MARMARA DEPREMİNİN 19. YILDÖNÜMÜNDE, EKONOMİK AFET, DÜNYA GÜNDEMİNDE

Tam 19 yıl önce bu sabah acı haber tüm ülkeyi yasa boğmuştu.

Takvimler 17 Ağustos ‘u gösterdiğinde gece yarısı 03.02 de 45 saniye süren kıtaların hareketi büyük bir depremin ülke tarihine bıraktığı acıyı yaşadık

 

Marmara depremi resmi kayıtlara göre 15.00 kişiye mezar olmuş,

Binlerce yapı ise yerle bir..! 

Denizler kıyıya yürümüş,  evleri yutmuş, gemiler ise karaya oturmuştu. 

 

Hatırlayanlarınız varsa, 800 km mesafedeki deprem,

Aydın dan da hissedilmişti.

Apartmanın en üst katında gece yarısı sallanan avizeler, gıcırdayan kolonlar, gidip gelmeler, yan apartmandakileri de ayağa kaldırmıştı.

Sabah kalktığımızda büyük felaketin fotoğrafı ortaya çıkmıştı.

Ancak bu büyük acı, biz balık hafızalılar tarafından unutuldu gitti.

Taa ki gelecek bir başka büyük depremde hiç temenni etmediğimiz  acılara kadar..!
19 yıl önce İnşaat Mühendisi bürokrat olarak Aydın’da bir kamu kurumunda görevli olduğum günlerde,

Depremden bir hafta sonra acil görevlendirme ile gittiğim Adapazarı’ndaki görüntüler, hafızalardan silinmeyecek.

Gece vardığımız Sakarya’da, yıkılan evler, apartmanlar, kesif bir koku ve derin bir sessizlik..!

Uzun yıllar bu depremi yaşayanlarda travmalara neden olduğu muhakkak.

Depremin uzun sürmesinin yarattığı ruh sağlığı ,

Sağ kalanlarda da,  derin acı ve iz bırakmıştı.

Kimsenin evlere girmek istememesi,

Sokaklarda alışılmadık yaşam,

En az beş yıl zihinlerden çıkmamıştı.

Oysa bizler böyle bir şiddetli depremi yaşamamıza rağmen,

Hasar tespitlerinde teknik inceleme yaparken,

İçini biz görevlilere   döken Marmaralılara psikolog hizmeti vermeğe de başlamıştık..! 

Dün gibi anımsıyorum, Adapazarı’na gece saat üç gibi ulaştığımızda şehir sessiz bir mezarlık gibiydi.

Karanlık ardındaki siluetlerde dik durmasına alıştığımız binalar hep başları yere eğik suçlular gibiydi.

Şehirde kesif bir koku.

Bu kokunun cesetlerden geldiğini sanırken sabah yıkıntıların içinde mutfaklardan çevreye yayılan parçalanmış, buzdolaplarının içindeki kokuşmuş meyve ve sebzelerin neden olduğunu anladık.

Bir kaos, bir karışıklık, alışılan bir düzenin ardından gelen,  düzensizliğin stresi, dün evde kanepede uzananların, bugün açıkta yerde uyumalarının şaşkınlığı ve neden olduğu şok.

Dile kolay, gözlerinizin alışık olduğu dik duran binalar, hepsi bilek güreşinde yenilmiş, tuş olmuş gibi sağa sola yatmış.
 

Ya bugün , değişen ne..?

Aydın’da yeni bina yapımı için veya kentsel dönüşüm için yıkılan binalara benim gibi bir göz atın, durun izleyin.
Kepçe vurdukça, ortalığı saran toz bulutu dağılınca, darmadağın olmuş beton ve betondan sıyrılmış demirler adeta bir deprem sonrasını andırıyordu. 

Elle dökülen beton  tamamen reçetesiz  hazırlanmış ilaç veya  malzemesi yetersiz yemek gibi, kıvamından uzak ,  ilk kepçe darbesinde yerle bir olurken , bir an için deprem olsaydı ne olurdu Aydın'da diye düşünmeden edemedim.!

Aydın herkesin bildiği gibi birinci derece riskli deprem bölgesinde.

1970’lerde Menderes Bulvarı açılınca diğer ilçelerdeki Söke ve Nazilli gibi yüksek katlı apartman yapımı aldı başını gitti.

Ancak ne hazır beton ne de yapı denetimi gibi uygulamalar bulunmadığından elle dökülen  betonlarla yapılan  ve  üzerinde  yaşadığımız  bu 40-50 yıllık tehlikenin  farkında mısınız..? 

Hadi kentsel dönüşümle geleceğini kurtaranlar rahat uyuyabilirler, ya hazır betondan önce elle dökülen betonla yapılan stokta mevcut ve  halen  kullanılan  yapılar..?

OTURDUĞUNUZ EV NE KADAR SAĞLAM..?

Yıllar geldi geçti, Dinar, Marmara, Van depremlerinde yaşadığımız acı tecrübeler sonucu  nihayet kentsel dönüşüm  yasası ile Türkiye yenilenmeye başladı.

Teşvik kapsamı içinde ya düşük faizli kredi, ya da aylık 800 Lira'dan on sekiz aya varan hibe kira yardımları, harç ve vergilerden muafiyet inşaat sektörünü  canlandırmaya başladı.

Efeler de başta Orta ve Cuma mahalleleri, Üniversiteye yakınlığı ve öğrenciler tarafından bir oda ve salondan ibaret düşük maliyetli konut tercihi, biraz da kentsel döşümü, “rantsal  dönüşüme çevirerek” iyiden iyiye hızlandı.

Genelde tek katlı Aydın’ın tercih edilmeyen Efeler ilçesi Orta mahalle de, birbiri ardına modern yapılar yükselmeye başladı.

Gel gelelim, son imar barışı yasası ile Türkiye depreme dayanıklı yapı stoklarında büyük bir artışa ve gerilemeye eskiye dönmeye başlamıştır.

Ruhsatsız ruhsata aykırı, yapılan ve mühendislik hizmeti almamış tüm yapılar İMAR BARIŞI kapsamında yasallaştılar.

Bir yandan depreme dayanıklı yapı yapmaya çalışırken, bu af ile teknik ve imar sorunu bulunan tüm yapılar yasallaştı.

Bu imar barışının traji komik tarafı, kaçak yapılar mühendisler tarafından incelenmeksizin, sadece yapı sahibini müracaatı ve beyanıyla “bina sağlamlığı” hususu tamamen mal sahibine yüklendi.

Yani Mühendisler bypas edilerek, sadece beyanla binalar yasallaştı.

Siz de iyisi mi,  korkulu rüya görmektense, son yılların en iyi yasası olan Kentsel dönüşüme başvurun, bir an önce bu fotoğraflardaki konutların olası bir depremde başınıza yıkılmaması için, devlet desteğiyle, konutlarınızı yenileyin.

Depremde dayanıksız yapılarda hayatlarını yitirenlerden bir özür borcumuz var.

İnşaat sektörünün, başta Müteahhidinden , Mühendisine , demiri döşeyen ustası ile betonunu hazırlayıp döken işçisine , İlgili belediyesine   kadar bu binalarda insanların can vermesine neden oldukları için..!

Deprem değil bina öldürdüğü için..!

 

SÖZÜN ÖZÜ: Bilim hem bildiklerinizi, hem de bilmediklerinizi bildirmek içindir. (Çin atasözü)

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 05427608691

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
22 / 13 Çok bulutlu
Yarın: 21/13 Gökgürültülü sağanak yağış