YAZIK BU KAMU YAPILARINA

 

Binalar içindeki insanlarla yaşar, derler.

İçinde yaşayan olmazsa, adeta sahiplerine,  küser, darılır, binalar.

Terk edilmişliğin acısını,  gittikçe kaybolan sıvası, kapısı, çatısı, penceresi ile gösterir.

Sonrasında kırılan tek kiremidin boşluğundan giren yağmur suyu önce ahşap Çatı ve döşemeleri, sonra sıvaları yok eder ve sonunda duvarları yıkılıp gider.

Oysa bu  resmi  binalar hepimizin vergilerinden ortaya çıkan  ,Ortak malımız.

Bir çoğunda anılarımız, yaşanmış öykülerimiz gizlidir.

Görsel bir mirasımızdır.

Aydın’da kapanan ilkokul binaları işte bu terk edilmişliği yaşamaktadır.

Bir çok köyün taşımalı eğitime geçmesiyle ilkokullar terk edilmiş ,kendi haline bırakılmış durumda.

Kırılan tek kiremidin boşluğundan giren yağmur suları, yapının çatısını, sınıfları, kapı ve pencerelerini tahrip ederek, kamu binalarımızı kullanılamaz hale getirmiş, sahipsiz durumda.

Sahip olmadığın yerlere, yabancılar yerleşir sözü işte tam bu terkedilmiş binalar içindir.

İçinde hayvan beslenen, ahır olarak kullanılan, kapısı penceresi sökülüp götürülen bu okul binaları, lojman köy odası, köy çok amaçlı salonu, köy kütüphanesi, kurs binası olarak kullanılabilir.

Terkedilmiş  kamu yapıları ve okul binaları çoğu az nüfusu bulunan dağ köylerimizde iki üç derslikli   tek katlı şirin binalar, basit onarımlarla kullanılabilmesi mümkündür.

Bu okullarımızdan Efeler ilçesi, Çine yolu üzerindeki Çiftlik dış mahallesindeki okul, ana karayolu kenarında olması nedeniyle ,yöresel ürünler pazarı olarak kullanılabilecek niteliktedir.

Keza Söke ilçesi Eski Doğanbey köyünde terkedilen tek katlı ilkokul binası, Turizm ağırlıklı bu mahallemizde, konaklama tesisi, lokanta, kafeterya ve izci kampı olarak hizmet verebilecek niteliktedir.

 

Ama yıllarca terk edilmiş bu kamu binaları hepimizin öz varlığıdır.

Devlet’e ait bu yapılar maalesef içler acısı haldedir.

Devletin de prestijini sarsan bu görüntülere son verilmelidir.

Bu kamu binalarının hali pür melalini görenler, gerek kamuyu, gerekse kamuyu idare edenleri eleştirmektedir.

Bu nedenle savurganlığı önlemek için, İlçe kaymakamlıklarınca envanterleri çıkarılarak, en azından lojman olarak kiraya verilerek değerlendirilebilir.


Yöresel gelenek ve ihtiyaçlar doğrultusunda, onarımları yapılarak, tekrar kullanıma ve ekonomiye kazandırılabilir.

Eğer hiç ihtiyaç yoksa satılıp, bu kötü görüntülerden kurtularak, vatandaşın sahiplenmesi sağlanmalıdır.

Bu kamu binalarına bir başka acı örnek de İl Özel idaresinin yaptırdığı Paşayaylası  Zirve otelidir.

Özel idarenin kapanmasıyla üvey evlat muamelesi gören modern bina, kurumlar arasında tahsis yoluyla el değiştirerek, istenmeyen  çocuk gibi ortada kalakaldı dımdızlak.

Oysa kaloriferli, şömineli, plastik dış cephe kaplamalı, 20 kişilik butik otel daha düne kadar hafta sonu gittiğimiz mükemmel bir konaklama merkeziydi.

 

Devlet  yerelde bu taşınmazlarına sahip çıkmadığı takdirde,  maalesef talan edilerek ,kamu malına zarar verilmektedir.

Milyonlarca liraya mal olan bu kamu yapılarındaki talana ve tahribata kim dur diyecek..?
Aydın’ı yönetenler bir an önce harekete geçerek, bu sahipsiz kamu binalarına sahip çıkılarak, onarımları yapılmalı, Büyükşehir ve İlçe belediyelerine devri yapılmalı, Meslek odalarına önerilmeli, tekrar kullanıma kazandırılmalıdır.

Bu  terk edilmiş  kamu binaları, Okullar, oteller prestijimizin de kötü bir göstergesidir.

Aydın Valiliği mutlaka bu yazıdan sonra bir açıklama yapacak ve konuya sahip çıkacaktır.

Sayın Vali Yavuz Selim KÖŞGER den beklentimiz de budur.

 

 SÖZÜN ÖZÜ :

OLGUN DEVLET ADAMINI SEVİNDİRMEK İSTERSENİZ, ELEŞTİRİNİZ. BASİT BİR HÜKÜMET ADAMINI SEVİNDİRMEK İSTERSENİZ, ÖVÜNÜZ. BİR DEVLETİN DEĞERİ; POLİTİKACILARIYLA DEĞİL, DEVLET ADAMLARIYLA ÖLÇÜLÜR.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER- AYDIN

GSM . 0.505.8077828

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.