GEÇEN HAFTANIN OLAYLARI, NELER OLDU İŞTE YORUMLARI

Hep Aydın’ı marka isimlerinden, bahsederiz.

Bunlardan biri de Efeler ilçesinde kurulu bulunan,

Aydın’ın kurtuluş günü ile adı müsemma,

Yedieylül Gençlik Spor kulübünün,  kadın futbol takımı gururumuzdur.

Başlarında Mustafa YILMAZ, spora olan tutkusunu genç kızlarımızla yıllardır başarı ile yürütüyor.

Profesyonel liglerde birer alt kümeye düşen ilçe takımları erkek karşı cinslerinin aksine, 3. Ligden, 2. Lige yükselme başarısını gösteren Aydın’ın ilk kadın futbol takımızın başarısını,  basınla birlikte kupa kaldırarak, geçtiğimiz Cumartesi bir kahvaltılı toplantıda paylaştılar.

Önce inanmak, sonra başarmak, sonra marka olmak örneğini bize sundular.

Gözleri pırıl pırıl parlayan genç kızlarımızın övünçleri, hayat boyu motive etmeye, başarıyı yakalamaya hem bir amaç, hem de bir araç olmaya devam edecektir.

Ergenlik çağındaki genç kızlarımız için spor sanat bir başarı kulvarıdır.

Kıt imkânlarla bu başarıyı yakalayan Yedi eylül gençlik ve spor kulübün ile kadın futbol takımızı kutluyorum.

Dün Pazar günü evinde İstanbul’dan rakibi ile karşılaşan Aydınlı kızlarımız artık bir AYDIN MARKASIDIR.

Bu amatör ruha, destek olmak her Aydınlının vefa borcudur.

Başarılar Yedieylül, tebrikler Mustafa Yılmaz

*****

AYDIN’ın  tarım şehri olarak bilinmesine rağmen  Hakkı Usta, Jantsa, Polatlar gibi  sanayide  köklü yerli ve milli firmaların yanısıra,  yine bir başka  markası, kısa adıyla  OKT, adıyla Oktrailer,  ilimizin yüz akı firmalardan biri.

İngilizcesiyle , “CURİOSİTY FOR BETTER” yani Türkçesiyle “daha iyi için merak” sloganıyla açtıkları AR-GE bölümü görkemli iki törenle açılışı yapılarak kutlandı.

Geçtiğimiz Cuma gecesi  ASTİM deki fabrikalarında ve gecesinde bir otel de yapılan tanıtım törenleri en ince detayları düşünülmüş profesyonel bir  etkinlik olarak izleyenleri hayran bıraktı.

AKP İl Yönetimi ile Vekil Metin  Yavuz ve partinin Meclis grup başkanı ve Ankara Milletvili Naci BOSTANCI’nın da hazır bulunduğu açılışta  girişimcilere, destek verildiğinde neler yapabileceğine tanık olduk.

Afrika pazarına açıldığını öğrendiğimiz açılışta , bu kara kıtadan temcilcilerinde geldiği programda, ADÜ’den Afrikalı öğrencilerin de davetli olduğu törenlerde, sempatik gençler ilgi odağı oldu.

 

Kendi adıma Aydın’dan bir ilki başaran ve geniş ihracat ağıyla 3 kıtada adını duyuran, toplam kaliteyi, çağdaş yönetim ve üretimi, pazarlamayı ilke edinen OKT’yi başta OKT Trailer Yönetim Kurulu Başkanı, Astim Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı, Aydın Sanayi Odası Meclis Başkanı Gökhan MARAŞ olmak üzere , baba Ramazan Maraş ve tüm MARAŞ ailesini kutluyorum.
İşte başarının sırrı ışıklı panoda böyle yazılı.

AYDIN’IN EN ETKİN SİVİL TOPLUM KURULUŞU VE MESLEK ODASI “AYDIN BAROSU“nun Olağan Genel Kurul seçimleri yapıldı. Geçen hafta sonu.

ADÜ de yapılan GENEL KURUL’a odaya kayıtlı 1000’ i aşan üyeden sadece % 10 unun katılımı Divan başkanı ve  eski Baro başkanı Sümer Germen ‘in de eleştirilerine neden oldu.

Sivil Toplum ve Meslek odalarına , iki gün destek için zaman ayırmak çok zor geliyor olmalı.

Dün ancak dün yapılan seçimlerde destek olmaya geldiler.

Aslında 2 yılda bir yapılan  ve  730 günün , bir gününü , üyesi oldukları Odalara sahip çıkmayanların , ardından yakınma hakları da yoktur diye düşünüyorum.

Gazetemiz  erkan basılacağından sonuçları daha sonra sizlerle paylaşmak istesek ise de, mevcut başkan Gökhan Bozkurt ve yönetimi ile yola devam edileceği  kesin gözüyle bakılıyor.

 

Günümüz çağdaş toplumlarında,

Sivil toplumlar bireylerin sesidir.

Bireylerin de ortak sesi Sivil Toplumlardır.

Ama nedense bizde Sivil Toplum Örgütü denince,

Bir toplumu ya basın,  ya da Sivil Toplum Kuruluşları kamu adına yönlendirir, proje yapar, ya da eleştirir..!

