SİYASETTEN KİMLER GELDİ GEÇTİ, ÜÇ YIL OLDU DEMİREL RAHMETLİ

Gündem toz duman, siyaset,  15 Temmuz anmaları Cumhurreisinin kararnameleri, derken, 17 Haziran’da vefat eden rahmetli DEMİREL7i çok geç de kalsak unutmayalım ve anımsayalım,  bir bilen’in 3. Ölüm yıldönümü.

Süleyman DEMİREL rahmetli, kim ne derse desin, günümüz siyasetinde boşluğu hissedilen bir devlet adamıdır.

Mutlaka eleştirilen yönleri olacaktır,

Ama her şeyden önce sabırlı, hoşgörülü, eleştiriye tahammüllü, bugün bir çok liderden daha uyumlu babacan tavırlarıyla sevilen bir şahsiyetti.

İsmet İnönü ile Meclisteki atışmaları unutulmazdı.

Hatta bir AP Milletvekili Mecliste İnönü için çok sert sözler sarf edip, eleştirince, Meclisteki odasına o milletvekilini çağırıp,

-“bak der, İsmet paşanın arkasında Sakarya, İnönü ve Kurtuluş savaşı zaferleri var. Senin arkanda ise bu ceketinden başka bir şey yok..! Bundan böyle İnönü hakkında konuşurken daha dikkatli ol” diye uyaracak kadar da, rakiplerine saygılı ve ahde vefalıydı.

Onun ünlü sözlerinden,

“Yollar yürümekle aşınmaz.”

“Va mı bunun başka izah tarzı? “

“Dün dündür, bugün bugündür. “

“Demokrasilerde çare tükenmez. “

“Bize plan değil, Pilav lazım.”

“Binaenaleyh, öküzün altına buzağı aramanın manası yoktur.”

“Benim şapkam tatilde de çalışır. Şapkam nerede Nazmiye?”

İşte bu sözlerin sahibi Türk siyasetinin renkli insanı 2015 yılında rahmete rahman olan Süleyman Demirel’in geçtiğimiz haziran ayının 17. günü üçüncü ölüm yıldönümüydü.

“Her fani ölümü tadacaktır” sözü, hem gerçek, hem de acı.

Rahmetli Demirel Türkiye de yaşayan dede oğul ve Torun’un adını bildiği tanıdığı üç Nesil’dir.

Türkiye gündeminde,

Engin hoşgörüsü, Turgut Özal’a da miras olmuştu.

Bugünkü gibi asıp kesmezdi, mahkemeye vermezdi, kendini hicvedenleri,

Karşı devrimle, ihanetle suçlamazdı yazılan çizilenleri.

Hiç unutmam, 3-5 yıl önceki seçimlerde bazı siyasiler, seçim afişlerinde Adnan Menderes,  Turgut Özal’dan sitayiş ile bahseder,

“memleketin adamları “ posterleri astırırdı da, bir türlü Demirel bu kareye girememişti.

Nedense bugünkü ana kadro siyaset bir türlü ısınamadı Demirel’e ..nedenini  bir türlü  bilemedim…!

Ama Başvekillikten Cumhurreisi  koltuğuna oturduğu ilk günlerde Demirel’i 2015 Ocak ayında ziyaret etmişti..!

Anımsıyorum bu ziyarette, 9. Cumhurbaşkanı Demirel'in Türkiye'nin siyasi hayatında önemli bir tecrübesi bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan sonraki süreçte de bizler, elimizden gelen bütün gayreti ortaya koymak suretiyle yaklaşık 12 yıllık bir başbakanlık süresi, şimdi de cumhurbaşkanlığı sürecinde ülkemize hizmeti inşallah hayırlısıyla sürdürmek istiyoruz. Rabbimizin verdiği takat ile bunu götüreceğiz. İkazlarınız bize yol gösterir" ifadesini kullanmıştı.

Siyasetçi halkın önünde bir sahnededir.

Öven de, döven de, hatta söven de olacaktır.

Seveni de, sevmeyeni de buluncaktır.

Tahammül edebilmek ise, erdemlik, efendilik, bir incelik ve ince siyasettir.
Demirel döneminde de yolsuzluk söylentileri vardı, hatta yeğeni Yahya’nın sunta yolsuzluğunda bağımsız adalet hapis cezası verince,

“-Soyadı benimle aynı diye cezasız kalmaz”, diyerek , adalete müdahale dahi etmemişti..!

Yahya mahkum edilmişti.
Ama ondan sonraları  bırakın ceza almayı sadece yargılanmak için dahi  bakanlar  yüce divana gönderilemiyor..!
Herkes ölümü tadacak ve ilahi adalete bir gün hesap verecek.

Yüce dinimiz hoşgörülüdür, ölenin ardından iyi şeyler konuşmak lazım.

1970’li yıllarda Adalet patisi ile zirvedeyken aşırı siyaset uygulamayan Demirel ve beyin takımı Nahit ve İsmet abiler, Aydın’dan gelenleri eli boş çevirmezdi.

Aydın’da demokratların kalesi olduğu yıllarda, ayrı bir Demirel sevgisi vardı.

Herkesin evinde bürosunda, Demirel ile çekilmiş bir kare fotoğrafı mutlaka vardır.

(soldan sağa  Erol Namlı, İsmet Sezgin, Aydın Menderes, Süleyman Demirel, Av. Sadık Şenoğlu, Nahit Menteşe, Aydınlıları ağırladığı  Ankara Güniz Sokakta evinde )
Bu kareden dört  kişi bugün  hakkın rahmetine kavuştu.

Barajlar kralı unvanı ile DSİ başbakanlığında yatırımlara dönüştüren ortanın sağında liberal milliyetçi.     

 Geleneğin temsilcisi Demirel bugünden daha fazla askeri müdahalelerle karşı karşıya kalmıştı.

12 Eylül, 12 Mart gibi darbelerde görevden uzaklaştırılsa da Menderes gibi asla askere düşman olmadı.

Hatta 12 Martta kapısını çalan sivil bir General’in ülkeyi terk etmesi sözü karşılığında, hayatının bağışlanacağı tavsiyesine “ben kaçak olarak anılmak istemem, bu ülkede doğdum, gerekirse bu ülkede ölürüm” diyerek teklifi geri çevirmişti.

Ünlü şapkasını üç defa alıp, beş defa geri gelirken köyden çıkan bir halk adamı olarak, Menderes’in halka olan sevgisini sürdürmüştü.

“memlekette akaryakıt vardı da biz mi içtik” sözleri ile oldukça geniş ve rahat tavrı bazı kesimleri siyaseten kızdırsa da, her geri gelişindeki sır, halkın kendisini benimsemesi ve bağrına basmasıdır.

BUGÜN GÜN YÜZÜNE ÇIKAN, MİLLİ İRADEYE EL KOYAN ODAKLAR ULUSLARASI KUMPAS VE KİRLİ OYUNLARA EN ÇOK DEMİREL MUHATAP OLMUŞTU.

Ama rahmetli Menderes gibi şapkasını alıp gitmiş, asla kargaşa ve kaosa, milletin birbirine düşürülmesine neden olmamıştı.

İşte rahmetlinin Türk siyasetine damgasını vuran yaşamından veciz sözler felsefe ve mizah tarihine not düşürecek mihenk taşıdır.

 

*****

Bana Türkiye’nin durumunu bir kelimeyle anlatın derseniz “iyidi” derim. 
İki kelimeyle anlatın derseniz “iyi değildir” derim.
---
Enflasyon düşüyor, domatesten biberden biliyorlar, 
Çıkıyor, benden buluyorlar.
---
Nurcular kendisini pek severler ve hep Demirel'e oy vermişlerdir. 
Nitekim Demirel bir seçimde nurculara kabinede bakan vereceğini vaat etmiş fakat kabine açıklandığında beklenen nurcu bakan çıkmamıştır.

Bunun üzerine nurcular da haklı olarak Demirel'e 
Sayın Demirel hani bizden bir bakan alacaktınız diye sormuşlar ve 
Demirel kendinden beklenen cevabı vermiş
- Ben varım ya…!
---

Genel evleri kapatalım da bizi mi sevsinler.
---
Gazeteci: Sayın Demirel Yıldırım Akbulut için ne düşünüyorsunuz?
Demirel: Bulut buluttur. Bulutun akı da buluttur garası da 
Binaaneleyh üzerine gonuşmaya değmez
---
Ege bir Yunan gölü deeldir
Ege bir Türk gölü de deeldir
Binaenaleyh Ege bir göl deeldir.
----
- Efendim neden İngiliz dışişleri bakanının elini sıktınız?
- Neresini sıkacaktık gardeşim..?
---
Türkiye'de petrol vardı da tankerlerin hortumuna ağzını dayayarak 
Nazmiye mi içti?
---
“GAP'ı kimseye gaptırtmam!”
---
“Galibiyetin sahibi çoktur mağlubiyetin sahibi yoktur. 
Yenilgi yetimdir!”
---
Üniversite ziyaretlerinden birinde sol görüşlü bir öğrenci 
Demirel’i sıkıştırmaya çalışır.,

- Türkiye’de yapılan her türlü işi sahiplenmek gibi bir adetiniz var. Bunu soran öğrenciye döner ve sorar,
- Sen nerde oturuyorsun?
- Niye ki? Kadıköy’de!
- Hah işte buraya her gün gelmek için üstünden geçtiğin   o  köprü var ya
- Ee evet
- Onu işte ben yaptım!
---
-Efendim siz bize işsizliği 3 ay içerisinde bitireceğinizi vurgulamış ve 'bunun altını çizin' demiştiniz ben de çizmiştim. Buyurun."
- Kağıdı vermene gerek yok. O gün 'altını çizin' demiştim değil mi? 
Çıkar kalemini tekrar. Al kağıdı eline bul o satırları. Buldun mu?
Hah tamam; şimdi de üstünü çiz!

Böylesine geniş ve rahat biriydi..!
kendisi de bunun göstergesiydi..! Mekanı cennet olsun. 

Isparta da doğduğu topraklarda adına açılan müzesi anılarıyla buluşturuyor sevenlerini.

KENDİSİ KADAR O ÜNLÜ FÖTR ŞAPKASI ise bugün KOÇ müzesinde sergileniyor,

 

 

AMA AYDINLININ EN BÜYÜK AYIBI, kendisini mühendis olarak genç yaşta keşfeden ve DSİ Genel Müdürü olarak atayan başbakanlık yapmış DEMİREL’e gösterilen ilgi ve vefanın ADNAN MENDERES’in kendi şehrinde bir DEMİREL kadar ilgi gösterilmemesidir.

Yazık çok yazık doğrusu..!

İnşallah Aydın valisi sayın KÖŞGER’e   bu yıl başında  gösterdiğim Çakırbeyli Köyü yanındaki yüksek değirmenlerin bulunduğu köy merası ADNAN MENDERES ANIT MÜZESİ İÇİN girişimler sonuç vererek, bu ayıp giderilecektir.
 

***

2018 yılının ilk yarısını bitirdik, ikinci yarıdayız.

Sıcak temmuz ayının en ortasında ağustos böceklerinin erken çığlıklarıyla akşamları kakafonik bir senfoni eşliğinde,  Jeotermal’in dayanılmaz kokusu ile birlikte sıcak ve çekilmez günler yaşıyoruz.

24 Temmuz bilindiği gibi basından sansürün kaldırılışının yıldönümü.

Yüklü programlar nedeniyle 25 Temmuz Çarşamba günü AGC  basın ödülü törenleri var Adnan Menderes Üniversitesinde.

 


Yerel basın dostu Aydınlıları haftaya bugün 25 Temmuz Çarşamba saat 17.00 da ADÜ’de yapılacak törenlere bekliyoruz.

 

SÖZÜN ÖZÜ:

SİYASETLE İLGİLENMEYEN AYDINLARI BEKLEYEN KAÇINILMAZ SONUÇ CAHİLLER TARAFINDAN YÖNETİLMEYE MAHKUM OLMAKTIR.(PLATON )

 

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR

 mehmetozcakir@hotmail.com 

PK:110 EFELER- AYDIN

GSM : 0.542.7608691

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 7 Bulutlu
Yarın: 16/9 Çok bulutlu