SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ

Aydın da geçtiğimiz hafta Pazar günü Sarıkamış şehitlerimiz düzenlenen anma toplantısında, yüzlerce genç ile birlikte Kemer şehitliğine dek yürüdük.

İl protokolünden Efeler Kaymakamı, İl Emniyet Müdürü, Kültür ve Turizm Ticaret Müdürü ve Gençlik ve Spor İl müdürü ile beraber toplandığımız Mimar Sinan Mahallesi önünden Kemer şehitler mezarlığında anma töreninde duygu yüklü anlar yaşadık.

1914 yılının dağlardaki soğuk ölümü yaşatmak ve yaşamak için Pazar günü aynı ruhla yürüdük.

Aydın dağları da o sabah bembeyaz yorgana bürünmüş, karlar altında adeta Sarıkamış’ın o günü gibi bize eşlik ediyordu.

Aslında bu yürüyüşü  karlar altında Paşayaylası’na  yapılması daha anlamlı olacaktı.

Pazar günü yürüyüşte yine de, içimizden bir borcumuzu ödeyerek ahde vefa duygusuyla ayrıldık şehitlikteki törenden .

Peki hafızalarımızı yenileyelim, ne  olmuştu 104 yıl önce Sarıkamış’ta?

Sarıkamış’ta 60 bini donarak olmak üzere 78 bin şehit vermiştik.

1914 yılının 15-22 Aralık tarihleri arasında, Sarıkamış yakınındaki Allahuekber dağlarında, Kars’ı Ruslardan geri almak için harekata katılan 60 bin asker donarak öldü.

Başkumandan vekili Enver Paşa büyük bir güçle, Rusları hiç beklemedikleri bir yerden, Allahüekber dağlarından aşarak vurmayı ve Kars’ı yeniden vatan topraklarına katmayı hedeflemişti.

Allahuekber dağlarının yer yer 2-3 bin rakımlı geçitlerinde ısı sıfırın altında 30 dereceye kadar düşüyordu. Türk askerlerinin büyük bölümü ise çölden gelmişti ve üzerlerinde yazlık üniformalar vardı.

Sarıkamış’ta dondurucu soğuk altında askerlerimizin durumunu Kurmay Subay Şerif Bey “Sarıkamış” adlı kitabında şöyle anlatıyor:

“Yol kenarında karların içinde çömelmiş bir asker, bir yığın karı kollarıyla kucaklamış, titreyerek, feryat ederek dişleriyle kemiriyordu. Kaldırıp yola sevk etmek istedim. Beni hiç görmedi. zavallı çıldırmıştı. Bu suretle şu lanetli buzullar içinde biz belki on bin kişiden fazla insanı bir günde karların altına bıraktık ve geçtik”.

Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkan Vekili Dük Aleksandroviç Pietroviç Sarıkamış’ta gördüklerine anılarında şöyle yer vermiş:

“İlk sırada diz çökmüş 9 kahraman. Mavzerleriyle nişan almışlar, tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar… İkinci sırada cephane taşıyanlar var, sandıkları bir avuçlamışlar ki, kainattan hırslarını almak istiyor gibiler. Öylesine kaskatı kesilmişler… Ve sağ başta Binbaşı Nihat. Dimdik ayakta, başı açık, saçları beyaza boyanmış, gözleri karşıda…Allahuekber dağlarındaki son Türk müfrezesini teslim alamadım. Bizden çok evvel, Allah’larına teslim olmuşlardı.”

Allahuekber dağları, 37 bin şehit verilerek aşıldı ve Sarıkamış kuşatıldı. Sarıkamış kuşatma harekatı aşırı soğuk ve açlık yüzünden, hedef ele geçirilemeden, 5 Ocak 1915’de sona erdi.

Osmanlı Ordusu bu dağlarda, 60 bini donma sonucu tam 78 bin şehit verdi. Rus birlikleri de bu savaşlarda 32 bin askerini kaybetti. Bugünün gençlerine ve gelecek nesillere bu  toprakların nasıl vatan olduğunu işte bu Sarıkamış, Afyon,, Dumlupınar, Çanakkale ve Kurtuluş savaşı ile  Çayyüzü, Gözpınarı, Çomaklı, Kanlıbahçe ve Erbeyli şehitlikleriyle anlatmalıyız.

Kabirleri nur olsun, isimsiz bu kahramanları tekrardan rahmet ve minnet ile şükranla anıyorum.

***

Dün sabah acı bir başka haberle AGC Yönetim Kurulu üyesi ve SES Gazetesi yazı İşleri Müdürü sevgili kardeşim Durmuş Ali Kılınç’ın babası ve İhlas Haber Ajansı Aydın Bölge Müdürü İbrahim Kılınç’ın da amcası  Halit Kılınç’ın vefat haberi ile uyandık.

Dün pazartesi günü  Köşk Ilıdağ da yapılan cenazesine AGC ailesi olarak  yalnız bırakmadık.

Her ölüm erkendir derler.

Köy de yapılan cenazesini ,  Köşk ve çevreden gelen bir çok basın çalışanı ile uğurladık.

Acılı  Kılınç ailesine tekrar  başsağlığı diler,  ailesine de ayrıca   sabırlar dilerim.

SÖZÜN ÖZÜ: KALBİN HER ÇARPINTISI, GEÇMİŞİN İZİ VE YAKLAŞAN ECELİNİN AYAK SESİDİR.


MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM . 0.505.8077828

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.