Etrafımız Çok Kalabalık, Ama Hepsi Merhabalık

Yaşadığımız günler insanlığımızdan utandıracak gelişmelere sahne.

 

Herkes kendi aleminde.

Sosyal medyada yaşanana sanal dünyalar,

Aslında kocaman bir yalnızlık.

Benim, sosyal medya hesabımda beş bin arkadaşım var diye hava atıp, binlerce takipçisi olduğuyla övünenler,

Unutmayın ki,

On tane on kuruşta bir liradır,

İki tane elli kuruşta aynıdır.

Sosyal ortamdaki dolu arkadaşı olanların aslında, ne kadar yalnız olduklarının farkında değiller.

Face’de konuşmak değil,

FACE to FACE yani yüz yüze konuşmaktır iletişim.

İnsan et kemikten yaratılsa da, yarısı da duygudur, dokunmaktır, el ele tutmaktır, omzuna vurmaktır.

Onca iletişim aracına rağmen, çağımız aslında iletişimsizlik çağıdır.

Gazetelerin 3. Sayfaları, insanın, insana yaptıklarıyla dolu, utanılacak olaylar, aynı havayı soluduğumuz, aynı yollarda yürüdüğümüz, iki ayağı üzerinde yürüyebilen bu caniler, kendisini insan sanmaları, diğerlerine büyük haksızlıktır.

Hatta hayvanlarla kıyaslamak bile büyük ayıptır...! 

Çünkü bir hayvanın dostluğunu, bir insanda bulamazsınız..!

Bize neler oluyor dersiniz..?
Kime güveneceğiz,kiminle arkadaş dost olacağız..?

Nerde kaldı komşuluk..?
Eskiden evin kapısı açık çarşıya giden kadın, Cuma namazına kapı önüne bir sandalye koyup, camiye koşan esnaf, döndüğünde kapısını kendi açar, sandalyeyi yine kendi alır çekerdi.

Eskiden Amerika, Harlem’de sokağa çıkılmaz diye bilinirdi.

Buraları da Harlem’den farksız..!

Ne dostluk kaldı ne de arkadaşlık..!

Oysa dost ve arkadaş üzerine söylenen öylesine anekdot var ki, herkes arkadaşınız olabilir ama dostunuz asla, bazı arkadaşların size gelmesini, nasıl olsa gideceği için, sevinirsiniz..!

Kimi arkadaşlarınız vardır, virüs gibidir, siz aramadan gelir o sizi bulur, kimi arkadaşınız vardır ilaç gibidir, tam zamanında bulunur gelir, kim arkadaş vardır, hazine gibidir, arasanız da bulunmaz..!

Bir dostunun ihanete uğrayan biri, ihanet edene, “senin  bana ihanetin değil de, senin yüzünden tüm dostlara duyacağım şüpheme üzülürüm..!” demiş.

Ana ve babamızı kader, arkadaşımızı kendimiz seçeriz.

İşte bu yüzden hep üzülürüz..!

Arkadaş edinmenin tek yolu, arkadaş olmaktır.

Arkadaş uğrunda ölmek kolay, fakat uğrunda ölünecek arkadaşı bulmak zordur.

Arkadaşınıza düşmanınız olabilecekmiş gibi davranınız.

Arkadaşınızın evinize sık sık gidin, çünkü gidilmeyen yolları çalılar bürür.

Size yapılan en ufak bir yardımı sakın unutmayınız, yaptığınız en büyük yardımı ise hiçbir vakit hatırlamayınız. 
Ne dersiniz eskilerin dediği hep çıkar, bu da mı olacaktı..?

Ne demişti eskiler, binalar ve zinalar dedikleri, acaba bu günlere mi işareti.?

İnsanın insana vahşeti, benim yaşamam için senin yok olman,

Etrafta epey insan var, ama içinde tek tük dostluk, nerde kaldı insanlık, arkadaşlık..?

Gerisi, hep merhabalık..!


SÖZÜN ÖZÜ:

ASLINDA EN İYİ ARKADAŞLARIMIZ HAYVANLARDIR.

NE  İHANET EDERLER, NE DE KUSUR KABAHAT BULURLAR.
 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

 

P.K:110 EFELER – AYDIN

 

GSM : 0.542.7608691

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 7 Açık
Yarın: 15/7 Çok bulutlu