Kümesi çakallara emanet edenler kaybolan tavukları dışarıda aramalılar..!

Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış.

Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş.

Ancak, öküzler saldırı anında bir araya gelip boynuzlarıyla savunmağa geçtikleri için, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış.

Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler.

Topal aslan,  yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

Topal Aslan, öküzlerin lideri Bozöküz ve yanındakilerle tatlı dille konuşmaya başlamış;
- “Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık.

Bütün suç hep o Sarı Öküz’de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.”

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz’ü vermişler aslanlara.

Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk’u istemişler:

-“Gördünüz mü ne kadar barışseveriz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp barış içinde yaşamaya devam edelim.”

Boz Öküz ve heyeti, uzun uzun görüşüp haklı bulmuşlar bu talebi ve Uzun Kuyruk’u teslim etmişler.

 Benekli Öküz yine karşı çıkmış. Ama ne fayda..!

Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

 Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle.

 Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış.

Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahaleye ederek “verin bize şunu, yoksa karışmayız” demeye başlamışlar.

Birer birer aslanların pençesinde can veren öküzlerden geriye Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış.

 İçlerinden biri liderlerine, “Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa en başında, vaktiyle ne kadar güçlüydük” diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz’ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli “Biz” demiş,

“en başında Sarı Öküz’ü hiç vermeyecektik. Onu verdiğimizde kaybettik.”

Siyasette de sarı öküzlere sahip çıkmak lazım.

Birilerinin dedikodusuna, kişisel çıkarlara, ayak oyunlarına kapılarak vekil tercihlerinde, sözüm meclisten dışarı, sarı öküzler feda edilmemeli,  doğru aday seçilmelidir.

***

Dünden buyana herkes seçimlerin analizini yapıyor.

İki gündür açıkça sürpriz sonuçlar her kesim tarafından konuşuluyor.

Milletvekili çıkarması mucize denilen MHP büyük sürpriz göstererek anket sonuçlarını altüst etti.

Hatta Meclisin en kilit partisi konumuna geldi. Hiç bir zaman iktidar girişimi ve hevesi olmayan Bahçeli, mecliste en etkili konuma geldi.

İlk kez yasa çıkarma çoğunluğunu kaybeden AKP artık bundan sonra MHP ye muhtaç.

Bu konumuyla MHP iktidarda olmadığı halde, keyfini ondan çok daha fazla çıkaran parti konumunda artık.

Onun destek vermediği hiçbir yasa , meclisten geçemeyecek..!

Akşener İYİ parti söylemiyle çıktığı ilk seçimde başarılı oldu.

HDP’nin aynı oyu çıkarması normal karşılansa da, CHP’nin meydanlarda Muharrem İnce mitinglerine bakıp 1977 deki Karaoğlan rüzgarını yakaladığı söylense de, radikal CHP’li seçmen milletvekili seçimlerinde kendini alınan değişmeyen oy sayısı ile gösterdi. Ama Muharrem İnce’nin oyu 8 puan üzerinde çıktı.
Buradan çıkan sonuç şu ki, Muharrem İnce ye gelen artı sekiz oranındaki oy kendi kişiliğiyle CHP’li olmayanlardan aldığı oydur.

Dün de CHP genel başkanının istifası artık yüksek sesle tartışılır oldu.

Demokrasilerde olması gereken de budur. Onlarca seçim kaybeden gider, yapacağım diyen yenisi gelir.

Sosyal Medya bu konuda hayli etkili.

Yakın CHP li arkadaşlarım dahi artık yüksek sesle ve sosyal medyada paylaşımlarında altı ok’ta,  değişimin en tepelerden başlaması gerektiğini dillendiriyorlar.

Tepeleri, zirveleri bilmem ama Aydın yerelinde irdelersek, Vekil tercihlerinde eleştirilerde seçmen haklıdır.

Aydın vekili Metin Lütfi Baydar için  “Baykalcı” olduğu gerekçesiyle bu seçimlerde aday gösterilmediği söylenir dururdu.

Ama bu gerekçe ile aday gösterilmeyen Metin hocanın aksine, BAYKAL’ın Antalya’dan ilk sırada aday gösterilmesi traji komik bir tespittir.

Sağlık sorunları da bulunan BAYKAL’ın sağlıklı ne hizmeti  bulunabilir..? Daha genç birinin önü açılmaz mı..? Baykal’ı bu haliyle Vekil seçmek kendisine de işkencedir..!

Madem Baykal aday gösterilebiliyor, neden Metin hoca Baykalcı gerekçesiyle aday yapılmadı.

Liseden arkadaşımın Hoş görüsüne sığınarak yukarıda yazıldığı gibi,  aslanlara feda edildi.

CHP Genel Başkanı dün TV de canlı yayında açıklamasında seçimlerde OHAL etkisi, devletin tüm imkanlarının hazır edilerek , % 49,5 olan oylarının % 42,5 ‘a düşürülmesinde çabaları olan CHP’lileri kutlarken, dünün güçlü adamının artık bugünün topal adamı olduğunu açıklarken CHP’nin neden yerinde saydığına hiç değinmedi ve  bunun sorumlularını itiraf edemedi.

AKP’nin başarısızlığını konu ederken CHP’nin yerinde saymasını gündeme getirmedi..!  

Mecliste çoğunluğu kaybeden AKP’nin 7 puan kaybıyla bu seçimi kaybedenin olduğunu açıklarken, CHP’yi neden daha yukarıya taşıyamadığını açıklamadı.

Kendilerine rakip olmasına rağmen İYİ partiyi kast ederek, demokraside destek vererek bir ilki başardıklarını belirtti.

Millet ittifakının demokrasiden yana olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, darbe hukuku ile seçimlerde getirilen % 10 baraj şartını bu seçimde aştıklarını ve tüm farklı sesleri yüzde yüz olmasa da, Parlemento’ya taşıdıklarını açıkladı.

Muharrem İnce’nin parti oylarının 8 puan üzerinde olduğu ve bu nedenle artık CHP’de doğal genel başkan olması gerektiği söylenti ve beklentilerine, yakasındaki parti rozetini çıkarıp, Cumhurbaşkanı olması ve elbette daha çok oy alması gerektiğini belirterek, tüm CHP’lilerin kendi aralarında tartışıp görüşebileceklerini ama AKP’nin tek parti ve tek adam olduğunu belirtti.

9 ay sonra yapılacak yerel seçimlerde daha çok oy kaybedecek AKP’ye bir ders daha verileceğini açıklarken, CHP’de Koltuk sevdalısı olanların , bu partide işinin olmadığını söylerken , kendisinin genel başkanlık makamında seçim kazanamamasına rağmen , yıllardır koltuğa yapışması  nasıl izah edilebilir ki..?

Ancak sosyal medyanın aksine , beklenen   istifasını  bir türlü   açıklamadı..!

Sizin anlayacağınız, CHP yakasında değişen bir şey ve istifa yok,

KILIÇDAROĞLU ile YOLA DEVAM..!

 

SÖZÜN ÖZÜ:

BAŞKALARINA "EVET" DERKEN, KENDİNİZE "HAYIR" DEMEDİĞİNİZDEN EMİN OLUN.

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 10/1 Sağanak yağışlı