BİR ZAMANLAR NE ÇOK EKMEĞİNİ YEMİŞTİK

 BİR ZAMANLAR NE ÇOK EKMEĞİNİ YEMİŞTİK

DÜN YELDEĞİRMENİ,

BUGÜN MENDERES MÜZESİ.

Rüzgar enerjisi  tarihte Milattan önce 3500 yılında Mısırlıların  ilk yelkenli gemileri  hareket ettirerek kullandığı bilinmektedir.Bu gücün bir enerji olduğunu anlayan  insanoğlu ,enerji üretmek için rüzgâr gücünden faydalanarak çalışan büyük pervaneli çarklı Yel değirmenlerini kullanmışlardır.Çok eski zamanlardan beri  su değirmenlerini kullanan insanoğlu ,rüzgarın gücünü keşfedince, yel değirmenlerini kullanarak, buğday öğütmek ve su pompalamak gibi işler için mekanik güç elde etmekte kullanılmıştır.. Gelişmekte olan ülkelerde halâ önemli güç kaynağı olmalarına rağmen endüstri bakımından gelişmiş ülkelerde rolleri azalmıştır.

 Elektrik enerjisi kaynağı olarak kullanılan ilk yel değirmeni 1890 yılında Danimarka'da yapılmıştı. Bu tarihten sonra rüzgârla çalışan değirmenler küçük ev ve çiftliklere elektrik sağlamak için kullanılmıştır.

Ege bölgesinde Ayvalıktan , Bodrum ve Datça’ya  uzanan kıyıda denizin sert esintilerini enerjiye dönüştürmüş ve bugün RES olarak ta bilinen rüzgar enerjisinin atası sayılmaktadır.

Aydın kentinde de pek bilinmeyen yel değirmenleri, uzun yıllar rüzgar tutan yüksek tepelerde konuşlandırılmıştır

Bunlardan biri  , hemşehrimiz merhum başbakan   Adnan Menderes’in köyü olan Çakırbeyli  yolu üzerinde  Çine -Koçarlı yol kavşağının Çakırbeyli yolu kenarında  bir tepenin zirvesinde yer alan iki yel değirmeni, yılların sessizliğine direniyor.

Çakırbeyli köyü sınırları içinde  vasfı   mera olarak   yer alan tepenin zirvesinde taş duvardan yapılmış silindir şeklindeki yel değirmenleri çevredeki halk tarafından ‘Rum Değirmeni’ olarak biliniyor. Rüzgara hakim  tepeye yapılmış yel değirmenleri, uzun zaman terk edilmiş ve bakımsızlıktan yıpranmış olsa da yinede ayakta kalan yapısıyla dikkat çekiyor. İçinde birer tane incir ağacı çıkmış değirmenlerin , kanatları bulunmadığından çalışmıyor.

 

Menderes  ovanın üzerindeki  bu tepede Rumlar tarafından yapıldığı belirtilen  25 metre ara ile yerleştirilmiş iki   değirmenin üzeri  ve giriş  kısmı açık.

 İçinde de yaşlı iki tane incir ağacı misafir olmuş. Adeta ocağına incir ağacı bitsin, bedduası yerine gelmiş..!

 Binalar kullanılamaz halde  yıllardır  terkedilmiş durumda.

Bu tepenin Kuva’yı Milliye kahramanı ve yazarı   Asaf Gökbelin ‘Milli Mücadelede Aydın Tarihi’ adlı kitabında, Türk tarafının  ,  Yunan kuvvetlerinin  gözetlediği ve askeri üs olarak kullandığı tepe olması nedeniyle bir  anıt  mesire yeri halinde yeniden düzenlenmesini yıllardır dile getirdim.

 

Çünkü düz tepesinin manzaraya hakim olması, Aydına yakınlığı ve yazın serin ve havadarlığı, tarihi geçmişi ve doğal güzelliği nedeniyle  anıt mesire alanı olarak en uygun  bir mevkide.

Yel değirmenlerinin  eteklerinde hatıra ormanı oluşturulmuş tepenin, Aydın-Muğla Karayoluna yakınlığı nedeniylede güzel bir  mesire alanı  ve dinlenme tesisi olabilecek nitelikteki bu alan nihayet önerilerim doğrultusunda AYDIN’a kazandırılıyor.

Bilindiği gibi Çakırbeyli köyünde mahalle muhtarlığı binasında butik bir Menderes müzesi açıldı, balmumundan  bir de heykeli yapıldı.

Herşey , Bu yıl 12 Ocak çalışan Gazeteciler  günü nedeniyle Aydın valisi tarafından verilen bir kahvaltıda,  sayın Vali’nin ADNAN MENDERES in anıt heykelini yapmak üzere , memleketi  Çakırbeyli’ye yakın ve Muğla karayolu kenarında  yer aradıklarını belirtmesi üzerine , söz aldım ve bu Yel değirmenlerinin bulunduğu tepeyi  önerdim, Toplantı sonrası sayın  Vali KÖŞGER  ile yerinde inceledik.

Tam aradığı yer olduğunu belirten Vali yavuz Selim  KÖŞGER ,projeye start vererek , düğmeye bastı.

Böylece hem de Rahmetli Menderes’in bir dileği yerine gelecekti.

O neydi diye soranlara açıklayayım..!

Merhum Menderes'in  1960 ihtilali sonrasında ,  Yassıada duruşmalarında Ethem Menderes'e, " “Ne olurdu da biz bu siyaset  işlerine hiç girmeseydik de,  Çine Çayı'nın kenarında, söğüt ağacının altında oturup , çayımızı yudumlasaydık" dediği özlemi de gerçekleşecek.

Çünkü önerdiğim yer tam da biçilmiş kaftan..!
Bir tarafı söğüt altında oturup çay içilecek  Çine çayına , diğer tarafı her yere hakim bir tepe.

Zaten yel değirmenleri de bu amaçla yapılmıştı tarihte, burada.

Bir tarihin yeniden hayata kazandırılması ve  bu toprakların kimileri tarafından  eleştirilse de, yetiştirdiği en büyük siyaset büyüğünü , hafızalara yeniden kazandırmak üzere  ,  yerinin  belirlenmesindeki  katkım nedeniyle gurur duydum.

Isparta ‘nın  kendi içinden yetiştirdiği  rahmetli Demirel gibi   bir başbakan için yapılan görkemli  müze ve il içindeki anıt heykellerini gördüğümde, Aydın’ın bugüne dek Menderes için hiçbir girişimde bulunmadığını görmek , beni çok üzmüştü.

Çakırbeyli anıt mesire alanı gerçekleştiğinde , umarım bu proje  bu ayıbı ortadan kaldıracaktır.

Çakırbeyli  Menderes anıt müzesinin yerini belirleyen biri  olarak , Aydın Valisi Yavuz Selim KÖŞGER’e bir önerim,

Bu proje için bir  SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDAN  bir  danışma kurulu oluşturulması ve  önerilerin alınmasıdır.

Bunun için düzenlenecek  bir toplantıda , her kesim projelerini sunarak , çok daha katılımcı ve iyi çözümler üretilebilecektir.

Akıl akıldan üstündür,

Akıl yaşa değil, başa bakar demiş atalarımız..!

Ne dersiniz Sayın Bürokratlarımız ve Valimiz...?

MEHMET ÖZÇAKIR

AYDIN ESKİ ESERLERİ SEVENLER DERNEĞİ BAŞKANI

mehmetozcakir@hotmail.com

GSM : 0.505.8077828

P.K:110  EFELER – AYDIN 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 15/8 Parçalı bulutlu