AYDIN DEPREM RİSKİNİN ALTINDA, FARKINDA MIYIZ ACABA?

 

Marmara’da  yaşanan her küçük bir sallanmayla hemen ülke gündeminin en başına oturuyor DEPREM..!

Hafıza sorunu olan ve unutan bir milletiz.

Bir şeyin ve olayın başını iyi yakalayıp sonunu getiremiyoruz.

İlkeli duramıyoruz.

Onun içindir ki muhtemelen, “Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir” denilen sözü birileri bizim bu huyumuz için söylemiş olmalı.

Biz de 1999 Marmara depremi sonrası devletin kamunun denetiminde yapılamayan yapı denetimini özel şirketlere devrederek sözde depreme karşı güvenliği sağladık.

Ama sistem öyle kötü işliyor ki, “yapı denetim hizmet bedelini ödeyen işvereninizi, siz denetliyorsunuz”.

Bir başka deyişle  “müşteri velinimetimiz” sözünü, “müşterimiz işverenimiz” olarak değiştirdik bu yapı denetim yasasıyla.

Sizi “beni denetle diyen ve bunun için bedelini ödeyen” müteahhidi siz nasıl tarafsızca denetleyebilirsiniz..?
Bizde “parayı veren düdüğü çalar” sözü tam burada devreye giriyor.

Asıl patron kim..?
Parayı veren müteahhit mi, parasını müteahhitten alıp denetleyen yapı denetim firması mı..?

Hadi Yapı denetim firması yasalara ve tekniğine uygun bina için, yanlışa izin vermedi, her şeyi yaptı diyelim, bu kadar dürüst ve sağlam bir firmayı aynı müteahhit bir daha gel beni denetle der mi..?

İşin kolayı varken , diğer göz yuman firmalarla çalışmaya  geçmez mi..?

İşte bu Ülkenin gene bir sarmal sorunu.

Acilen yapı Denetim yasası değiştirilmeli, devlet denetiminde sırayla, hal hatıra bakılmadan, hangi firma denk gelirse sıradaki hat bekleyen minibüs gibi, firma seçimi müteahhide bırakılmamalıdır.

Aksi takdir de, ekonominin acı ama gerçek kuralı “kötü para her zaman iyi parayı kovacaktır.”

İşin rahatlatıcı yönü, artık 2000 yılından bu yana bu fakir yazarın bürokratlığı dönemindeki çalışmalarıyla, Aydın’daki inşaatlara getirilen Valilik İdari genelgesiyle getirilen “fabrikasyon hazır kullanım” zorunluluğudur.

Binaların artık projelerine, kullanılan betonlarına ve şantiye uygulamalarına bir çeki düzen getirilmiş ise de yukarıda açıkladığım gibi sistemden kaynaklanan Ticari sorunlar hala çözülememiştir.
Gelelim Aydında neler yapılıyor depremle ilgili..?

Belediyeler kentsel dönüşüm için riskli bölgeleri belirledi mi..?

 Büyükşehir ve  17   belediye  hala kış uykusunda..!

Siyaseten bir getirisi olmayacağı inancıyla, bir çok başkan elini taşın altına sokmadığını, Aydınlı olmayan bürokratlarında nasıl olsa tayinim var, endişesiyle, “Ortada sorun var yandan geç” misali sorunlara bulaşmamak için “..miş gibi yaparak”, maalesef buz dağının altındaki bu sorun, unutuldu gitti.

Deprem unutulsa da,kendisini asla  unutturmaz.!

Meclis kararıyla fay hattının yerini değiştirildiği Aydında, Bu güzel ve özel ülkemde depremden kaçış yok.

Herkes elini, olmadı başını, taşın altına sokmalıdır.

Seçim kaybetmek adına olsa da, radikal kararlar alınmalıdır.

Aydın’ın Ilıcabaşı, Sökenin Abalaki, Kemalpaşa semtleri, Kuşadası’nın çevre yolu kenarı, Ege mahallesi Dağ mahallesi, acilen kentsel dönüşüm içine alınmalıdır. Evet, Ilıcabaşı alındı ama kaplumbağa hızıyla yürüyor işler.

Aydın’ın kurtuluşunu sadece 7 Eylülde aramayalım, kimseyi korkutmayalım ama bir gerçeği de bilelim.

1970 li yılların başında  yoğun  yapılaşma yaşayan Aydın Efeler ilçesindeki Adnan Menderes Bulvarının çok katlı binalarının yorgun ve elle dökülen, betonlarla inşa edilmiş kaç tanesi depreme karşı dayanım testi yapıldı..?

Bu apartmanların bazılarına sonradan üç dört kat ilave edildiğini, hatta  aynı yıllarda kente birer kat daha genel kat artışı verilmesinin ardından, Aydın’ın en üst katları birer uçan daireye dönüşmedi mi…?

Allah hiç göstermesin ama yedi şiddetinde bir deprem, Adnan Menderes Bulvarında, Nazilli de Ordu caddesi ile Atatürk caddesinde iki bin yılından önce elle dökülen betonla yapılmış yapılarda ciddi sorunlara neden olabilecektir.

Aydın’ı yönetenlere soruyorum, günlük  işlerden fırsat bulup, “en sorunlu” ama “herkesin sorumlu” olduğu deprem tehlikesine karşı ne yapıyoruz..?

Koca bir hiç..!
Yukarıdaki ve Aşağıdaki fotoğrafları unutmayalım, unutturmayalım.

Bu kareler büyük bir depremde Aydın’da da karşımıza çıkabilir.

Alınan önlemlerin tamamı depremden sonraya ilişkin, ama eğer yapılarımızı depremden önce önlem alarak,   kentsel dönüşümle yenilersek, depremden sonra çadır aramaya ve “nerde devlet” diye haykırmaya gerek kalmayacaktır.

 

SÖZÜN ÖZÜ: GİDECEĞİNİZ YERİ BİLMİYORSANIZ, VARDIĞINIZ YERİN HİÇ ÖNEMİ YOKTUR.

Mehmet ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.532.3722627

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 15/8 Parçalı bulutlu