Akla gelen Sivil kısmı değil de  ” Örgüt” bölümüdür.

Bu toplum çok çekti ÖRGÜTTEN ve ÖRGÜTLERDEN.

İlk kulağa gelen hemen bir “bölücü” örgüt algısı.

Arkasında terör, eskilerin dediği gibi, anarşik filan mı var?

Çekincesi,

 Türk insanını biraz düşündürüyor doğrusu.

Sivil toplumlara ve çalışmalarına,

Pek sokulmak istemiyor sokaktaki vatandaşlar..!

Bu nedenle ben örgüt yerine “Sivil Toplum kuruluşu” adını daha çok kullanıyorum.

“bir olunca ne kadar diri” olunacağına, Sivil Toplum çalışmaları en güzel bir örnek.

Her vatandaş, kendini en yakın hissettiği, keyif aldığı ve çalışmalarına katkıda bulunacağı bir STK ‘na üye olmalıdır.

Kültür, Çevre, Eğitim hayvan hakları, Tüketici hakları gibi, size, en yakın olanını seçip, dernek çalışmalarıyla, topluma hizmet etmek manevi bir keyif ve ödüldür.

Emekliler için boş zamanların değerlendirilmesi, topluma hizmet etmenin manevi huzurunu hissetmesinin parayla ölçülemeyeceğini bilmelidir.

Geçtiğimiz yıllarda Amerika’da Kola aşırı şeker içerdiğinden, obeziteyi önlemek üzere, sokakta makinalarda, sinemada, yasaklandı koca eyalette. .!
Ama kola lobisi yasağın yürürlüğe gireceği gün, Hemen yargı kararıyla erteletti  yasak kararını..!
Dev firmaların lobisi, parası gücü varsa, biz tüketicilerin de,  bir araya geleceği, güçlü Sivil Toplum Kuruluşları olmalıdır.

Örneğin bir gün kola içmeyen bir Amerika , koca  markayı dize getirir..!

Tıpkı sizden içeri adımınızı attığınızda, nerdeyse ayakbastı parası isteyen bankalar gibi…!

Ya da kilosu bilmem kaç paraya fırlayan Patates ve domates gibi.

Kart parası, dosya parası, havale parası, hesap işlem ücreti yanında,  ayakbastı parası, soluma parası, baktın, parası gibi, saçma sapan ödemeler yaratan bankaların bu yaptığının,

sokaktaki gaspçıdan ne farkı var .?

Bizi sessiz görüp, “deli dumrul” vergisi alan bankalardan, herkes anlaşıp  tüm hesaplarının yarısını çekse, ayaklarımıza kapanırlar..!

Sen eksiksen,  hepimiz hiçiz..!

Güçlü lobiler ancak bizlerin karşı durmasıyla hizaya geleceklerdir.

Yoksa tek tek avlanmak çok kolay, Bir araya gelip en azından bir Sivil Toplum Kuruluşuna katılalım.

Seçimlerde siyasetçilere toplu gücün ne olduğunu gösterelim.

Hep namazda değil ya,

Bu kez de demokraside güçlü olmak için safları sıklaştıralım.

SEN YOKSAN EĞER, BİR KİŞİ EKSİĞİZ.

BİRİMİZ EKSİKSE, HEPİMİZ BİR HİÇİZ. 

 

***

Pazartesi sendromunu, aşağıdaki anekdotla biraz da gülerek ve düşünerek atalım.

Timur Ankara savaşına gelmiştir
Yıldırım Bayezid ile savaş öncesinde aralarında küfürlü konuşmaya varan mektuplaşmalar olmuştur.
Timur, Yıldırım Bayezid’e hakaret etmek için, armağan olarak hediye paketi içinde Havyan pisliği gönderir
Bunu gören Bayezıd Timur'a aynı şekilde iade edecek iken, veziri “olmaz der, biz lokum gönderelim ve altına da şu notu ekleyelim.”

"HERKES YEDİĞİNİ İKRAM EDER"

Kıssadan hisse, size olmadık şeyler söyleyenlerin, yedikleri de aslında o söyledikleridir.

***

BUGÜN bu fakir köşe yazarının doğum gününe denk geldi hafta başı.

Terazi burcundan 15 Ekim modeli 61 yaşını bitiren bendeniz,

Bugünden itibaren, 62 ye adım atan genç olarak, pek de yaşlı bulma gafletini göstermeyin sakın..!

Yeni yaşlılık sınırları değişti malum,

0-17 yaş arası: ERGEN
18-65 yaş arası: GENÇ ( ki ben bu sınırlar içindeyim )
66-79 yaş arası: ORTA YAŞ
80-99 yaş arası: YAŞLI
Önemli olan, yaş almak değil, yaşlanmamaktır.

Hepimize sağlıklı nice yaşlar ve huzurlu bir ömür diliyorum.

 

SÖZÜN ÖZÜ :
ADALETİN KUVVETLİ, KUVVETLİLERİN DE, ADALETLİ OLMALARI GEREKİR. AKSİ TAKDİRDE BU BİR KIYAMETTİR.

 

Mehmet ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
19 / 10 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/10 Parçalı bulutlu