Kimler Geldi, Kimler Geçti, Çarkı Felektenkimler Bitti, Kimler Geçti Siyasi Elekten..!

Seçim sath-ı mailinin son haftasındayız.

Kent meydanı önünde gene siyaset çadırları.

Her partiden broşür dağıtan genel de siyasetçi gençler.

Birbirine karışan müzikler.

Meydanın en gösterişli köşesinde bulvar kenarı şerefiyesi yüksek yerde AKP’liler.

Havuza doğru sıralanmış diğerleri,

Muharremler, Akşenerler, Perinçekler, Karamollaoğlu ve Bahçeli’ler..!

Çadırlarda bolca broşür ve gazete ile posterler MHP ve CHP ise biraz daha farklı parti yaka rozetleri.

AKP önünde tam Bulvar kenarında iki Polis nöbette.

Diğerlerinin başında kimseler yok

Siyaset bizde işte böyle.

Acaba dağıtılan bu broşürler sizce değiştirir mi vatandaşın oyunun rengini..?

Hangi çadır daha çok gürültülü, şen ve neşeli, ona mı verirsiniz “Evet”i..?

Ben hiç gitmedim ama, Avrupa da nasıl bu işler diye sorduğum bir iki Avrupa görmüş arkadaşıma dostuma,

Hiçbir gösteri ve çadır olmadığı gibi sadece billboard denilen kent afişlerinde seçim reklamlarının yapıldığını söylediler.

Ama bizde, davul zurna olacak, müzikler sonuna dek açılacak, haykırırken bademcikleri görünecek, önce kendini paralayacak, sonra oy isteyecek.

Eğer sessiz kalınırsa, “demek ki kendileri de inanmamışlar davalarına “ denileceği korkusu ile gündemde görünmek.

Biz asker uğurlarken, düğün dernek yaparken, sünnet gezdirirken, hacıya insan gönderirken, hacıdan gelenleri karşılarken, terhis olanları garda evde bağrımıza basarken, ölü evinde, düğün evinde, velhasıl her yerde, gürültü şamata kargaşa.

Her derde çare meydanlarda yüksek perde..!

Türkiye’de siyasetten beslenen bir güruh var.

İhtirasları hep dinamik olan, yenilmekten vazgeçmeyen pehlivan gibi,

seçimlerde bunun tuzu biberi.

 

Cumhurreisi ve vekil seçimleri yarışı var gündemde.

Ecevit, Erbakan, Türkeş, Menderes oturamadı, o koltuğa ama, Demirel Özal ve Ahmet Necdet Sezer ile beraber “o “ ilk sivil Cumhurresiydi.

Ondan öncekilerde adrese teslim, emekli Genel Kurmay başkanları doğal Cumhurbaşkanı..!

Hatırlayın nasıl eskiden Genel Kurmay başkanları Hep Kara Kuvvetlerinden seçilirdi,

Cumhurreisleri de artık asker değil, Tam sivil biri seçilecek.

40 yıl önceki, anılar depreşti birden..!

Üniversite yıllarımızda öğrenci bütçemize destek olması için,

Aydından İstanbul’a getirdiğimiz yerli tarım ürünlerimizi,

Semt Pazar dolaşarak bakkallara, şarküterilere,

Zeytin pazarladığımız 1970’li terörün tavan yaptığı yıllar.

Adettendir, insanlar tanımak istiyorlar..!

Koca şehir, hırlısı da var, hırsızı da,

-Nerelisiniz gençler..?

-Biz “Aydınlıyız .!”

-Haa..! Geçin bakalım şöyle, oturun birer çay içelim, Faslından sonra, konu Aydınlı olmamızdan, ilk akla gelen,

Adnan Menderes’e geliyordu söz hemen..!

İstanbul’da Beşiktaş ta, taa o yıllarda bakkalının ilk sözü,

-Büyük adamdı rahmetli..!

Yazık ettiler..,

Övgüsünden sonra, sitemini de ekliyorlardı,

-Ama Aydınlılar da sahip çıkamadı evlatlarına..!

Bunu söyleyenler İstanbul’daki Beşiktaş’ta, Gültepe’deki bakkallardı.

Menderes’in avukatı rahmetli Burhan Apaydın da,

Anılarında aynı sitemde bulunmuş ve Menderes’e sahip çıkılmadığından yakınmıştı.

