AYDIN DA TİYATRO VE SANAT GÜNLERİ

 

Sanat üzerine söylenen onca güzel sözden, İnsanlığın doğuşuyla beraber kendini ifade etme, gelecek  zamana miras bırakma  göreviyle, yaşadığı anları kayıt altına alma içgüdüsü ile üretilen eserlerin bütünü olarak görmek lazım.

Onlarca yolu olan sanat eserleri içinde Müzik, resim, edebiyat, sinema, opera ve tiyatro başta gelir.

Geçen gece Aydın Büyükşehir Belediye Tiyatrosu prömiyer yani ilk oyunuyla Yıldız Kenter -Şükran Güngör sahnesinde uzun kış gecelerine merhaba dedi.

Cevdet Kudret Aksal’ın Devlet Tiyatrolarında da sahnelenen 2 perdelik oyunu “ Kahvede şenlik var “ oyunu, ağır ve her izleyeni içine çekemedi ise de,  biraz mizah içeriğiyle, sahnede garson, evlenmek için arabulucunun bir araya getirdiği kadın ve erkek olmak üzere üç oyuncu en üst performansıyla sahneyi merakla izletti.

Bir kadın ve bir erkek, bir arabulucu vasıtasıyla birbirlerini tanımak, dövüşüp, sövüşüp, konuşup, anlaşıp ve sonunda evlenmek üzere, denize yakın bir kır bir kahvesinde buluşurlar.

Konuşmaları ve olayları yönlendiren bir de garson vardır. Kadınla erkeğin evliliğe bakış açıları,  hayata dair farklı görüşleri ve karakterleri ve hayata dair pazarlıkları, ilişkiler çatışması müziğin dansın eşlik ettiği bir atmosferde komik bir uslûpla anlatılıyor. Kadın ve erkek de evliliği toplumun baskısı ve isteği ile yaptıklarından hemfikir olup, bu baskı nedeniyle ve benliklerini ispat etmek üzere sonunda yaptıkları uzun uzadıya konuşmalardan sonra kahvede evlenmeye karar verirler.

Kadın tüm hemcinsleri gibi aşka önem veren, evini kendi zevkine göre döşemek isteyen ve düş kurmayı ve güzel bir ev sahibi olmayı isteyen bir karakteri, Erkek ise mantığı öne çıkararak, kadını bir süs eşyası gibi gören kişiyi canlandırır.

En sonunda, kahvede kimse olmamasına rağmen, üç kişilik bir düğün yapılarak kahveden ayrılan çift ardında izleyenlerin bugünkü kendi evlilikleri sorgulamak üzere izleyenleri düşündürür.

Oyunun önümüzdeki günlerde devamı aynı salonda sahnelenecek.

Aydın’da tiyatro denilince, aklılara AYKARYAY ve bu köşe yazarı fakirin de, ortaokuldan hocası Hüsnü Ertung hocam gelir.

 

Her Aralık ayı içinde düzenlediği Tiyatro etkinlikleri bu yıl maalesef yapılamadı.

Tiyatro sevdalısı Hüsnü Ertung hocamızın kurduğu, Tiyatro derneği.

 AYKARYAY Tiyatro grubu Aralık ayı içinde,

Daha önce sekiz kez düzenlenen,

Aydın Tiyatro Drama ve Meandros Günleri çerçevesinde Tiyatro Etkinliklerinde çeşitli sokak ve salon tiyatro gösterileri ve oyunlara sahne alır,

Tiyatro sanatı, Aydınlıların ve İlçelerde yaşayanların ayağına gidilerek,

Kent meydanından hareketle Tralles’e yürüyüş yapılırdı.

Aydın’ın farkındalığına, farklılığına bir çeşitleme.

Hiçbir menfaat ve ticari kaygı düşünülmeden,

Aksine sanata inananların fedakârlığı.

Herkesin kendini “feda” ettiği,

“Kar” etmeyen bir sivil girişim.

 Yani “fedakâr “Aydınlılar.

Bu aslında ciddi bir tanıtım Aydın için.

Bakanlıkların ve valilik ile yerel yönetimlerin, meslek odalarının desteklemesi gereken.

En güzel coğrafya üzerinde Aydın kenti sınırları içindeki onlarca antik kentin,

Onlarca tiyatrolarında, binlerce Tralleis’liye ,Milet’liye,

Afrodisyas’lıya, Nyssalı’ya Alinda ve Alabanda’lıya

Tiyatro ve gösteri sunan verimli toprakların son yaşayanları,

Sanatı yaşatmağa çalışıyor.

Bunu yaparken de, Aydın’ı tanıtıyor.

Uygarlıkları vadisi Aydın’ı Meandres’i, Tralleisten çalınan Seikelos’u,

Gündemde tutuyor.

 

Dünyanın önde gelen sanatçılarını yetiştiren,

Matematikçi ve Filozof Miletoslu Thales,

Ayasofyanın Mimarlarından Tralleisli Anthemios,

Dünyaca ünlü Coğrafyacı ve Geographika kitabının yazarı,

Nysa da eğitim alan Strabon’u ve hocası ve Aristodemes,

Birer kültür ve sanat abidesidir.

Başlıbaşına Aydın’ın gururudur.

Daha sonraları “Benden selam söyle Anadoluya “ kitabının yazarı,

Çocukluğu Aydın’da geçen ve kitaplarında Aydın’ı anlatan

“babam Aydında sabun yapımcısıydı, çocukluk yıllarımda ailemle birlikte doğduğum Aydında yaşadım.1922 de Anadolu’dan ayrılarak Yunanistan’a amcamların yanına gitmek zorunda kaldı.  Babamın arkadaşı Talat Beyler, sokakta oynadığım Rum ve Türk çocukları bugün bile hala aklımda. Yaşadığım günlerin ve olayların o kadar etkisi ve büyüsü altında kalmışıtım ki, bu anıları ele alan bir kitap yazma isteğim çığ gibi büyüyordu.1962 yılında, Aydında geçen günlerimi kaleme aldığım,

“Benden selam söyle Anadoluya “kitabını yazdım diyen

Dido Sotiriyo,

Gene Aydın doğumlu ve İzmir’de Asansör semtinde sokağa adı verilen,

“her yerde kar var “ melodisiyle bilinen Dario Moreno,

Aydın geçmişinde sanat var, kültür var.

Ama bugün sadece, 4 yıl önceki adıyla Aydın belediyesinin adını verdiği,

Hasanefendi mahallesinde GEKA projesi “Kültür ve Sanat sokağı “ nın adı  var sadece..! 

İşte AYKARYAY bu geleneği yaşatmak için her yıl Aralık ayında,

Bizlere sanat ve kültür geleneğine destek verilmelidir.

Aydındaki etkinlikler bir dizi tiyatro oyunu ile devam edecek.

Marifet iltifattan ibarettir.

Ne kadar ilgi çoğalırsa,

O kadar sanat, tiyatro ve etkinlik,

Buna bağlı olarak açılacak yeni salon ve yeni binalar.

Aydın Büyükşehirde her ilçede Tiyatrolar ve salonlar.

Aydında Taşdöner Sinemasının kamulaştırma çalışmaları devam ediyor.

Yargı binanın bedelini belirledikten sonra,

Aydın yeni bir Tiyatro salonuna kavuşacak.

Mili Aydın bankası ise, ikinci bir Resim ve Sergi salonu ile Recep Yazıcıoğlu’ndan sonra Aydınlılara hizmet veriyor.

Aydında ilçeleriyle beraber “çok güzel hareketler”,

Didim’de, Kuşadası’nda, Söke’de kültür ve sanat

Etkinlikleri daha da artarak, Aydın adı gibi layık olduğu

AYDINLIK günlerine kavuşacak.

Büyükşehir daha fazla Kültür ve sanata ağırlık vermeli, amatör tiyatro ve gruplarla sergi açmak isteyen ressam ve fotoğrafçılarla güzel sanatla uğraşan her kesime ÜCRETSİZ salon tahsis etmelidir.

Seçim programlarına, icraatlarındaki fiziksel kalkınmanın yanı sıra,

Kültür ve sanat için yeni projeler geliştirmelidirler.

Çünkü gelişen kalabalıklaşan kentlerde çağdaş yaşam ve birbirimize saygı ve incelik ancak tiyatro ve güzel sanatlarla öğrenilebilecektir.

Adı büyük kendi küçük kalmayalım.

Sözde değil, özde büyüyelim.

Sadece para pul ile değil,

Kalkınmanın gelişmenin bir diğer sac ayağını, sanatı ve kültürü unutmayalım.

Unutanlara da Atatürk’ün veciz sözüyle cevap verelim.

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından iri kopmuş demektir.”
 

SÖZÜN ÖZÜ:

 

BİR ÜLKEDE AKIL VE SANATTAN ÇOK  PARAYA PULA DEĞER VERİLİRSE  BİLİNMELİDİR Kİ ORADA CÜZDANLAR ŞİŞMİŞ KAFALAR BOŞALMIŞTIR.

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

GSM: 0.505.8077828

P.K:110 EFELER – AYDIN  

 

 

 

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.