GEÇEN HAFTANIN OLAYLARI, NELER OLDU İŞTE YORUMLARI

Sonbahar’ın ilk ayı olan Eylül’ün, son haftasına girdik bugün.

Mevsimler, duygular, değişiyor, zaman ise onlardan daha çok hızlı koşuyor.

Geçen hafta neler oldu, bitti, yazamadıklarımızı haftanın ilk gününde hatırlamak istedim.

Geçen hafta Efeler belediyesinin başlattığı Kültür gezilerinin ilk kafilesiyle Burs ve Çanakkale de konaklamalı iki gün, hem gezdik, hem de ana amacımız olan, BASININ GÖZÜYLE, sizlere aktaracak notlarımızı biriktirdik.

Bugün 3. kafilesi yola çıkacak Kültür ve Tarih gezisi her hafta Pazartesi ev Perşembe geceleri 23.30 da Eski yıkılan Otogar’dan hareket ediyor. Tam beş otobüs yaklaşık 250 kişilik kafile, okul gezisi gibi neşe içinde yola koyulduk geçen hafta başı.

Sağımda solumda diğer otobüslerde tanışık olduğumuz dostlarla, kah uykulu, kah uyanık, yaşı 40 ve üzerindeki gençlerle (!) tam sabah 06.30 da Bursa Ulucami önüne geldiğimizde sabah namazından çıkan yerli ve yabancılar, bu şehrin adeta uyumadığını anlatıyor.

Bursa Türkiye’nin 4. Büyük vilayeti.

Zaman içinde Adana ile yarışan Bursa Turizm katkısıyla 4. Büyük il koltuğuna iyiden iyiye yerleşti.

Şehir kuzeye bakan hakim Uludağ eteklerinden başlayarak Ovaya doğru kurulmuş tarihi bir Osmanlı ve ondan öncesinde de antik yerleşimlerin yer aldığı kadim bir kent.

Şehre tarihi ve Mistik bir havanın hakim olduğu, yapılardan, giyim ve kuşam ile kişilerinden anlaşılıyor.

Özellikle Dindar kesimin, kapalı, tesettürlü kadınların, ecdadımız ve Osmanlı hayranlığı, Dört padişahın mezarının burada olması, manevi sıralamada dünyanın 5. Büyük uhrevi mekanı kabul edilen 1399 yılında yapılmış Ulucami ile muhafazakarların tercih ettiği, sokaklarında, lüks binalarda Arap turistlerin ve zengin Suriyelilerin eksik olmadığı, ulu bir kent Bursa.

Tarihi ve doğallığı ile tercih edilen en güzeli de bol suyu ve yeşili ile Eşsiz manzarası ile yaşanılacak bir kent.

Kent içinde Emir Sultan, Yeşil Türbe ve Camisi, Ulucami, Tophane saat kulesi gibi belli başlı yerlerin ziyaretinde her otobüste bir rehber eşliğinde gruplar halinde kenti gezdikten sonra, Marmara denizi kenarından, Karacabey, Bandırma, Biga yolu üzerinden vardığımız 12 bin nüfuslu Lapseki üzerinden Çanakkale boğazı geçilerek, ver elini Gelibolu’ya.

Gece konakladığımız Motel den Çanakkale boğazı kıyısında olduğumuzu ertesi sabah uyandığımızda ancak fark edebildik.

Her zaman serin rüzgarı, açık deniz karşısındaki Gökçeada, temiz havası ile farklı bir doğal güzellik vardı karşımızda.

İkinci gün, yine rehber eşliğinde bütün gün gezdiğimiz tarihi yarımada, hem hüzün hem de hamasi duygularımızı arttırdı.

Tarih Turizm ile birleşerek, yarımda ve ilin ekonomisinde canlılık kazandırdığı, her köşedeki Çanakkale hatıraları, biblo, magnetler, şapka ve diğer hediyelikler satışıyla açıkça görülüyor.

Köylüler, özellikle kadınlar seyyar tezgahlarında , her mola ve gezi merkezilerinde hem tarihi pazarlayarak, ilin tanıtımı , hem de Turizm yoluyla ekonomik kazanç temini, altın yumurtlayan tavuktan farksız..!

Aydın’dan sadece Efeler belediyesi değil, ülkenin her tarafından gelen onlarca araç hafta içi olmasına rağmen, Çanakkale, Türkiye’nin her tarafından sürekli bir müşteri profili çekmeye devam ediyor.

Çorum, Eyüpsultan, Karacabey gibi belediyeler Kültür gezileri adı altında hemşerilerini Çanakkale ‘ye taşımaya devam ediyor.

Öğle yemeğini yediğimiz Alçıtepe köyü ise ana caddesinin kenarına dizilmiş, tek tip seyyar barakalarda, köylü kadınların hatıra eşyalar ve zeytinyağı ile badem sattıkları yerlerin yıllık kirası 1020 TL.

OPET firması “TARİHE SAYGI” projesi çerçevesinde bölgeye büyük finans sponsoru olmuş.

