TARIM’IN POSACI’SI ANKARAYA, ENERJİ’NİN POSA’SI AYDIN’A

Yeni sistem, yeni bir rejim ne derseniz deyin,

Artık bambaşka bir yönetim.

Hantal devlet diye başlayan eleştiriler taa rahmetli Özal’dan bu yana sıkça dillendiriliyordu.

Sürpriz isimler kabinede, sürpriz isimler dışarıda kaldı bu yeni Hükümette.

Ama yerelde en çok ben Aydın vekili seçilen Rıza Posacı bu kentin tarımına, verimli topraklarına ve eleştiri konusu olan jeotermallere karşı neler yapacak merak ediyorum.

Adı üzerinde ilin en büyük üretici ve çiftçi örgütü Ziraat Odası Başkanlığı’ndan Meclis’e giren sempatik ve şanslı Vekil sevgili Posacı’dan hem Çiftçiler, hem de tarımla geçinenler merakla hizmet bekliyor.

Kendi kendine yeten yedi ülke masalıyla başlayan en verimli yeri toprak altında kalan patates gibi,  hamasi nutuklarla yıllarca uyutulduğumuz artık anlaşıldı.

Eskiden ihraç ettiğimiz birçok gıda ürünün şimdi dayatmalarla dışarıdan ithal etmek zorunda kaldık.

Çiftçi ve üretici küskün, günlük yaşamak zorunda bırakıldı.

Eliyle serptiği tohum ve diktiği her ürün zarar, elde ne var?

Yakında hem ekonomik nedenlerle, ürünü para etmediğinden, hem de artık çiftçilik yapacak genç nesil gelmediğinden, tarım kenti Aydın için tehlike çanları çalıyor.

Bir başka çanlar daha var ki, kimin için çaldığı belli.

Aydın’da tarım iyiden iyiye gözden çıkarıldı.

Eskiden otobandan şehre girerken kuzeyde kalan beyaz buharlar salan, metal yığınları ve boru blokları gördüğümüzde, jeotermalin ne olduğunu öğrendik yıllar önce.

Otobanın kuzeyinde Germencik’ten Buharkent’e kadar uzanan şeritte onlarcası ardı ardına açılan kuyular Türkiye’nin enerji kaynağı olmuştu.

Bu kez son yıllarda artık Otoban’ın güneyinde de benzer santraller pıtrak gibi çoğalmağa başladı.

Söke yolundan Argavlı’dan başlayan ikinci şeritte Aydın –Germencik Karayolu’nun hemen kenarında birbirinin ardına açılmış enerji santralleri.

Daha bitmedi ..!

Bugün Aydın ili, Rüzgar Enerjisi santralleri, yani RES ile çevrili.

RES’ler gene en çevreci ve sürdürülebilir enerji kaynakları.

Ama inşası sırasında açılan yollar kesilen ağaçlar cabası.

Bugüne dek Didim Akbük sırtlarında, Söke Ovasında AVM’ler yanında, Çine Madran dağlarında, Söke Ağaçlı Ovacık yaylasında yaygın RES tarlaları, zirai varlıklarımız tarlaları zeytinlikleri işgal etti.

Ovanın tam bağrında rüzgara ve estirdiği paraya  yenik düşen  Aydın ve Söke Ovası..!

Son sırada da, artık GES’ler çıktı ortaya,

Açılımı Güneş Enerji Sistemi olan GES belki de en masumları.

Verimsiz Çine dağlarını cam gibi kaplayan paneller,  sürdürülebilir ve en çevreci enerji kaynağı.

Aydın artık Tarım kenti değil , adeta enerji kenti..!
Katma değeri başkalarına,  posası Aydın’a Posacı Ankara’ya.
Çevre ve Şehircilik bakanlığı kamu spotu yayınlar TV’ erde döner durur..!

Verimli arazilere yapı yapmayın..!

İlahi bakanlık, Aydın’a gel de gör, hem resmi kamu spotu ile tarım arazilerine sahip çıkalım , hem de resmi kurumların izniyle tarım  arazilerini jeotermal canavarına izin verelim..!

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu..?

Tarım arazilerimiz elden gidiyor,Atalarımız tepelere şehirleri kurdu sloganıyla…..!

Kamusal spot yayınlarken, Aydın’da bu yapılanlar nedir ey Bakanlık..?
Bizde en verimli tarım toprakları, devlet yardımı ve desteğiyle elden gidiyor.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu..?
Anlayan beri gelsin..!

Ey Aydın vekilleri,

Hani Yunus Emre misali,

Oturduğunuz o ceylan derisi koltukların hani ilk sahibi,

Dün oturdunuz , ama yarın kime nasip..?
Eğer Aydın’a geri döndüğünüzde , Ankara’daki hizmetlerinizle anılmak istiyorsanız, anılacak bir şeyler  ile  ardınızdan  iz bırakın..!

Görev sırası sizde..!
Bu Güzelhisar kentine bir çivi çakmayanlardan, Aydın için konuşmayanlardan olmayın.

Duran bir saat bile günde iki kez doğruyu gösterir, unutmayın.

Ama sizler  her dakika doğruyu, olmadı her saatte bir doğruyu gösterin..!

Rutin yapılan okul, sağlık ocağı bürokratların işidir.

Siz kamuya mal olmuş yatırımların, çoraklaşan Aydın toprağının, yapılamayan yeni olimpik spor tesislerinin,  uçulamayan Çıldır havaalanının, bu kentte yaşanan beyin göçünün, takipçisi olun.

Aydın için büyük düşünün, büyük projelerin adamı olun..!
Aydın da yaşandığı anlatılan gerçek bir politik fıkrası ile biraz tebessüm edelim.

Aydın’ın dağ köylerinden birine gelen Milletvekili seçmenlerine köy kahvesinde konuşma yapmak üzere arkasında adamları ile kahveye girer.

Yaz sıcak olduğundan Ceketini çıkarıp kahveciye uzatır.

 Bu arada “Böyle yapacağız, şöyle edeceğiz” diye gelecek zaman konuşma yapmaya ve vaatler vermeye başlar.

Ancak başının kenarında, elinde kendi ceketi, ayakta duran kahveciye dönüp,

 “Oğlum niye elinde tutuyorsun? Assana ceketimi” diye biraz da yüksek sesle seslenir.

Kahveci taşı tam gediğine koyar,

Beyim, bu memlekette çivi mi çaktınız? Nereye asacağım ben bu ceketi?” 

Sizler de sorun vekillik yapanlara bir çivi çakmışlar mı diye.!

Muhalefetteydik nasıl çivi çakabilirdik ki, diyenlere de şöyle sorun:

Bölgenizdeki kaç köye, mahalleye, kahveye gidip halkın sorunlarını dinlemişler.

Bu sorunların kaçını, hangilerini meclise taşımışlar.

Bu sorunların akıbeti hakkında gelip vatandaşa bilgi vermişler mi?

Demokrasi dört yılda bir oy verip,  tribünlere çıkıp oyunu izlemek değildir,

Bizzat oyunun içinde olmaktır, oyunu beraber oynamaktır..!

SÖZÜN ÖZÜ:

CEHALETİN HIZLA BÜYÜDÜĞÜ BİR MEMLEKETTE,

 ÖNCE AKIL ÖLÜR SONRA İNSANLIK..!
 

MEHMET ÖZÇAKIR

AYDIN ESKİ ESERLERİ SEVNLER DERNEĞİ BAŞKANI

mehmetozcakir@hotmail.com

PK: 110  EFELER –AYDIN

GSM : 0.542.7608691 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 11 Bulutlu
Yarın: 16/9 Parçalı bulutlu