GEÇEN HAFTANIN OLAYLARI, NELER OLDU İŞTE YORUMLARI

 

Aydın sonbahar günleri oldukça hareketli geçiyor.

Ülke genelindeki siyasi gelişmeler ile sınır bölgemizdeki stratejik hareketlilik, habercilere kaynak sağlıyor.

Yerel deki gelişmeleri ele almaya özen göstersem de,

Bu hafta ilk kez genel bir konuyu yazmak istedim.

Şarkıda “eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” der ama

Dünya’ya artık eşkıya hükümdar olmuş

Tüm dünya medyasını etkileyen şok olay, yerel basını da ilgisiz bırakmadı.

Çünkü olayın merkezinde bir gazeteci vardı.

Nerdeyse 3 haftadır dünya gündemini meşgul eden bir gazeteci.

Adnan Kaçıkçı’nın yeğeni, Muhalif Suudi kökenli Cemal Kaşıkçı’nın hazin sonu nihayet açıklamalarla su yüzüne çıktı.

Günlerdir, girdiği kapıdan çıkamayan ve cenazesine de ulaşılamayan gazetecinin öldürülmesi, minarenin çuvala sığmayacağını gösterdi.

Konsolosluk kapısından girişi kameralarda kayıtlı, ancak çıkışlı meçhul bu gazetecinin ölümüne dünya baskısı, işi yapan Suudilerin itirafını sağladı.

Bir gazetecinin kalemi demek ki,  bir silah gibi  etkili ..!
Basının gücü ve etkisi, sonu acı bu olaydan sonra, bir kez daha anlaşıldı.

Medya demokrasilerde 4. Güç olduğunu ve bundan korkanlar tarafından tehlike olarak görüldüğü bu olayla anlaşıldı bir kez daha.

Ancak demokrasi dışı yönetilen ülkeler buna alışık olmadıklarından, hem de Müslümanlığın merkezi, peygamberimizin yaşadığı topraklarda ölümüne karar verilerek katli, İslamiyet’le bağdaşmadığı gibi, dünyaya da kara bir leke olarak yazıldı.

Basın demokrasi ile yönetilmeyen ülkelerde, eleştiriye tahammülü olmayanların hedefinde maalesef.

Kaşıkçı’nın öldüğünü itiraf etmek zorunda kalanlar, şimdi de cenazesinin ne olduğunu açıklamalıdırlar.

Suçu kendi içlerinden birine yüklemek, dosyayı kapatmayacaktır.

Çünkü dünya bu işi kimin yaptığını açıkça bilmektedir.

Topraklarımızda meydana gelen bu olayla cinayeti ilişkilendirerek Türkiye yi bu işe karıştırmak isteyenlere karşı, bize düşen, bir an önce geçeği aydınlatmaktır.

Kendi gazetecilerimize ve basın emekçisine sahip çıkmaktır.

 

Basın en azından , uyarmak ve yanlış yaptırmamak için aracıdır.

Bir yandan milli irade  bizimle düşüncesiyle  her şeyi yapmak değildir Demokrasi ve hukuk.

Çünkü azınlıktakilerinde hak ve hukukunu korumak , bizim dini öğretimizde  yeri olan uygulamadır.

 

****

Ünlü yönetmen Zeki ÖKTEN ‘in mizahi anlatımıyla izleyenler, “ÇİNLİLER GELİYOR” filmini hatırlarsınız.

Çekimleri İzmir Seferihisar da yapılan komedi film, kasaba halkının Çin'den gelen yabancı sermayenin etkisiyle köşeyi dönme sevdasına kapılmasını, kasabanın kurtuluş gününde yapılacak olan konser dahil her şeyi unutmasını ve sırf biraz daha fazla para kapmak için birbirlerinin arkasından çeşitli entrikalar çevirmelerini anlatan güzel bir filmdir. "çinliler geliyor, yaşasın, zengin olacağız" heyecanıyla 9 Eylül kutlamalarını unutan insanların öyküsünün anlatıldığı film. "Çinliler ülkemizi nerdeyse istila ediyor, siz para derdindesiniz" mesajı verilmeye çalışılmıştı.

İşte bu filmin kültür ve sanat alanında bir benzeri geçen hafta Aydın’da görüntülendi.

Gerçi bu film değildi, ve gerçekti…!
AYDIN ÇİNLİLER ‘İ MİSAFİR ETTİ.

“Hayalimdeki Çin “konulu resim sergisi Yüksel Yalova Güzel sanatlar lisesinde düzenlenen bir etkinlikle Aydınlı sanatseverler ve Çin Büyükelçisi ile protokolle beraber buluştu.

 

Kısa boylu, tıknaz ve zayıf Çinliler, bu ölçülerine rağmen, Amerika ‘ya ekonomik saha da kafa tutabilen devlerin arasında.

Bizlere pek benziyorlar jest ve mimikleriyle.

Çekik gözlü olduklarından mı nedir, hep “smile” yüz ile tebessüm eksik değil yüzlerinden.

Ayrıca çok sıcakkanlı ve gelenekçiler.

Mizahı da seviyorlar.

Dayanamadım, konsolosluk bürokratları ile bir anı fotoğrafında buluştuk.

 

Bu yıl yapılan resim sergisinde Türkiye den 1. seçilen Güzel sanatlar lisemizin öğrencisi Ümmü Gülsüm gururumuz oldu.

 

Okul Müdürü Cihan BAŞER hocamı ve enfes müzik dinletileri sunan öğrencilerini kutluyorum.

 

Birbirimiz anlamada en iyi yol sanat ve spordur.

Bundan yıllar önce soğuk savaş dönemlerinde Amerika ile Çin arasında ilişkiyi tekrar başlatan, her iki ülkenin yaptığı bir masa tenisi karşılaşmasıydı.

20 – 25 yıl önce Atatürk kent meydanında hediyelik eşya pazarı kurulduğunda buradaki Pazar açan Çinlileri görünce çok şaşırmıştım.

Basit Çin mallarının sergilendiği tezgâhta yer alan ucuz malların yanı sıra, bizdeki ürünleri inceleyip, benzerlerini kendileri üreterek piyasaya ve ekonomiye sahip olmak isteği semeresini vermeye başladı.

Kültürel ilişkilerle devam eden ilişkinin arkasında çok ucuz maliyetli Çin ürünlerini pazarlaması olduğunu bilmeyen yok.

Ama Allah var, işini çok iyi yapıyorlar.

Güleryüzlü, sabırlı, programlı ve bilimsel çalışıyorlar.

Vali yardımcısı Ömer Faruk Günay, Aydın’ın incirini överek, önerirken,

Aklıma yıllar önce AYTO tarafından dillendirilen bir proje geldi.

Her sabah bir Çinli bir incir yese, Aydın İncir’i ihracata yetişmez.

Tabii bu söz söylendiğinde Jeotermal yoktu.

Artık her evden sadece kendi yiyeceği ancak 5-10 kilo incir çıkıyor.

Eğer Çinliler Aydın incirine talip olsa bile, zaten Jeotermal den etkilenmeyen incir kalmadı 

Ama ÇİN bu,

Alırlar bizim İnciri, kendileri çakmasını üretip, bizden daha ucuza bize satarlar bir gün..!

***
Geçen Çarşamba gelmesi beklenen hemşerimiz, Atilla KOÇ’un kızı Aile  Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk,  hanım, yoğun programı nedeniyle Perşembe günü bir dizi açılış ve törenlerle günübirlik babaocağı ilimizdeydi.

İlk programında İzmir havaalanına ineceği yazılıydı.

Ertelenen programa göre uçağının ÇILDIR havaalanına ineceği belirtildi.

Yani sivil taşımacılığa türlü bahanelerle kapalı olan Çıldır, bir bakan gelince açılabiliyor ve uçak inebiliyor.

Hayırlı olsun Havaalanımız,

Bakanlar’a açık,  bakmayanlara kapalı.

Son genel seçimler öncesi, 2018 Haziran ayında Aydın’da miting yapan son başbakan Binali YILDIRIM’ın  “Çıldır Havaalanı’nı en kısa zamanda faaliyete geçireceğiz” sözü medyada kayıt altında.

Atılan ok, geçen zaman ve ağızdan çıkan söz geri gelmez.

Bu sözün takipçisi olacağız.

62 yıldır AYDIN ‘a havaalanı müjdesi veren siyasetçiler listesi hayli kabarık.

Bunun son 16 yılı ise çok daha fazla.

AYTO başkanı Hakan ÜLKEN ile rahmetli usta yazar Hilmi TÜKEL den başka bu işin tek takipçisi araziyi bağışlayan ÇILDIR ailesi ve fikri takip bu fani köşe yazarı kaldı.

 

Demek ki neymiş,

İsteyince oluyormuş.

Darısı bizim başımıza.

Ama önce Aydın’ın , siyasetçileri ve iktidardaki partinin   4 vekilinin buna inanması lazım..!

İnanıyorlar mıdır sizce..?

 

SÖZÜN ÖZÜ :
YALANINI BİR KEZ YAKALADAIĞIN BİRİSİNİN, DOĞRULARINI BİN KEZ SORGULARSIN.

 

 

 

Mehmet ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691

 

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
19 / 10 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/10 Parçalı bulutlu