Nasıl karşı çıkılsın ki,

Sivil iktidara ortak olmuş bir askeri vesayet..!

İhtilali yapanların ağzınızla kuş tutsanız,

Değişmez anti Menderes nefreti ve tutuklamalar.

Rahmetli babam terörün tekrar hortladığı 1970 li yıllarda,

Üniversiteye gidip gelirken evde kaldığım sürelerde,

Menderes’ten konu açılınca, yorum yapmaktan kaçınır,

Konuyu değiştirirdi.

Şimdi anlıyorum ki, 1960 ihtilalinde Aydınlı olması nedeniyle

Menderes’in memleketinde, Aydın’da, yoğun baskı yaşanmış.

Sadece Aydın’lı olması nedeniyle bugünkü Efeler belediyesinin işlettiği konutta oturan Albay Himi Aydınçer, resen emekliye sevk edilmişti.

O Aydınçer ki, Atatürk’ün 1938 yılında ölümüyle Dolmabahçe de başında bekleyen genç subaydı.

Tarih, yaşandığı devrin hukukuna göre yargılıyor.

Komedi bir Yassıada yargılama sürecinden sonra,

Yassıada mahkeme başkanı Salim Başol’un,

Menderes’i idama götüren malum sonuç için, itirafı her şeyi açıkça ortaya koymuyor mu..?

“sizi buraya tıkan güçler, böyle istiyor “

Yani Adalet yerini bulsun hesabı, önce karar verelim,

Sonra yargılayalım..!

Malum hukuk garabeti, asalım..!

Siz bugün sanıyor musunuz ki, Menderes adil bir şekilde yargılanıp,

Sözde hak ettiği bir hukuka uygun bir ceza verildi..?

En tarafsız kalması gereken Adalet dahi devrin rüzgarından etkilendiği,

Bugün herkesin dilinde değil mi..?

Uzun süre pek açıklanmasa da, artık belgesellerde yaşayan canlı tanıkların, açıkça dile getirdiği gibi,

Yassıada da Menderes’e işkence ve tacizlerin yapıldığı anlaşılıyor.

Bugün her şey apaçık ortaya çıkıyor..!

Yakın zamanda dile getirilen canlı tanık anlatımlarında, okyanus ötesinde birilerinin ayağına bastığından,

1960 ihtilalini gene aynı kişiler tarafından düğmeye basılmasıyla başlandığı anlatılıyor.

Malum Marshall dış yardımların şartlı verildiği 1950’li yıllarda, yol yapımı yerine, Menderes ülkenin akarsuları üzerine, en fazla ihtiyacı olan elektriği öz kaynaklarından üretmek üzere, baraj yapması, kredileri verenleri kızdırmıştı.

Yeni alınan ayakkabısını, çamura suya basmaması için öğütlenen çocuk misali,

“al ayakkabını ver özgürlüğümü “ demesi, ve hatta izin verilmeyen Rusya ile de bazı yakınlaşmalar , okyanus ötesini Sam amcayı çok kızdırmıştı..!

1960 ihtilali, 1980 de birilerinin “bizim çocuklar işi bitirdi” sözündeki gibi,

Düğmeye dışarıdan basılarak harekete geçmişti.

Sözü söyleyenin yalanlamasına rağmen

Rahmetli M.Ali Birand bu sözü söyleyen kişinin sesli ve görüntülü konuşmasını

Servis ettiğinde gerçek anlaşıldı.

Asılmadan önce dediği gibi,

“Benim dirimden korkmuyorsunuz ama, şimdi millet el ele verecek. Adnan Menderesin ölümü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. “

Dediği de oldu galiba , ne dersiniz..?

Yaşasaydı mutlaka Cumhurreisi olurdu, ama,

Nice Cumhurresilerinden daha çok fazla gönüllerde ve yüreklere girerdi..!

Mekanı cennet olsun , bugünleri görseydi eğer, sizce neler söylerdi..?

Onun için Aydınlılar olarak rahmetlinin anısına saygı gösterip, 24 Haziran’da sandıklara gidelim.

Oy vermeden önce Adnan Menderes’e yapılanları hatırlayıp, bayrağımız, yediden yetmişe bu topraklara gönül vermiş kuvvayi milliye ruhumuz efelerimiz, vatanımız ve demokrasi adına bir kez daha düşünüp öyle mühür basalım. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli