İŞ BİLENİN, KILIÇ KUŞANANIN, MARİFET KONUŞAN DEĞİL, YAPANIN (özcakır)

 

Onmayacak bir hastalığımız, “suyu getirenle, testiyi kıranı” ayırt edemeyiz,

Ya da  ayırt etmek istemeyiz..!

Kimi kişiler, “mış gibi “ etrafında gezip dolaşırken, kimileri ağzıyla kuş tutsa dönen bakanı olmaz.

İşte burada reklamlar ve imajlar konuşuyor.

Siyasette  de böyle, dernekte de, iş hayatında da..!

Hep gücün ve liderin yanında karelerde yer almak, kurdeleleri keserken hemen bir makas kapmak, “mış gibi” yapmak..!

Eleştirmek çok kolaydır yapmak ise kimsenin işine gelmez..!

Aşağıdaki anekdottaki gibi,

Hayli usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış.

Ustası öğrencisini uğurlarken;

- "Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?" demiş.

-" Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmini beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma" diye eklemiş.

Öğrenci, ustasının dediğini yapmış ve birkaç gün sonra meydana bıraktığı resme bakmaya gitmiş.

Resmin nerdeyse her tarafının çarpılar içinde işaretlendiğini görmüş.

Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş.

Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş.
Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.
Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.
Yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş.

Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.
Usta ressam şöyle demiş:
-"İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. İkincisinde, onlardan müspet, yapıcı, olumlu olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi."
Kıssadan hisse,
- Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın. 
- Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma. 
- Asla bilmeyenle tartışma…!

****

Efeler belediyesi geçtiğimiz Kurban bayramın 2. Gününde Aydın’ın mahalleye dönüşen Gözpınar köyünde şehitlikte 1922 Yunan mezaliminin 96. Yılı anma toplantısı düzenlendi.

Açıklama: http://www.aydinilkhaber.com/d/news/5776.jpg
Çanakkale bilincinin eriştiği on yıldan bu yana vatana canını feda eden ve Yunan mezalimini yaşayanların anıları yad edildi.

İl dışında olması nedeniyle Mesut beyin yerine Başkan Vekili Halis Günday ile beraber tören alanında hazır bulunduk.

Aydın, Merkez, Gözpınar Köyü Şehitliği Efeler ilçesine 15 km. uzaklıktaki Gözpınar (eski adıyla Araplı) Köyü içindedir. Yunan mezaliminin en acı yaşandığı merkezlerden birisi olan köyde, mezarlığın güneyindeki Derviş Yeri denilen alanda,  44 kişiyi tarayarak şehit edilir. Cenazeleri sonradan buraya gömülür ve taşları dikilir.

Ancak aslında katliam yapan Yunanlılar, katlettiklerinin sayısı, köydekilerle beraber, 174 kişidir.

1919 yılında Yunan işgali sonrasında Aydın’ı işgal eden Yunan güçlerinin Yunanlı Komutan için 1922 yılının Ağustos ayında civarda methini duyduğu balın köylülerden bulunarak getirilmesini ister. Bir hafta sonra geleceğini, geldiğinde balın hazır olmasını emreder. Yunanlılara yataklık eden Sarı İmam lakaplı şahıs komutanın bu emri üzerine Gözpınar Köyüne gelerek, daha önce bal istediği köylülere Yunan Komutanımın istediği balı almağa geldiğini söyler. Beş gün önce balı kesmesini söylediği köylü “Bu köyün ve benim Yunan Komutanına gönderecek balımız yok” der. Bu sözlere aşırı kızan Sarı İmam hiddetle köylünün üzerine doğru yürür. Köy meydanında bu olayı izleyen diğer köylüler Sarı İmamı n üzerine hücum ederler ve darp ederek Yunanlılarla işbirlikçisi adamı, kovalarlar.

Aradan üç beş gün geçer ve Yunan işgal kuvvetleri Komutanı yanında Yunan Askerleri ile Sarı İmam lakaplı işbirlikçi beraber olduğu halde tekrar Gözpınar Köyüne gelirler.  Köy halkından silah zoruyla gıda malzemeleri isterler. Köylülerin zorla istenilen bu yiyecekleri getirmelerinden sonrasında halka çeşitli eziyetler yaparlar.

Köy halkı aleyhlerine dönüşen bu durumun daha da kötüye ve mezalime dönüşeceğini hissederek köyün çoluk çocuk ve kadınlarının köyden uzaklaşmalarını sağlayarak yakındaki ormanlık alanda saklanmalarını sağlarlar

Gecenin ilerleyen saatlerinde düşündükleri başlarına gelir,  Yunanlı Komutan erkeklerden oluşan kalan tüm köy halkını köyün dışındaki bir alana götürülmelerini emreder.

Tam 96 yıl önce, 22 Ağutos 1922 tarihinde gece yarısı yapılan katliam sonucunda ağaçlık bir alanda toplanan 44 erkek elleri arkalarından bağlanarak kurşuna dizilerek öldürürler. Köyü yakarlar.

