüğü bile vekil seçtirebilirim'' demiştir hatırlarsanız, hatta 80 İhtilalinin MDP si Horoz Partisi  de o ön çeçimle gelenlerdi…!
Sonuç malum.

Halkın içinden gelen adamlara,  halka yönetme imkanı verirseniz iş zıvanadan çıkar, yani ''ayaklar baş olursa kıyamet kopar.

“Hani o İlkokul’da anlatılan ''cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesidir'' yanlış uygulanırsa,  böyle felaketler verir, çünkü halklar kendisini yönetemez..!

Ülkeyi bir gemi gibi düşünün, geminin kompartımanı, kamarası, makine dairesi, kaptan köşkü  vardır ya, 

Siz bu kaptan köşküne alır da makine dairesinden kaptan yaparsanız, o gemi batar, ya da bir romörkör gelir istediği yöne çeker..!
 İşi ehline bırakacaksınız.. Yani kaptan köşküne kaptan nitelikli insanları oturtacaksınız ki, o gemiyi onlar kontrol etsin, doğru yere götürsün. 

Avrupa demokrasisinde ise durum şudur, krallık dediğimiz kaptan köşküdür, burada aristokratlar ve krallar oturur.

Yönetime gelen şahısları, ülke politikalarını, yapılacakları, izlenecek yolları bunlar belirler, çok ufak bir azınlıktır ama hepsi olması gereken yerdedir, elitler de denilir.



Halkın önüne çıkacaklar, seçilecekler de bellidir.. Yani hiç bir zaman bu akil adamlar -elitistler- makine dairesinden , işçiyi seçip de hiç bir şey bilmeyeni geminin başına oturtmazlar, oturtuyorlarsa muhakkak bir şey öğretmişlerdir, denileni yapar, yani muazzam bir ekip çalışması vardır.

Şu an muhakkak ki şu tip sözleri duyuyorsunuzdur, şu ''Obama'' nasıl bir adam, hiç ülkeyi yönetiyormuş gibi tipi yok, devlet adamı böyle mi olur? 

Evet aynen öyle olur, yapılacaklar bellidir, söylenecekler bellidir, devletin başındaki de onu yapar, ona göre yetiştirilmiştir, ama hiç bir zaman karar verici yetisine asla tek başına sahip değildir.

İşte vaziyet budur, orada sembolik denilen krallıkları kaldırırsanız bütün ülkeyi komple yıkmışınız demektir. O yüzden asla kaldıramazsınız.

 bugün en gelişmiş ülkelerin çoğunda krallık var, bunlar bize demokrasi için diretiyorken,  neden krallıklarını kaldırmıyorlar..?
 biz de Osmanlı hanedanlığını sembolik olarak yerinde  tutsaydık nasıl olurdu? Başında da kostüm fuarındaki giysilerle  bir Sultan , sembolik olarak kalsaydı..?

Mesela benim gibi bu köşe yazarı fakir bir  Sultan (!)
Tıpkı bugün Avrupa’daki gelenekçi , yaşlı nüfus’un tercihi gibi..!

Avrupa’da bu makamların sembolik ve geleneksel olduğu söylense de, aslında yazılı yetkileri oldukça fazladır.
Zaman zaman aklıma, bazılarının siyasi sevicilikle çok istediği, ancak benim sadece nostaljik olarak, Osmanlı’yı olarak yeniden canlandırıp, Avrupa ülkelerindeki gibi sembolik olarak Topkapı sarayında tarihi yaşatmak projesi takılır.

Çünkü ne desek ve söylesek de, Osmanlı’nın , modern Türkiye’nin bir önceki devri olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz..!

Nasıl demokrasinin beşiği İngiltere’de geleneklerini yaşatan Kraliçe, diğer Avrupa ülkelerinde krallar ,Topkapı da sarayda  bir sembolik padişah ,her Cuma canlı, Dersaadet günleri, tarihi canlandırmak ve Turizm  tanıtım için ne ilginç olurdu..?

Ama sonra hemen vazgeçtim bu fikrimden,

Millet Avrupa’da kralını kraliçesini bağrına basar, söz olmaz,

Bizim millet hemen ayaklanır, yeşil bayrağa sarılıp “padişahımız çok yaşa”

Derse alimallah,

Birileri de bunun üzerine atlayıp , “çoğunluk istiyor” diye başımıza ne çoraplar örer..!

Bir de padişahımız eksik  başımızda.…!

Ondan sonra da, zaten pek hevesli olan birilerine, devletlum sen çok yaşa…!

Aman ne siz okudunuz,  ne de , ben yazdım, bize sadece tam Demokrasi ve Cumhuriyet  lazım..!

SÖZÜN ÖZÜ ;
BAŞKALARININ BİLGİSİ İLE BİLGİN OLSAK BİLE ANCAK KENDİ AKLIMIZLA AKILLI OLABİLİRİZ.

MEHMET ÖZÇAKIR 

mehmetozcakir@homail.com

PK:110 EFELER -AYDIN

GSM : 0.505.8077828

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 7 Bulutlu
Yarın: 16/9 Çok bulutlu