GEÇEN HAFTANIN OLAYLARI, NELER OLDU İŞTE YORUMLARI

Aydın Efeler kent merkezi yıllar sonra büyük bir mitinge sahne oldu.

Bu mitingden de öte, bir çevre çığlığıydı.

“Her şeyin başı sağlık” deyişinin yansımasıydı.

Her siyasetçinin  “dağlarından yağ, ovalarından bal akar” diye söze başladığı bu topraklarda siyasi değil, çevreci bir haykırış vardı hafta sonunda.

En verimli toprakların, enerji üretimi uğruna kirletildiği jeotermal ‘den enerji üretiminin bu kente verdiği zarar, binlerce kişinin protestosuyla haykırdı dün Aydın.

Başörtülüsü, türbanlısı , başı açığı, Çiftçisi, köylüsü, üreticisi, tüketicisi ile bu kentin gerçek sahipleri topraklarına, su ve havasına sahip çıktı.

Jeotermal’in katma değerini gündeme getiren, Ziraat Odası başkanlığı da yapmış ve üstelik Ziraat Mühendisi bir Vekil’in açıklamaları ise herkesi hayrete düşürdü.

Nerdeyse çok masum olduğunu açıklayan vekil , bu topraklarda  doğan yaşayan ve hizmet eden biridir.

İnşallah dedikleri doğru çıkar da, kimse onulmaz hastalıklarla karşılaşmaz.

Tabii yakınları ve kendisi de..!

Aydın’ın yatırımlarına yön veren karar makamları , maalesef bu kentte misafir.

Onlar yolcu, bizler hancı.

Verilen  yatırım kararlarının olumsuz  etkisi yıllar içinde bizlere dönecek.

Artık iyi mi , kötü mü, herkes görecek , ama sonuç baştan  belli.

Kuruyan ağaçlar, kirlenen yeraltı suları, bozulmaya uğramış genler DNA’lar, bir kenti ölüm çukuruna itiyor günden güne.

Jeotermal enerji ,ülkemizin genel enerji üretiminde payı % 4-5 arası.

Oysa aynı istatistiklere göre kaçak kayıp oranı % 15 .

Yani siz  elektrik kaçak kayıplarını  yarı yarıya indirseniz, Jeotermal enerji üretiminin iki katı enerji elde edecekseniz.

Böylece Jeotermal’e gerek bile kalmayacak.

Bu gerçek göz ardı edilerek, hala enerji uğruna Ülkemizin  markası Aydın İncir’i  ve Zeytin’i başta olmak üzere Tarım topraklarının katledilmesini önleyemeyenleri, AYDIN AFFETMEYECEKTİR.

Aydın haklı olduğu bu dava da yıllar sonra,  ilk Çiftçi direnişinden sonra bir araya geldi.

Ayrıca  1919  YUNAN İŞGALİNDEKİ AYDIN’ DA SADECE EFELER DEĞİL AYDINLI DİN ADAMLARIDA PADİŞAHIN OĞLUNA BAKIN NASIL BAŞ KALDIRMIŞ ..?

EFE RUHU  BİZİM GENLERİMİZDEN GELİYOR.

Tıpkı yüzyıl önce Yunan işgali sırasında İlleri gezen Padişah’ın nasihat heyetine gösterdiği tepki gibi.

Aydın halkının  sağduyusu her zaman galebe çalmıştır.

100  yıl önce bugün  “Heyet-i Nasiha”, nasihat heyeti, bugünkü dille, “öğüt kurulu” ,Halka işgale karşı direnmemeleri,  ve öğüt vermek, yol göstermek amacıyla Nisan 1919’da Sadrazam Damat Ferit tarafından iki ayrı kurul olarak oluşturuldu.

 Ege Bölgesi’ne gidecek kurulun başına Şehzade Abdürrahim Efendi,  İşgal edilen Ege topraklarında ,Yunan işgalcilerine  direnilmemesini  sağlamak üzere trenle Aydın’a gelmişti.

AYDINA GELEN HEYETİ NASİHA HEYETİ BAŞKANI ŞEHZADE’YE KUVVAYI MİLLİYECİ ESAT HOCANIN DEDİKLERİ tarihin içinden anılarda böyle anlatılıyor.