Ormanda gizlenen Köyün kadın çocuk ve yaşlıları ve çocukları,  sıcak yaz gününde üç beş gün daha geçirdikten sonra köye geri dönerler. Köy meydanında alevler ve yıkıntılar arasında erkeklerini ararlar bulamazlar. Köyün civarında aramaya çıktıklarında ise erkeklerinin cesetlerini bulunurlar.

Köyde katledilen tüm erkeklerden sonra sağ kalan kadınlar arasından Gülizar isimli bir köy kadını muhtarlığa soyunur ve yakındaki köylerden yardım aramaya koşar.  Gelen diğer köylülerle önce cenazeleri defnederler,  ama bu katliamın yapılmasına yardım eden sarı imam lakaplı haini ve savaş mezalimini unutmazlar.

Yıllar sonra şehitlerin hatıralarına 2012 yılında anıt yapılan şehitlik Aydın’ın geçirdiği acı günler anısına, nice isimsiz ve bilinmeyen şehitliklerin yanında, Efeler Çayyüzü şehitliği, Karatepe,  İncirliova – Erbeyli ve Germencik - Kanlıbahçe, Atça -Çomaklı şehitlikleri gibi tarihe tanıklık etmektedir.

İÇİMİZDE, SARI İMAM LAKAPLI HAİNLER, BUGÜN DE ARAMIZDADIR.
AMA O HAİNLERİ YOK EDECEK YÜREKLİ EFELER VE KIZANLARI DA, HALA YAŞAMAKTADIR.

Geçen hafta sonu Kuşadası Caferli köyünde 3. Yapılan Güz şenliklerini izlemek üzere erkenden öğleye doğru köye gittim.

Bir gece önce Suna Yıldızoğlu konseri ve film gösterisinden sonra, Pazar günü gene konser ve etkinlikler ile devam eden şenlikler köye az da olsa bir turizm canlanmasına vasıta oluyor.

Zaten 170 civarı nüfusu olan köy, en az bir aynı sayıda ziyaretçi çekerek, köyün tek kahvesini doldurdu.

Bu bir günlük şenlik için köylüler boş arsalarına otoparka çevirerek kapısında 10 lira park ücreti talep etmeleri şenliklere gölge düşürdü doğrusu.

Bir fincan kahveye 5 lira istenmesi, bir küçük şişe suyun 3 liraya satılması, bir küçük tabak keşkek ve ayrana 20 lira talep edilmesi gelenlerde hayal kırıklığı bıraktı. Köylülerin şenliği fırsata çevirme ve aşırı para kazanma hırsı eğlenceden uzak ve erken dönüşlere neden oldu.

Bindiği dalı kesen Nasreddin hoca gibi, aslında ucuz ama sürekli ziyaretçi çekmesiyle her tatil günü, hafta sonu tatilinde köye daha çok ziyaretçinin gelebileceğini düşünemeyen Caferli köylüleri gelen misafirleri bir kez yolunacak kaz gibi görmeleri çok yanlıştı doğrusu.

Her yerde gezinen ve iyi bir ev sahipliği yapan, 80’lerin Türkiye ve Avrupa güzelimiz sevgili Nazlı Deniz Kuruoğlu her şeyin iyi gitmesi için özel çabası ile köy tanınır oldu. Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar, güneş gözlüğü, açık hava ve yakın çekim

Ama uğruna bundan sonraki hayatını Caferli köyüne adayan Nazlı hanımın aksine köylülerin ve stand açan diğer kişilerin fahiş fiyatlar talep etmesi herkes tarafından yadırgandı.

Umarım bunu biri köylülere duyurur ve gelecek yıl , dışarıdan misafir gelmez ise kendi başlarına şenlik yapmak zorunda kalırlar..!

***

Aydın Barosu yeni adli yılın açılış törenlerini verdikleri bir resepsiyon ile kutladı.

İlçelerdeki Müzaharat Bürolarında da kutlanan törenlerin yanı sıra Aydın’daki kokteyl geniş katılımla sevgili Soprano Olcay Şahin’in ve arkadaşlarının nefis müzik gösterisi ile taçlandırdılar. https://scontent-vie1-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/40684288_10156536005963468_2299954626230747136_n.jpg?_nc_cat=0&oh=d0a617119f15a09fca5e366aca21afc2&oe=5C3A945E

Böyle organizasyonlara ev sahipliği yaparak, nefis müzik dinletisi ile ruhumuzu okşayan Baro ve Başkanı Gökhan BOZKURT’u kutluyorum.

 

SÖZÜN ÖZÜ:

HİÇ KİMSE ASLA VAZGEÇİLMEZ DEĞİLDİR, MEZARLIKLAR, KENDİNİ VAZGEÇİLMEZ SANANLARLA DOLUDUR. SANMA Kİ SADECE KENDİN  BİLİRSİN, YAPACAK BİRİ ELBET BULUNUR..!

 

 

 

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
29 / 13 Güneşli
Yarın: 28/13 Parçalı bulutlu