Tüm satış barakaları, şehitliklerin düzenlenmesi, bu petrol dağıtım şirketinin desteğiyle yapılmış.

Özellikle TARİHE SAYGI parkı ve camisi ile Eceabat’taki iskele kenarında zemine yapılmış Anzak ve Türk askerlerinin siper çatışmaları ve yarımadanın devasa topoğrafik maketi bölgeyi ve olayları çok daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.

Birden Aydın’dan kazanan Jeotermal şirketlerinin Aydın’a atığı, kokusundan başka ne desteğinin olduğunu düşündüm ve üzüldüm.

Çanakkale de aslında şehitlikler sembolik olarak yapılmış.

Askerimizin cenazelerinin gömüldüğü yerler tüm Yarımada’ya yayılmış durumda.

İnsan bu toprakların üzerine açılan WC’leri dahi kullanmaktan çekiniyor.

Nerede hangi kahramanın cenazesinin gömülü olduğunu bilen yok ..!

Kendi adıma 100 yıl önce kanla sulanmış bu topraklarda, şehitlerin üzerine def-i hacet etmeyi ar kabul ettiğimden, biraz sıkıntılı olsa da, tuvalet ihtiyacımı gidermek için feribota binmeye kadar bekledim.

Şehitliklerde AYDIN şehitlerimizi aradı gözlerim.

Soyadı kanunu çıkmadığından ve sadece Baba adı ve doğum tarihleriyle nereli olduğu yazılı künyeler önünde, duygusal anlar yaşadık.

Anı fotoğraflar çektirdik.

Feribotla geçtiğimiz Çanakkale ‘de ünlü Aynalı çarşı gezisi ve alışverişlerden sonra Ezine ‘de peynir molası, ardından gece Aydın’a dönüş..!

İlk olması nedeniyle, elbette ev konforu aramadığımız gezide, küçük aksaklıkların yanı sıra, en büyük yanlış, bu gezinin BURSA – ÇANAKKALE gezisinin birlikte yapılmasıydı.

Çünkü tarihi yarımada aslında iki günlük geziye bedel büyüklükte ve ancak belli başlı yerlerin ziyareti için yeterliydi.

Ayrıca BURSA- ÇANAKKALE arası tam 7 saat sürdüğünden gezinin ilk gününün yarısı gene yolda geçti. Zaten gece yolda uykusuz kalan yolcular, ikinci bir yolculukla tam 14 saat Otobüste geçti zaman..!

Oysa BURSA – ESKİŞEHİR birleşik gezi yapılsaydı hem zaman daha verimli kullanılabilecek, hem de ulaşım süreleri daha kısalacaktı.

Çanakkale gezisi ise tam 2 gün olarak yapılsaydı bu tarihi yarımada daha uzun soluklu gezilebilirdi.

Daha ileride günlük KONYA ve ANKARA gezileri ile yaklaşık 5 bin Aydınlı günü birlik gezilerle kültürünü arttıracak, gözü gönlü açılacak..!

Bu arada sevgili Mesut abiye bir önerim var.

Gece yolculukları uykusuz geçtiğinden, zorunlu olarak ertesi gün gezilerde alışkın olmayanlar, ayakta uyuyorlar.

Acaba diyorum,

Aydın ili sınırları içinde biri DOĞU yönünde, Nyssa, Arpaz kalesi, Afrodisyas, Karacasu çömlekçiler gezisi, diğeri, BATI yönünde Magnesia, Prien, Milet, Didim olmak üzere YEREL KÜLTÜR GEZİLERİ günübirlik ve uykusuz kalmadan gün içinde yapılması daha verimli, etkili ve önce AYDIN’I TANIMAK adına daha yararlı olmaz mı..?

Diğer geziler devam ededursun, bu arada tek günlük ve hafta sonları YEREL TARİH GEZİLERİ, AYDIN’ı tanımak adına ne güzel olurdu..!

***

Geçen hafta sonu ASKF (Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu ) tarafından yerel medya saha içi spor muhabirleri için yağmurluk dağıtım töreni yapıldı.

AGC olarak hazır bulunduğumuz mütevazi tören vesilesiyle, yaz kış soğuk sıcak demeden, sahalarda görev yapan zorlu hava şartlarına karşı mücadele eden basın çalışanlarını düşündükleri için, ASKF başkanı ve yönetimine kendi adıma teşekkürlerimi sunmak isterim.

Empati yaparak, başkalarını düşünenler, Sempati ile anılırlar.

Teşekkürler Hasip ARIKAN ve ASKF Yönetim Kurulu.

*****

Haftaya gene olayları ve yorumlarıyla buluşmak üzere,

Pazartesi sendromuna değil, yaşamanın keyfine takılalım..!

 

SÖZÜN ÖZÜ:

VATANIN MÜDAFAASI MECBURİYETİ OLMADIKÇA SAVAŞ BİR CİNAYETTİR.( M. KEMAL ATATÜRK )

 

 

 

 

 

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER AYDIN

GSM : 0.542.7608691 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 10/1 Sağanak yağışlı