“Heyet-i Nasiha, Aydın’a giderken yol üzerindeki istasyonlarda törenlerle karşılandı. Köylüler tarafından şükran ve bağlılık göstergesi olmak üzere incir, badem, ceviz gibi hediyeler verilmişti. Germencik ve Karapınar’da öğrenciler tarafından konuşmalar yapılmak suretiyle saygı gösterilmişti.

Heyetin Aydın’da parlak bir şekilde karşılanması için yoğun hazırlıklar yapılmış, halk ellerinde bayraklar olduğu halde akın akın istasyonda toplanmıştı. İstasyondan hükümet konağına kadar olan yol halılarla kaplanmış, bütün dükkân ve mağazalar süslenmişti. Şehzadeyi taşıyan araba istasyondan hükümet konağına halkın alkışları ve “Padişahım Çok Yaşa” sesleri arasında geldi. Burada bir süre dinlenen şehzadeye ve heyete limonata ikram edildi. Padişah beyannamesinin okunmasından sonra tören bitmiş ve şehzade ikametine ayrılan Kemal Bey’in evine gitmişti.

Lütfi Arif Kenber Heyet-i Nasiha’nın Aydın’da bulunduğu günlerde geçen şu olayı anlatmaktadır: “Heyeti Aydın’da karşılayan halk arasında din adamlarının bulunmayışı şehzadenin dikkatini çekmişti. Şehzade, mutasarrıfı vekili Fuad Bey’e, “Aydın’ın müftüsü, imamı, hacısı ve hocası olmadığından mı yoksa başka bir maksatla mı heyeti karşılamaya gelmediklerini” sormuştu.

Fuad Bey, “Aydın’da İttihat ve Terakki’ye mensup Esat Hoca’nın etkisi ve teşvikiyle karşılama törenine gelmediklerini” söyleyince, şehzade Esat Hoca ile görüşmek istemiş ve hoca şehzadenin huzuruna getirilmişti.

Şehzade, hocaya, “… şehzadeyi bir misafir sıfatıyla olsun istikbal etmeniz lâzım değil mi idi?” diye sordu.

Hoca cevabında şunları söyledi. “Efendi hazretleri… sebeb-i teşrifinizi bildiğimiz için istikbalinize varamadık. Bizim nasihata ihtiyacımız yoktur. Hıristiyanlarla iyi geçinmediğimizi kim söylüyor? Eğer siz söylüyorsanız bütün cihan umumî efkârına siz ilân ve tebliğ etmiş oluyorsunuz. Bu havaliyi gezeceksiniz, Hıristiyan mahalleleri mamur ve âbâdân (şen, bayındır), İslâm mahalleleri ise muhtac-ı ümrandır. Biz Türkler, cephelerde harp edip aziz vatanımızı korumaya çalışırken, onlar fabrikalar kurmuşlar, bağlar, bahçeler içinde yaşarlar. Servet, saadet, refah her şey onlarda, fakr-ü zaruret Türkler de toplanıyor. Nasihati bizlere değil, bizi iktisaden öldürmeye çalışan zümreye vermeniz lâzımdır.”

Hocanın bu sözlerine sinirlenen şehzade hocaya, “padişahın vekilinin huzurunda bulunduğunu ve millet arasına tefrika soktuğunu” söyledi.

Hoca cevabında, “Aydın’da bütün münevverlerin aynı fikir ve kanaatte olduğunu” söyledi.

Huzurundan ayrılmaya hazırlanan Esat Hoca’ya şehzade, “Hoca, bütün bu sözler İttihatçı ağzından çıktığı için bizce bir kıymet ifade etmez” dedi.

Esat Hoca, “Sözlerimin kıymetini ve içinde saklı hakikatlerin mahiyetini siz takdir edemezsiniz. Aziz milletimiz elbette takdirde gecikmez. Millet bizim yolumuzdadır. Sizin yolunuzda kimsecikler yürümez.” cevabını verdi. Bu cesur sözler heyetin Anadolu’da gördüğü ilk tepkidir.

Aynen bugün jeotermal’in çevreye etkilerini olumsuz gösterenlere karşı çıkanlar  olduğu gibi,  Jeotermalin katma değerini gündeme getirenler gibi, hatta nerdeyse jeotermalin tarım’a etkisini göz ardı edenler olduğu gibi.

Dün nasihat heyetine karşı çıkanlar, Bugün ileride büyük çevre  felaketine neden olacak Jeotermal’e de karşı duruşuyla haklı olduklarını er geç anlaşılacaktır.

Dün, vatan toprağı düşman işgalindeyken karşı duran AYDIN, bugün jeotermal’in hatalı kullanımıyla aynı toprağımız, su ve havamız 100 yıl sonra, Çevre işgalinde.!

***

Aydın Büyükşehir belediyesi, Bursa Büyükşehir belediyesi tarafından ekonomik gerekçelerle satılığa çıkarılan kadın Voleybol takımının isim hakkını 900.000 TL’ye satın alarak, kimlerine göre de, oyuncu alacakları ve aracılara ödenen paralar da dahil 4 trilyona yakın bir para ile TVF Sultanlar liginde temsil hakkını üstlenmişti.

Bursalı spor yazarı arkadaşım, bu satışın nedeninin arkasında, ekonomik sorunlar değil, kadın voleybol takımının şortla maçlara çıkması nedeniyle, Recep ALTEPE’den sonra yönetime getirilen muhafazakâr belediye yöneticilerinin, kısa şortlarla maça çıkan kadın takımına sıcak bakmaması nedeniyle satıldığını belirtmişti. Bursa, genel de muhafazakâr yaşayan insanlarla tanınması nedeniyle, bu tespitte haklılık payının bulunduğu yoğunluk kazanıyor.

Takımın isim hakkını satın alan AYDIN BÜYÜKŞEHİR, böylece ilklerin arasında Aydın adını kazıdı.

12 takımın yer aldığı ilk hafta İlk resmi maçını hafta sonu Aydın’da THY ile yapan Aydın Büyükşehir net bir skorla 3-0 yenmeyi başardı, İstanbul rakibini. Böylece 3 puan ile Eczacıbaşı ile aynı sırada ilk sırayı paylaştı.

Sultanlar ligi sayesinde AYDIN adı ulusal basında anılmaya başladı.

Maçları izlemeye ulusal spor yazarları gelmeye başladı.

Tribünler doluydu, kentin reklamı ve tanıtımı  yaygın  medyada yerini alırken, kadın Voleybol takımı AYDIN markası olarak anılacak.

Nasıl Futbol da bir Akhisar ilçe olmasına rağmen 4 büyükler gibi anılmaya başlandı, Aydın da,  kadın Voleybol takımı ile konuşulacak.

Tebrikler Aydın Büyükşehir kadın Voleybol takımına ve onun kadrosuna.

***

Dün  Pazar günü Aydın Adnan Menderes stadında Aydınnspor 1923  'ün konuk ettiği  BAL ligi temsilcisi Isparta Davraz spor maçı güneşli bir havada oynandı.

İlk yarıda  kırmızı kart görerek on kişi olarak mücadele eden Aydınspor 1923 , penaltı golü ile 0-1 yenik  olarak ilk yarıyı bitirdi.
25 ' e yakın Isparta  taraftarın da izlediği maçta bol gol bekleyen siyah beyazlı  taraftar açıkça hayal kırıklığına uğradı
İkinci yarıda hızlı başlamasına rağmen 
Davraz spor karşısında ,  gole uzanan ayakları yetersizdi.
İlk yarıda  attığı  golün üzerine yatan Davrazspor maçı yavaşlatarak futbolun hızını düşürünce müdahale eden Aydınspor 1923   ile o konuk  takım oyuncuları arasında gergin anlar yaşandı.
Açıkça izleyenlere pek keyif vermeyen maçta Aydınspor 1923 saha ve seyirci  avantajını iyi kullanamadı.
Sarı kartların havada uçuştuğu maçın hakemi de vasatın üzerine çıkamadı.
İstikrarlı bir çizgi izleyemeyen  Aydınspor 1923  , klasik bir golcü eksikliğini hala gideremedi.
Sizin anlayacağınız işimiz zor, ümitler gelecek bahara ..!

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

0.5058077828

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
9 / 0 Az bulutlu
Yarın: 13/7 Sağanak yağışlı