KENDİMİZLE KONUŞURUZ, BAŞKASINA SUSARIZ

Geçen hafta sonu AKP Genel başkan yardımcısı Numan Kurtulmuş ‘un bir günlük Aydın gezisinde akılda kalanların en önemlisi Aydın’ın sorunlarını kendi kendimizle konuşur, duru, işi çözecekler gelince susar dururuz.

Meslek Odaları ile yapılan soru cevaplı toplantıda, alt alta yazınca onlarca sorunu olan Aydın için, genel anlamda ortak sorunlar hakkında kimse Aydın için söz almadı.

Bazı meslek odaları kendi üyelerinin sorunlarını dile getirmesine rağmen, Ortak konularda, Aydın sorunlarından bahseden hiç olmadı. Neydi onlar, en başta Jeotermal, .Ardından Çıldır havaalanı.

Numan Kurtulmuş ise Denizli Otoyol ve Şehir hastanesine değindi.

Ben söz alarak “yeni havaalanı istemediğimizi, zaten var olan Çıldır havaalanının yeniden sivil havacılığa açılmasını’’ gündeme getirdim. Aydın’a gelen her bakan özel uçağıyla yanında vekillerle, Çıldır’a inerken, biz Asiller aynı havaalanını kullanamamak ne kadar acı ve düşündürücü..!

Toplantı sonrası yanıma gelen herkesin tanıdığı bir Aydınlı kardeşim, bana Çıldır’ın yeniden uçuş’a açılmasının gereksizliğini, faydasız bir yatırım olduğunu ve Aydın’a havaalanı yapılmasının israf olduğunu anlatınca, hem şaşırdım hem de üzüldüm.

Demek ki biz henüz Büyükşehir olmaya hazır değilmişiz.

Manisa ve Aydın gibi iki büyükşehir dışında havaalanı olmayan il kalmadı..!

Doğuda İlçelerde dahi yapılan havaalanı ve ulaşım hizmetinin nimetlerinden yararlanmak istemeyen Aydınlı olduğunu görünce, Jeotermal den de memnun olduklarını düşündüm.

Açıkça jeotermal sorunu bu toplantıda deyime uygun, “ortada kuyu var, yanından” geçildi.

Çünkü tarım ile ilgili Meslek odalarının, Ziraat odalarının böyle bir sorunu yok demek ki..!

Tıpkı Aksak Timur ‘un anekdotundaki gibi.

Nasreddin hocanın köyünü ziyaret eden Timur’un memnun kalmasının karşılığı olarak hediye ettiği Fil’in köyü ve tarlalarını talan etmesi üzerine, önceleri Padişah armağanı olduğundan seslerini çıkarmayan köylüler, dayanamayıp, Padişaha durumu arz etmek üzere, Nasreddin hocadan bir çare bulmalarını yalvarırlar. Hoca köylüyü arkasına alır, yola düşerler ve Timur’un huzuruna çıkar.

Timur, “hoca niye geldin? Fil’im nasıl?” diye sorar.

Hoca , “Padişahım” diye söz başlayıp, geri almasını istedikleri Fil için “bu filiniz var ya derken”, bir bakar korkudan arkasında kimse kalmamış herkes kaçmış.

Padişah:

-eeeee ne olmuş file?

Hoca:

-“Padişahım hediyeniz olan filden çok memnun kaldık. Yalnız kalıyor, canı sıkılıyor, bir tane daha istiyoruz” der.

Kıssadan hisse, Jeotermal den , nasılsa yakınan , dert edinen yok ve dile getirmeyen Meslek odaları yöneticileri de olmadığından, bize iki, üç tane daha lazım padişahım..!

Havaalanını istemeyen öyle çok Aydınlı var ki, herkes hayatından memnun anlaşılan..!

Bizmişiz meğer yanlış yapan anlaşılan,

Timur Padişahım çok yaşa, Aydın süt Liman ..!

SÖZÜN ÖZÜ : HAKSIZLIĞA HER KABULLENME , DAHA BÜYÜK HAKSIZLIKLARI DOĞURUR.

Mehmet ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli