BİR ELİN NESİ, 8 VEKİLİN SESİ

Başlıktaki veciz sözün, virgülden sonrasını “iki elin sesi” var olmalı diye düşünüyorsanız,

Pek de yanılmadınız ama demek istediğim o değil.

Aydın’ın sekiz vekilini düşünürseniz, ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

Aydın batının en ucunda, denizi olmasa da, çok değil yarım saatte ulaşılan bir kıyısı,

Daha ötesi Ege denizi ve Avrupa ile sınırı, Muasır Medeniyete denizden komşuyuz hatta Sisam adasına ve dolayısıyla AB’ye, bir botla geçecek kadar yakınız.

Gel gör ki, sözde bu Avrupa’nın en yakın komşuyuz, ama hep söylerler ya,

Avrupa’nın iyi şeylerini bir türlü alamamışız..!

Oysa Batı’ya en uzak, medeniyetin feyzini almadığı düşündüğümüz, doğu illerimiz, Kayseri, Gaziantep, Malatya kentlerinin bir sorununu çözmek için tüm vekiller kenetlenmiş bir arada..!

Birlik ve beraberlik içinde.

Doğu mu batı, yoksa batı mı doğu gelişmişlikte, iyice karıştı?

Siyasetçiler fotoğrafta, basında ver yansın, Ankara’da mecliste hep bir arada, ne şiş yansın, ne de kebap!

Benim anlamadığım Doğu illerinin vekilleri, nasıl da savunuyorlar, ortak payda olan kentlerini, ortak sorunda nasıl da sarıyorlar birbirlerini..!

Gel gelelim Aydın’a, Bırakın farklı siyasi rakipleri, aynı parti içinde ayaklara çelme takan kimileri..!

Dün AGC’ye ziyarete gelen, Efeler belediye başkanı adayı Fatih Atay’a da söyledim.

Aydın kavga, gürültü, hır gür den çok çekti.

Artık bu kentte birbirinizi ötekileştirmeyin.

Kamuoyu çok yakından izliyor bu filmi, bir yeri ile gülüyor olan bitenleri, artık birleştirici, kucaklayıcı olma zaman geldi geçti.

Deve güreşlerindeki gibi, çelme atma, ayak oyunları bitmeli.

Milletçe ruh sağlığımızın bozulduğundan, MHP, Aydın Vekili Deniz hanımın projesiyle. Ruh sağlığı yasasını gündeme getirdi

Bozulan ruh sağlığı yasayla değil, ancak bozan nedenlerin ortadan kaldırılması ile düzeltilebilir.

Nedir o vakit bunun reçetesi ve ilacı, toplumsal uzlaşma, empati ve demokrasi..’

Dikkatimi çeken bir tespite hayıflanmamak elde değil..!

Aydın’da yapılan iyi şeylere, birilerince hemen bir kulp takmak, neredeyse bir Aydın geleneği.

Kim yaparsa yapsın, iyi şeyleri alkışlayacağımız yerde,

Gündemdeki siyasetle özdeşleştirmek, arkasında neler olup bittiğine, kimin durduğuna şüphe ile bakmak, kimin arka bahçesi olduğunu dedikodu etmek, en çirkini ise acaba ardında ne çıkar var ,kuşkulanmak..!

Hani çok bilinen bir fıkradır.

Cehennemdeki gayya kuyularının başındaki zebani” fıkrası,!

Her ateş kuyusunun başında bir zebani durur ve kuyudan çıkmak isteyenlerin başına bir tokmakla vurup, cezasını çekmek üzere ateşin içine tekrar geri gönderirmiş.

Bir tek Türkler ’in cehennem çukurunda zebani yokmuş, sorulunca “gerek yok ki, onlardan biri yukarı çıkmak istese, diğerleri zaten ateşin içine çekerler”

İşte biz Aydınlılar birbirlerini bitirince, düşmana ne hacet.!

Aydın’a kentimize, İlçelerimize, semtimize, gerek seçtiklerimiz, gerekse atanmışlarımız,

Bugün yakındığımız hali pür melalimizin sorumlusu ve kabahatlisidir.

Ama bizim çocuklarımız, torunlarımız, onlarında çocukları ve torunları, bizim sokaklarımızda, bu kentte yaşayacaklar, bizim, bizden öncekilerin duyarsızlığından yakındığımız gibi, bizden sonrakilerin de, bizim hakkımızda aynı şeyleri söylememeleri için, kentimize, çevremize, ülkemize sahip çıkalım.

Gönüllü ve Aydın Sevdalısı bir grubun yaptığı iyi işleri, anlamaya çalışalım.

Bu kentin seçilmişleri atanmışları, tüm vatandaşları, Yerel medyası, sivil toplum ve meslek odaları, Aydın için artık bir araya gelelim, dün Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger’in, nezaket gösterip, 10 Ocak gazeteciler günü nedeniyle verdiği kahvaltılı toplantıda dile getirdiğim gibi, kamu ve Sivil toplum projelerini bir araya getirerek, daha güzel bir Aydın için ortak akılla bu kenti yönetmelidir.

Akıllı insan kendi aklını kullanırken, daha fazla akıllı olanlar başkalarının da aklını kullanırlar.

Sivil toplum ve yerel dinamikler, demokrasinin kılcal damarlarıdır.

Aynı tespit yerel yönetimler içinde geçerlidir.

Unutmayın bugün kısır çekişmeler, birbirimiz bir makam ve çıkar uğruna takılan çekmeler, Aydın’ın hayrına olmayan nafile ve anlamsızdır bu işler..!

Çünkü mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, bugün dünyadakiler, hala birbirlerini yiyorlar.

Öküzün altında buzağı arayacağımıza, gelin bir kıvılcım da siz yakın ..!

Etrafı aydınlatın, Aydın’ı ışıl ışıl yapalım.

Bizden sonrakilere, bugünden daha iyi bir miras ve güzel bir Aydın bırakalım.

 

SÖZÜN ÖZÜ: HAYATTA DÜŞTÜĞÜN ZAMAN UMUDUNU, YERDEN KALKTIĞIN ZAMANDA KİŞİLİĞİNİ, SAKIN KAYBETME..!

 

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR

 

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.